Yeşiller'in afişsiz adayı Cem Özdemir'e Almanya'da seçim kazandıran taktik

Yeşiller Partisi adayı Cem Özdemir, Baden-Württemberg Eyalet Meclisi seçimlerini kazanarak Almanya'nın ilk Türkiye kökenli eyalet başbakanı olmaya çok yaklaştı. Özdemir kampanya sürecini; seçim afişlerinde partisinin adına yer vermeyerek, göçün sınırlandırılmasını savunarak ve en güçlü rakibi Manuel Hagel'e ait geçmiş yıllara ait bir videonun sızdırılmasıyla yürüttü.

Almanya'da Yeşiller Partili 60 yaşındaki Cem Özdemir, pazar günü yapılan Baden-Württemberg Eyalet Meclisi seçimini kazandı. Yeşiller yüzde 30,3 oyla birinci parti olurken, bir iki ay öncesine kadar kamuoyu yoklamalarında önde giden Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yüzde 29,7 oyla ikinci sırada kaldı. Aşırı sağcı parti Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 18,8 ile oyunu ikiye katladı. Ülkenin en eski partisi Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 5,5 oy oranıyla yüzde 5'lik barajı aşarak eyalet meclisine girebildi.

Bu sonuçla Özdemir, Almanya'nın ilk Türkiye kökenli eyalet başbakanı olma eşiğine geldi. Özdemir, 1994 yılında Alman Federal Meclisi'ne seçilen ilk Türk kökenli milletvekillerinden biri olmuştu. Dönemin meclise giren bir diğer Türkiye kökenli ismi ise SPD'den Leyla Onur'du. Onur'un siyasi kariyeri uzun sürmezken, Özdemir kısa bir ara dışında Avrupa Parlamentosu milletvekilliğinden partisinin eş başkanlığına ve federal bakanlığa kadar çeşitli görevlerde bulundu.

Almanya'nın en zengin eyaletlerinden olan Baden-Württemberg, Yeşiller'in en güçlü olduğu bölge. 2011 yılından beri Yeşiller, CDU ile kurduğu koalisyon hükümetinde başbakanlığı elinde bulunduruyor. Muhafazakâr bir eyalet olmasına karşın, geçmişte atom santralleri sebebiyle çevre ve atom karşıtı hareketin etkili olması Yeşiller'e yaradı. Eyaletin muhafazakâr tutumuna bağlı olarak, Yeşiller'in Baden-Württemberg teşkilatının diğer eyaletlere göre muhafazakâr olduğu biliniyor. Cem Özdemir'in seçimi kazanmasıyla, Yeşiller ile CDU koalisyonunun devam etmesi bekleniyor.

PARTİSİNİ DIŞLADI, GÖÇÜN SINIRLANDIRILMASINI SAVUNDU

Kısa Dalga'dan Yunus Ülger'in haberine göre yaklaşık iki ay öncesine kadar anketlerde CDU'nun adayı Manuel Hagel yüzde 10'un üzerinde bir farkla öndeydi. Medyada yer alan değerlendirmelere göre Özdemir, sürekli oy kaybeden partisi Yeşiller'i dışlayıp kendi siyasi kimliğini ve tecrübesini ön plana çıkardığı bir kampanya yürüttü. Özdemir, seçim afişlerinde partisi Yeşiller'in adını yazmadı.

Özdemir, muhafazakâr ve aşırı sağcı AfD'nin göçmen karşıtı söylemlerle oyunu katladığı bu dönemde, parti yönetimi ve tabanının tersine göçün sınırlanması gerektiğini söyledi. Kızının gece sokağa çıkmasından endişe duyduğunu anlatarak bunu göçmen kökenli genç erkeklere bağladı.

Seçimden yaklaşık bir hafta önce Kanadalı avukat hayat arkadaşı Flavia Zaka ile Tübingen'de evlendi. Nikah dairesi olarak Tübingen Belediyesi'nin seçilmesinin sebebi, göçmen karşıtı ve sağ popülist söylemleri nedeniyle 2023'te Yeşiller'den istifa ettirilen yakın arkadaşı Boris Palmer'in bu ilçede belediye başkanı olmasıydı. Nikahı Palmer kıydı. Medyada Özdemir'in Palmer'e kabinesinde yer verebileceği yazılırken, Yeşiller'in gençlik örgütü seçim kutlamasına gelen Palmer'i kapıda çevirerek içeri almadı.

