Türkiye ile Rusya arasındaki diplomatik ilişkilerde son dönemde gözle görülür bir duraksama yaşandığı öne sürülüyor. Ankara’nın özellikle ABD ile yeniden yakınlaşma sinyalleri verdiği bir dönemde, Moskova ile temasların belirgin şekilde azalması dikkat çekti.
TÜRKİYE-RUSYA İLİŞKİLERİNDE SOĞUMA MI VAR?
İddialara göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yaklaşık dört aydır herhangi bir telefon görüşmesi yapılmadı. 2025 yılı boyunca yoğun diplomasi trafiği yürüten iki liderin, 2026’nın ilk aylarında yaşanan bölgesel gelişmelere rağmen doğrudan temas kurmaması, diplomatik çevrelerde “mesafe artıyor” yorumlarına yol açtı.
İki lider en son Aralık ayında Türkmenistan’da yüz yüze görüşürken, sonrasında süren sessizlik dikkat çekici bulundu. Venezuela’daki gelişmeler ve Suriye sahasındaki hareketlilik gibi kritik başlıklara rağmen temas kurulmaması, ilişkilerdeki soğumanın işareti olarak değerlendiriliyor.
BÜYÜKELÇİLİK KOLTUĞU BOŞ KALDI
Diplomatik gerilimin bir diğer yansıması ise büyükelçi atamasında yaşandı. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Aleksey Yerhov’un Eylül 2025’te görevden ayrılmasının ardından, makamın uzun süre boş kalması dikkat çekti. Yeni büyükelçi Sergey Verşinin’in ancak Mart 2026 sonunda güven mektubunu sunabilmesi, Moskova’nın Ankara’ya yönelik temkinli bir tutum içinde olduğu şeklinde yorumlandı. Bu ölçekte bir gecikmenin en son Andrey Karlov suikastı sonrası yaşanmış olması, sürecin önemini artırdı.
KARADENİZ'DE GERGİNLİK
Öte yandan gerilim, diplomatik temaslara da yansıdı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin Moskova Büyükelçisi Tanju Bilgiç’i bakanlığa çağırarak Karadeniz’deki gelişmelere ilişkin rahatsızlığını iletti. Görüşmede özellikle Türk şirketine ait bir petrol tankerine yönelik saldırı ile Mavi Akım ve TürkAkım doğalgaz hatlarına yönelik tehditler gündeme getirildi.
TÜRKİYE'NİN UKRAYNA TUTUMU RAHATSIZ ETTİ
Rus tarafı, Ukrayna kaynaklı saldırı girişimlerine karşı Türkiye’den daha net bir tutum beklediğini vurgularken, enerji arz güvenliğinin sağlanması için ek önlemler alınması gerektiğini belirtti. Bu gelişme, iki ülke arasındaki görüş ayrılıklarının artık daha açık ve sert bir diplomatik dil ile ifade edildiğine işaret etti.
Tüm bu gelişmeler, Ankara ile Moskova arasında uzun süredir “stratejik iş birliği” olarak tanımlanan ilişkilerin yeni bir sınamadan geçtiği yorumlarına neden oluyor. Uzmanlara göre, önümüzdeki süreçte liderler düzeyinde yeniden temas kurulup kurulmayacağı, ilişkilerin seyrini belirleyecek en kritik unsur olacak.