Geçtiğimiz ay Kıbrıs Rum Kesimi'ni (GKRY) ziyaret eden ABD’li askeri heyete, Rum yönetimi tarafından kapsamlı bir silah talep listesi iletildiği öğrenildi. Listede hava savunma sistemleri, zırhlı araçlar ve gelişmiş gözetleme ekipmanlarının yer aldığı iddia edildi. ABD’li uzmanların ise Rum ordusu ve polis teşkilatına “terörle mücadele” başlığı altında eğitim programları başlattığı bildirildi.
Eğitimlerin, özellikle kritik altyapıların korunması, sınır güvenliği ve kitle olaylarına müdahale konularına odaklandığı kaydediliyor.
ASKERİ ÜS MODERNİZE EDİLİYOR
ABD ile savunma iş birliği kapsamında, Andreas Papandreu Askeri Havalimanı’ndaki modernizasyon çalışmalarının hız kazandığı belirtildi. Washington’ın kullanımına açılan üsse yönelik altyapı güçlendirmeleri, pist iyileştirmeleri ve teknik donanım güncellemelerinin sürdüğü ifade ediliyor. Söz konusu adımın Doğu Akdeniz’de artan jeopolitik gerilim bağlamında stratejik önem taşıdığı değerlendiriliyor.
İSRAİL VE MOSSAD İDDİASI
Rum güvenlik güçlerine eğitim veren tek ülkenin ABD olmadığı da öne sürüldü. İddialara göre İsrail de çeşitli güvenlik başlıklarında eğitim desteği sağlıyor. Bu faaliyetlerde Mossad’ın rol aldığı ileri sürülürken, eğitimlerde özellikle Ada’daki İsrailli yerleşimcilerin güvenliğinin öncelikli başlık olduğu ifade ediliyor.
Rum basınında yer alan haberlerde, İsrail bağlantılı özel güvenlik şirketlerinin paravan olarak kullanıldığı ve Larnaka ile Baf havalimanlarındaki bazı güvenlik kontrollerinin Mossad denetimine bırakıldığı iddia edildi.
YERLEŞİM TARTIŞMASI SÜRÜYOR
Son bir yıl içinde Rum yönetimi kontrolündeki bölgelere 25 bini aşkın İsrailli yerleşimcinin geldiği öne sürülürken, bu demografik hareketliliğin güvenlik politikalarına da yansıdığı belirtiliyor. Konuya ilişkin resmi makamlar tarafından ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil.
6'NCI FİLO'DAN ÖZEL HAREKAT EĞİTİMİ
Öte yandan ABD Deniz Kuvvetleri’ne bağlı ABD Altıncı Filosu personelinin de Rum polisinin özel harekat birimine eğitim verdiği bildirildi. Eğitim programında terör tehditlerine karşı operasyonel hazırlık, toplumsal olaylara müdahale ve kriz yönetimi başlıklarının yer aldığı aktarıldı.
Doğu Akdeniz’de son dönemde hız kazanan askeri ve güvenlik iş birlikleri, bölgedeki güç dengeleri açısından yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. Ankara’nın ve bölgedeki diğer aktörlerin gelişmelere nasıl karşılık vereceği ise merak konusu.