RAKİBİN VİDEOSU SIZDIRILDI, SAVAŞ POLİTİKALARINA SESSİZ KALINDI

Seçime iki hafta kala bir Yeşiller federal milletvekili sosyal medyada bir video paylaştı. 2018 yılında kaydedilen videoda, CDU'nun başbakan adayı Manuel Hagel'in 29 yaşındayken bir lisedeki etkinlikte bir kız öğrenciye iltifat ettiği ve gözlerinin güzelliğini övdüğü görülüyor. Video sosyal medyada yayıldı ve Hagel'e sarkıntılık suçlamaları yapıldı. Videoyu paylaşan milletvekili bunu kimseyle konuşmadan yaptığını söylese de, CDU cephesi Özdemir ve parti yönetimine sorulmadan böyle bir paylaşımın yapılamayacağını savunarak Hagel'e karşı örgütlü bir kampanya yürütüldüğünü ileri sürdü.

Öte yandan, Yeşiller ve Özdemir dış politikada da geçmişteki tutumlarından uzaklaştı. Federal Meclis'te Sol Parti dışındaki tüm partiler Ukrayna-Rusya savaşında tırmandırıcı bir politika izlerken, Özdemir Filistin'de Gazze'de yaşananlara, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına bir tepki vermedi.

SİLAH LOBİSİNDEN KREDİ VE UÇUŞ BONUSU

Özdemir geçmişte de savunduğu değerlere ters düşen eylemleriyle medyada yer buldu. 1999 yılında, CDU'ya yakın olan silah şirketleri lobicisi Moritz Hunziger'den piyasa faizinin altında 80 bin mark kredi aldı. Bu durum 2002 yılındaki Federal Meclis seçimlerine kısa bir süre kala basına yansıdı. Ardından, görevi gereği yaptığı uçuşlardan elde ettiği bonusları kız arkadaşı için kullandığı ortaya çıktı. Dönemin maliye politikaları sözcüsü olan Özdemir kendiliğinden istifa etmeyince, Yeşiller'in önemli ismi Joschka Fischer'in baskısıyla görevden ayrılmak zorunda kaldı.

İki yıl siyasetten uzak duran Özdemir, 2004'te Avrupa Parlamentosu'na seçildi. 2008-2018 yılları arasında partisinin eş başkanlığını yürüttü. 2021 seçimleri sonrası kurulan SPD, Yeşiller ve FDP koalisyonunda Federal Tarım ve Tüketicileri Koruma Bakanı olarak görev yaptı. Koalisyonun 2024 sonunda dağılmasının ardından milletvekili adayı olmadı ve eyalet başbakanlığına yöneldi.

"ERDOĞAN YANDAŞLARI BANA KARŞIYSA DOĞRU YOLDAYIM"

Özdemir'in bir işçi çocuğu olarak Federal Meclis'e seçilmesi Almanya'daki Türkiye kökenliler için başta bir gurur kaynağı olarak nitelendirilmişti. Dönemin Hürriyet Dışhaberler Müdürü Ertuğ Karakullukçu, meclise girişi "Bonn'un Fethi" olarak yorumlamış, daha sonra ise köşesinde Özdemir hakkında hakaret içeren yazılar yazmıştı.

Özdemir'in Kürtlerin ve Alevilerin toplantılarına katılması, Ermeni meselelerini sıkça gündeme getirmesi Almanya'daki Türkiye kökenlileri ikiye böldü. Bir kesim Özdemir'i desteklerken, sağ muhafazakâr kesim kendisini Türk düşmanlığı ile suçladı. Kendisini solcu olarak niteleyenler arasında da son yıllarda Özdemir'e karşı mesafeli bir duruş oluştu. Seçime kısa bir süre kala Özdemir, Cumhurbaşkanı Erdoğan yandaşlarının kendisine karşı bir kampanya yürüttüğünü ileri sürerek, "Erdoğan yandaşları bana karşıysa doğru yoldayım" açıklaması yaptı.

Dünya Haberleri