Babası Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünden sonra Uzmanlar Meclisi tarafından İran'ın yeni lideri seçilen Mücteba Hamaney, ilk mesajını yayınladı. Telegram kanalından açıklama yapan Hamaney, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmayı sürdüreceğini ve Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef almaya devam edeceklerini açıkladı.
"DÜŞMANDAN TAZMİNAT TALEP EDECEĞİZ, VERMEZLERSE MALLARINA EL KOYACAĞIZ"
Mücteba Hamaney seçiminden sonraki ilk açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Hizmetkarınız Mücteba Hamaney, Uzmanlar Meclisi'nin oylama sonucunu sizinle aynı anda, İslam Cumhuriyeti televizyonu aracılığıyla öğrendi. Bir zamanlar iki büyük liderin, büyük Humeyni'nin ve şehit Hameney'in oturduğu yere yaslanmak benim için zor.
Düşman, yıllardır bazı komşu ülkelerde üsler kurdu. Son saldırıda bu askeri üsler kullanıldı ve doğal olarak, açıkça uyardığımız gibi, o ülkelere saldırmadan sadece o üsleri hedef aldık. Bölge ülkeleri, vatanımızın işgalcileri ve halkımızın katilleri karşısındaki tutumlarını netleştirmelidir. Bence bu üsleri en kısa sürede kapatmalılar, çünkü Amerika'nın güvenlik ve barışı sağlama iddiasının bir yalandan başka bir şey olmadığını artık anlamış olmalılar.
Düşmandan tazminat talep edeceğiz ve eğer reddederse, belirlediğimiz kadar malına el koyacağız; bu da mümkün olmazsa, aynı miktarda malını yok edeceğiz. Şehitlerinizin kanının intikamını almaktan asla çekinmeyeceğimize hepinizi temin ederim. Ele aldığımız intikam, yalnızca devrimin büyük liderinin şehit edilmesiyle ilgili değildir; aksine, düşman tarafından şehit edilen her millet üyesi, intikam davası için bağımsız bir özne teşkil eder.
Hürmüz Boğazı'nı kapatma mekanizması kesinlikle devam edecektir. Düşmanın az deneyime sahip olduğu ve son derece savunmasız kalacağı diğer cephelerin açılması üzerine çalışmalar yürütülmekte ve savaş durumunun devam etmesi halinde, çıkarların gözetilmesi esasına göre bu cephelerin aktif hale getirilmesi planlanmaktadır.
İran milletinin son olaydaki basireti ve zekası, metaneti, cesareti ve duruşu, dostlarını hayran bırakırken düşmanlarını şaşkına çevirdi. Ülkeyi yöneten ve otoritesini güvence altına alan sizler, halktınız. Eğer bu büyük nimet bizden alındıysa, bunun yerine İran milletinin yeniden kurduğu varlık bu sisteme bahşedilmiştir.
Direniş Cephesi savaşçılarına da içtenlikle teşekkür ediyorum. Direniş Cephesi ülkelerini en iyi dostlarımız olarak görüyoruz. Direniş davası ile Direniş Cephesi, İslam Devrimi'nin ayrılmaz bir parçasıdır."