400 hektarlık alanda yapıldı: Çölün kaderi değişti

Çin’in çölleşmeyle mücadele kapsamında başlattığı proje, Taklamakan’da bir başarı hikayesine dönüştü. Yaklaşık 400 hektarlık bir alanda gerçekleştirilen ilk hasat, çöl koşullarında tarım yapılabileceğini kanıtlayan önemli bir dönüm noktası oldu.

Çin’in en zorlu coğrafyalarından biri olan Taklamakan Çölü’nde başlatılan “çöl buğdayı” projesi, iki yılın sonunda dikkat çekici sonuçlar vermeye başladı.

Ülkenin hem çölleşmeyle mücadelesini güçlendirmeyi hem de gıda güvenliğini artırmayı hedefleyen girişim, ilk etapta deneysel bir çalışma olarak başlatılmıştı.

400 HEKTARLIK ALANDA YAPILDI

Proje ilk olarak Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde, Taklamakan Çölü’nün kıyısında hayata geçirildi. Başlangıçta yaklaşık 400 hektarlık bir alanda gerçekleştirilen ilk hasat, çöl koşullarında tarım yapılabileceğini kanıtlayan önemli bir dönüm noktası oldu. Aradan geçen sürede farklı bölgelerde yürütülen çalışmalar, bitkilerin şiddetli kum fırtınalarına rağmen hayatta kalabildiğini gösterdi.

FİDE TUTMA ORANI YÜZDE 90’IN ÜZERİNE ÇIKTI

Yürütülen son ekim çalışmalarında ise yaklaşık 547 hektarlık alanda ekilen buğdayın yeşerme ve fide tutma oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Bu oran, çöl gibi ekstrem bir ortam için dikkat çekici bir başarı olarak değerlendiriliyor.

Projede kullanılan modern sulama teknolojileri, verimliliğin artmasında kritik rol oynadı. Özellikle “pivot sprinkler” olarak bilinen (center pivot sulama sistemi olarak da bilinir) ve döner başlıklı püskürtme sistemine dayanan sulama yöntemi sayesinde, hem suyun etkin kullanımı sağlandı hem de iş gücü ihtiyacı ciddi şekilde azaldı.

Tarım sahasında daha önce yaklaşık 30 kişinin yaptığı işi artık sadece 4 kişi yürütebiliyor. Sistem, doğru ayarlandıktan ve gübreleme yapıldıktan sonra minimum insan müdahalesiyle çalışabiliyor.

KUM FIRTINALARI BUĞDAY FİDELERİNE BÜYÜK ZARAR VERDİ

Projeye dahil olan ekipler, başlangıçta damla sulama yöntemini tercih etti. Ancak şiddetli kum fırtınaları, genç buğday fidelerine büyük zarar verdi. Hayatta kalan bitkiler ise yeterli gelişimi gösteremedi ve neredeyse ürün vermedi.

Yapılan analizler sonucunda döner başlıklı püskürtme sisteminin çöl koşullarına daha uygun olduğu anlaşıldı. Bu sistem, toprağın üst katmanını nemli tutarak kumun daha hızlı çökmesini sağlıyor. Aynı zamanda sürekli püskürtülen su, bitkilerin üzerindeki tozu temizleyerek fotosentez verimliliğini artırıyor.

Tarım yapılacak alanların başlangıçta tamamen kum tepelerinden oluştuğu belirtiliyor. Bu nedenle projede yalnızca ekim değil, altyapı yatırımları da kritik rol oynadı. Su temini için rezervuarlar inşa edildi ve geniş bir boru hattı ağı kurularak su doğrudan tarlalara ulaştırıldı.

Taklamakan Çölü’nde yürütülen çalışmalar yalnızca buğday üretimiyle sınırlı kalmadı. Son iki yılda bölgede mısır, gül ve farklı tarım ürünlerinin de büyük ölçekli hasatları gerçekleştirildi.

Dünya Haberleri