Kuveyt yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, gece boyunca düzenlenen İran menşeli insansız hava aracı (İHA) saldırılarının, ülkenin içme suyu ihtiyacının %90'ını karşılayan iki büyük arıtma tesisinde ciddi hasara yol açtığı belirtildi. Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı, saldırılar nedeniyle iki elektrik üretim ünitesinin devre dışı kaldığını duyurdu. Saldırıların sivil altyapıyı hedef alması bölgede insani kriz endişelerini artırırken, petrol tesislerinde çıkan yangınlar itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kontrol altına alındı.
Gerilimin tek adresi Kuveyt değil. Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri de (BAE) benzer saldırılarla sarsıldı:
- Bahreyn: Ulusal petrol şirketi Bapco'ya ait bir depolama tesisi vuruldu.
- BAE: Abu Dabi'deki Borouge petrokimya tesisinde, engellenen füzelerin parçaları nedeniyle yangın çıktı. Tesisin faaliyetleri güvenlik gerekçesiyle askıya alındı.
- Suudi Arabistan: Krallık, pazar sabahı erken saatlerde kendisine yönelen füzelerin havada imha edildiğini açıkladı.
DİPLOMATİK "İTİDAL" SINIRDA
ABD ve İsrail'in Şubat sonundan bu yana İran'a yönelik gerçekleştirdiği operasyonlara Tahran'ın yanıtı, komşu Körfez ülkeleri üzerinden oldu. Bölge uzmanları, İran'ın "sadece ABD üslerini hedef alıyoruz" iddiasına rağmen, sahadaki durumun sivil ve stratejik enerji altyapısının doğrudan hedef alındığını gösterdiğini belirtiyor.
KÖRFEZ ÜLKELERİ MEŞRU MÜDAFAA YOLUNDA
Bugüne kadar çatışmanın yayılmaması için "üstün bir itidal" sergileyen Körfez başkentlerinde söylem sertleşmeye başladı. Özellikle Suudi Arabistan'ın, Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesine atıfta bulunarak "meşru müdafaa hakkını" gündeme getirmesi, bölgedeki savunma stratejisinin "savunmadan aktif yanıta" evrilebileceğinin sinyali olarak yorumlanıyor. Körfez liderleri, diyalog önceliklerini korusalar da sabırlarının "sınırsız olmadığını" vurguluyor.