Ortadoğu'da savaş çemberi genişliyor: Hangi ülkeler cepheye girer?

İran’ın Körfez’de enerji altyapılarını hedef alan saldırılarıyla tırmanan savaşta bölgesel dengeler hızla değişiyor. Suudi Arabistan’dan Kuveyt’e kadar birçok ülke doğrudan saldırılara maruz kalırken, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran unsurlarıyla çatışmaya girmesi krizin geniş çaplı bir savaşa dönüşme ihtimalini artırıyor.

Ortadoğu’da İran ile ABD-İsrail hattında başlayan savaşın 21’inci gününde çatışma alanı genişlerken, Körfez ülkeleri de doğrudan hedef haline geldi. İran’ın petrol ve doğalgaz tesislerine yönelik saldırıları, bölgedeki enerji güvenliğini tehdit ederken, birçok ülke askeri karşılık seçeneğini açıkça gündeme almaya başladı.

Suudi Arabistan, doğu ve kuzey bölgelerinde bir düzineden fazla insansız hava aracını düşürdüğünü açıklarken, “sabrın sınırsız olmadığını” vurgulayarak misilleme sinyali verdi. Birleşik Arap Emirlikleri ise İran bağlantılı olduğu belirtilen bir “terör hücresine” yönelik operasyon düzenleyerek beş kişiyi gözaltına aldı. Bahreyn’de bir depo yangınının İran kaynaklı şarapnel parçaları nedeniyle çıktığı belirtilirken, Kuveyt’te Mina el-Ahmadi rafinerisinin insansız hava araçlarıyla vurulması bölgede yangınlara yol açtı.

UFUKTA YENİ CEPHELER Mİ VAR?

ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran unsurlarına karşı askeri operasyon başlatması, çatışmanın küresel ticaret açısından kritik bir hatta taşındığını gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump ise Washington’ın İran’a karşı yeni bir cephe açması çağrısında bulunarak tansiyonu daha da yükseltti.

Sahadaki gelişmeler, İran’a yakın silahlı yapıların zaten aktif biçimde çatışmaya dahil olduğunu ortaya koyuyor. Lübnan merkezli Hizbullah, savaşın ilk günlerinden itibaren İsrail’e yönelik yoğun roket ve İHA saldırıları düzenlerken, Irak’taki İran yanlısı milisler de ABD üsleri ve stratejik tesisleri hedef alıyor. Yemen’deki Husiler ise henüz tam ölçekli bir saldırı başlatmamış olsa da, liderleri çatışmaya dahil olmaya hazır olduklarını açıkladı.

KÖRFEZ ÜLKELERİ SAVUNMADA

Bölgedeki diğer aktörler ise temkinli bir çizgi izliyor. Katar ve Bahreyn doğrudan saldırılar sonrası “kendini savunma hakkını” saklı tuttuklarını duyururken, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt daha çok savunma pozisyonunda kalmayı tercih ediyor. Irak hükümeti diplomatik çözüm çağrılarını sürdürse de, ülke içindeki İran yanlısı gruplar nedeniyle tarafsızlığını korumakta zorlanıyor.

TÜRKİYE SAVAŞA KATILIR MI?

Daily Mail'in haberine göre Türkiye, Ürdün ve Mısır gibi ülkeler doğrudan çatışmaya girmekten kaçınarak diplomasi ve savunma önlemlerine odaklanıyor. Türkiye, “bu ateş çemberine çekilmeyeceğini” vurgularken, Umman ve Mısır da gerilimin düşürülmesi çağrılarını sürdürüyor.

Uzmanlara göre mevcut tablo, bölgesel bir savaşın fiilen başladığını ancak henüz tüm aktörlerin doğrudan cepheye girmediğini gösteriyor. İran’ın saldırılarını genişletmesi ve enerji altyapılarını hedef almaya devam etmesi halinde, Körfez’de daha fazla ülkenin çatışmaya dahil olması ihtimali ise giderek artıyor.

Dünya Haberleri