Eski federal Başsavcı Jesus Murillo'nun bir önceki cuma günü tutuklanması, ailelerin bir nebze olsun rahatlayabileceklerine ve Meksika'nın "en kötü insan hakları vahşetlerinden birinden" sorumlu olanların nihayet adaletle yüzleşebileceklerine dair bir umut ışığı oldu.
Geçen hafta ilk kez Meksikalı yetkililer, 2014'te 43 öğrencinin ortadan kaybolduğu olay için Meksika Ordusu da dahil olmak üzere yerel, eyalet ve federal yetkililerin hem suç ortaklığı hem de örtbas etme çabası içinde olduklarını iddia eden bir raporda yaşananlardan "devlet destekli suç" olarak bahsetti.
Raporda Murillo'nun soruşturmasının hatalarla dolu olduğu belirtildi.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı (AA)
'Bir yalan inşa etti'
Kayıp öğrencilerin aileleri de dün bir açıklama yayınlayarak davanın ele alınış biçimini kınadı.
Aileler açıklamalarında "Murillo çalkantılı, hatalarla dolu, işkence, manipülasyon ve delil karartmanın olduğu bir soruşturma yürüttü ve çocuklarımızın en son nerede olduğunu bilmemizi engelleyen bir yalan inşa etti" ifadelerine yer verdi.
Öte yandan kurbanların aileleri, adalet için verdikleri mücadelenin bitmediğini söyledi.
Oğlu kayıplar arasında bulunan Emiliano Navarrete, Murillo'nun tutuklanmasının "olumlu bir adım" olduğunu söyleyerek konuşmasına, "Ama biz onun konuşmasını istiyoruz. Gerçeği söylemeli, sorumluları göstermeli" şeklinde devam etti.
Fotoğraf: Anadolu Ajansı (AA)
Ne olmuştu?
26-27 Eylül 2014 gecesi, ülkenin güneyindeki Guerrero eyaletinde bulunan Ayotzinapa öğretmen okulundan bir grup öğrenci, bir gösteriye katılmak amacıyla Mexico City’ye ulaşım sağlamak için yakındaki Iguala kasabasına gitmişti. Soruşturmaya göre 43 genç, Guerreros Unidos ile işbirliği içindeki yerel polis tarafından tutuklandı, vuruldu ve hala bilinmeyen nedenlerle bir çöplükte yakıldı. Ölen gençlerden yalnızca üçünün kalıntıları tespit edilebildi.
2000 yılına kadar kesintisiz 71 yıl boyunca Meksika’yı yöneten Kurumsal Devrimci Parti’nin (PRI) eski ağır toplarından biri olan ve 2012-2018 yılları arasında Devlet Başkanı Enrique Peña Nieto'ya bağlı olarak görev yapan Jesus Murillo Karam, öğrencilerin ortadan kaybolmasıyla ilgili tartışmalı bir ön soruşturmayı yürüttü.
Vardığı sonuçların, kurbanların aileleri ve bağımsız uzmanlar tarafından reddedildiği bu ön soruşturmada orduya herhangi bir sorumluluk atfedilmemiş ve uyuşturucu kaçakçılarından oluşan bir kartel, öğrencileri rakip bir çetenin üyeleri sanarak öldürdüğü gerekçesiyle suçlanmıştı.