Yaklaşık 500 yıl önce Leonardo da Vinci, insan kalbini dissekte ederek iç yüzeyindeki ince, dantel görünümlü kas ağını kağıda döktü. Bu yapıların ne işe yaradığını ise o güne kadar kimse tam olarak açıklayamamıştı.
Uluslararası bir araştırma ekibi, fraktal analiz, MRI görüntüleme ve genetik veri birleştirerek bu soruyu yanıtladı. Trabeküller olarak bilinen bu yapıların yetişkin kalbinde kalp hastalığı riskini doğrudan etkilediğini ortaya koydu.
DA VİNCİ'NİN GÖZLEMİNİ KANITLAMAK İÇİN 18 BİN KİŞİ GEREKTİ
Da Vinci, kalbin iç yüzeyini örten bu kas ağını ağaç kökleri ya da kar tanesi gibi dallanan yapılar olarak betimledi. Dönemin bilgi düzeyiyle bile bu yapıların bir ısı ya da kan dolaşım ağı işlevi görebileceğini öne sürdü. Beş yüz yıl sonra bilim, onun yalnızca gözlemle sezdiği şeyin gerçekten işlevsel bir anlam taşıdığını kanıtladı.
Araştırmacılar, İngiltere Biobank'tan 18 bin 096 katılımcının verisini kullanarak trabekülleri fraktal analiz yöntemiyle inceledi. Nature dergisinde yayımlanan çalışmada ekip, bu yapıların yetişkinlerdeki işlevinin ve genetik mimarisinin bugüne kadar bilinmediğini vurgulayarak boşluğu doldurmaya çalıştı.
Biyomekanik simülasyonlar ve gözlemsel veriler bir arada değerlendirildiğinde, trabeküllerin yapısının kalp performansını doğrudan belirlediği anlaşıldı. Belirli trabekül yapılarına sahip bireylerde kardiyovasküler hastalık riskinin arttığı saptandı.
Ekip aynı zamanda katılımcıların genomlarını tarayarak trabeküllerin nasıl oluştuğunu ve işlev gördüğünü açıklayan 16 anlamlı gen bölgesi tespit etti. Bu bölgelerdeki genler, hemodinamik özellikler ve hücresel dallanma süreçleriyle ilişkiliydi. Bulgular yalnızca kalp için değil, vücuttaki diğer hücrelerin nasıl şekillendiğini anlamak açısından da ipuçları taşıyor.
Fraktal yapılar doğada ve teknolojide her yerde karşımıza çıkıyor; internet altyapısının kıtalara yayılması bu mantıkla işliyor. Trabeküller de aynı ilkeyle, giderek ince dallara ayrılarak kalbin iç yüzeyini kaplıyor ve bu dallanma örüntüsü pek çok genetik ipucunu barındırıyor.
Araştırmacı Hannah Meyer, bulguların önemini şu sözlerle ifade etti: "Genetik, klinik araştırma ve biyomühendisliğin bir araya gelmesi sayesinde miyokardiyal trabeküllerin yetişkin kalbindeki beklenmedik rolünü keşfedebildik." Ekip, bu çalışmanın trabekülleri anlamaya yönelik daha kapsamlı bir sürecin yalnızca ilk adımı olduğunu da vurguluyor.