ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile savaşın sürdüğü Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak için uluslararası deniz kuvvetleri desteği, başta NATO müttefikleri olmak üzere pek çok önemli ülkeden “hayır” yanıtı aldı. Avrupa devletleri, İngiltere ve Asya ülkeleri tarafından Trump’ın teklifi reddedilirken Washington'ın savaşa dahil olma çağrısında tüm kapılar yüzüne kapandı.
AVRUPA ÜLKELERİNDEN ART ARDA RET
Almanya, Hürmüz’de askeri bir rolün NATO’nun misyonuna uygun olmadığını vurgularken; Fransa ise koşullar uygun hale gelmediği takdirde böyle bir göreve katılmayacağını belirtti. İngiltere de doğrudan savaşın parçası olmama niyetini yineleyerek yalnızca diplomatik çözüm yollarını destekleme sözü verdi.
Özellikle İspanya, Washington’un Hürmüz planına sert şekilde karşı çıktı. İspanyol yetkililer, Amerikan güçlerinin ülke üslerini İran’a karşı kullanmasına izin vermeyeceklerini ilan ederken Madrid yönetimi, savaşın daha fazla tırmanmasına karşı olduğunu ve önceliğin "diplomasi ve barışçıl çözüm" olması gerektiğini vurguladı.
ÇİN, İRAN İLE DİPLOMASİ KANALLARINI AÇIK TUTUYOR
Trump’ın çağrısına en büyük müttefiklerinden olumlu yanıt gelemeyince Washington, desteği diğer küresel aktörlerden almaya yöneldi. Hatta Çin gibi ABD ile zorlu ticari ilişkileri olan ülkelerden dahi destek talep edilirken Pekin, bölgede doğrudan askeri müdahaleyi reddetmekle birlikte İran ile diplomasi kanallarını açık tutma niyetini koruduğunu açıkladı. Güney Kore ise Hürmüz Boğazı'na bir destroyer göndermeyi düşünmediklerini belirtti.
Uluslararası kamuoyunda bu gelişmeler, NATO’nun misyonu ve Batı’nın küresel güvenlik rolü üzerine yeniden tartışmalara neden oldu. Avrupa liderleri, Trump’ın ittifakı askeri bir göreve yönlendirme çabalarını eleştirirken, bazıları mevcut koşullarda NATO’nun bu krize müdahil olmasının hukuki ve stratejik bakımdan zayıf temellere dayandığını belirtti.