İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, ülkesinin Lübnan’ın güneyini kontrol etme niyetini açıkça ilan ederek, sınır hattındaki köy ve beldelerdeki evlerin yıkılacağını söyledi. Katz, bu alanı “güvenlik bölgesi” olarak ilan ettiklerini ve askeri kontrolü genişleterek bölgeyi istikrarsızlıktan arındırmayı hedeflediklerini belirtti.
Katz’ın açıklamalarında, Litani Nehri’ne kadar uzanacak şekilde güney Lübnan’ın kontrol altına alınacağı ve stratejik köprülerin ele geçirileceği ifade edildi. Bakanın bu yaklaşımı, İsrail’in kuzey sınırındaki saldırıları önleme gerekçesiyle askeri varlığını güçlü bir şekilde artırma planının parçası olarak değerlendiriliyor.
YÜZ BİNLERCE LÜBNANLI GÖÇ EDEBİLİR
Bu adım, sadece askeri bakımdan değil, yerleşik sivillerin güvenliği ve bölgenin geleceği açısından da uluslararası toplumda ciddi tartışmalara yol açtı. Katz’ın ilan ettiği “güvenlik bölgesi” stratejisi, bölgede yaşayan yüz binlerce Lübnanlıyı kalıcı olarak yerinden etme riskini beraberinde getiriyor.
Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, geniş çaplı ev yıkımı ve zorla yerinden etmenin uluslararası insancıl hukuka aykırı olabileceği konusunda uyarılarda bulundu. BM yetkilileri, sivillerin korunması ve insanî yardımların güvenli bir şekilde ulaştırılmasının önemini vurguladı. Ayrıca, Lübnan’daki çatışmaların siviller üzerindeki etkisinin büyük endişe yarattığı belirtildi.
HİZBULLAH KARŞILIK VERİLECEĞİNİ DUYURDU
Lübnan’daki Hizbullah milisleri ise İsrail’in bu adımına karşı sert bir direnç sözü verdi. Organize direniş grubu, herhangi bir işgal girişiminin “varoluşsal bir tehdit” anlamına geleceğini ve karşılık vereceklerini duyurdu. Uluslararası gözlemciler, bu gelişmenin bölgedeki çatışmayı daha geniş bir savaşa dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu söylüyor.