Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) üyesi ülkeler, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman, Katar ve Kuveyt'e yönelik İran'ın düzenlediği füze ve insansız hava aracı saldırılarını ele almak üzere olağanüstü toplantı gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında yayımlanan ortak bildiride, üye ülkelerin İran'ın saldırılarına karşı ortak tutumu ve alınacak önlemler duyuruldu.
‘HAİN İRAN SALDIRILARI’ DEĞERLENDİRİLDİ
Konsey açıklamasında, "hain İran saldırıları" olarak nitelenen eylemlerin yol açtığı büyük hasarın gözden geçirildiği belirtildi. Saldırıların "sivil tesisleri, hizmet alanlarını ve yerleşim bölgelerini hedef aldığı, önemli maddi hasara yol açtığı, vatandaşların ve sakinlerin güvenliğini, emniyetini ve hayatlarını tehdit ettiği ve sivilleri terörize ettiği" ifade edildi. Üyelerin, bölgede güvenlik ve istikrarı yeniden tesis etmek için gerekli önlemleri koordine etmek üzere görüşmeler yaptığı kaydedildi.
GCC'DEN ŞİDDETLİ KINAMA
Bildiride, Konsey'in GCC üye devletlerini ve Ürdün'ü hedef alan "suç niteliğindeki İran saldırılarını" reddettiği ve en şiddetli şekilde kınadığı belirtildi. Bu saldırıların egemenliğin "ciddi bir ihlali" ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulanırken, sivil ve sivil nesneleri hedef almanın uluslararası insani hukukun ciddi bir ihlali olduğuna dikkat çekildi.
ORTAK SAVUNMA VURGUSU
Konsey, GCC üyesi ülkeler arasında tam bir dayanışma olduğunu ve saldırılara karşı ortak bir tutum sergilendiğini teyit etti. GCC Şartı ve Ortak Savunma Anlaşması uyarınca, üyelerinin güvenliğinin bölünmez olduğu ve bir üye ülkeye yönelik herhangi bir saldırının tüm ülkelere yönelik doğrudan bir saldırı anlamına geldiği vurgulandı.
DİYALOG VE DİPLOMASİ ÇAĞRISI
Konsey, GCC devletlerinin İran ile tüm meselelerin diyalog, müzakere ve çözüm yoluyla çözülmesini tutarlı şekilde savunduğunu belirterek bu bağlamda Umman Sultanlığı'nın rolünü övdü. Devletler arası ilişkilerde diyalog ve diplomasinin önemine işaret edilen açıklamada, bu yolun mevcut krizi aşmanın ve bölgesel güvenliği korumanın tek yolu olduğu vurgulandı. Herhangi bir tırmanışın bölgesel güvenliği zedeleyeceği ve bölgeyi uluslararası barış ve güvenlik açısından felaketle sonuçlanacak tehlikeli bir yola sürükleyeceği uyarısında bulunuldu.