AYM "İşimi istiyorum" eylemine para cezasına "ihlal" dedi

AYM Malatya'da "İşimi istiyorum" eylemleri nedeniyle haklarında idari para cezası kesilen isimlerin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Malatya’da kanun hükmünde kararname ile ihraç edilen beş kişinin “İşimi istiyorum” eylemleri nedeniyle uygulanan idari para cezalarıyla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verdi.

AYM’nin 14 Ekim tarihli kararı bugün Resmi Gazete’de yayımlandı. AYM, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine, kararın yeniden yargılama yapılmak üzere Malatya 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderilmesine ve dört başvurucuya 6’şar bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verdi.

Malatya’da olağanüstü hal döneminde ihraç edilen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası üyeleri “işimi istiyorum” eylemleri düzenlemişti.

60 bin 836 lira para cezası kesildi

Hastane çalışanı Cengiz Uğurlu ve öğretmenler  Özkan Karataş, Umur Sertaç Ökdemir, Erdoğan Canpolat ve Zülfükar Ejder Sütcü 29 Ekim 2016 tarihli KHK ile görevlerinden ihraç edildi. Malatya Valiliği 27 Ekim 2016 tarihli genelge ile toplantı ve gösteri yürüyüşü vb. eylemleri izne bağladı. Başvurucular 5 Ocak 2017’den itibaren Malatya Belediye binası önünde trafiği kapalı alandaki banklarda oturma eylemi yaptı, Zülfükar Ejder Sütcü iki kez bu eyleme katıldı. Eylemleri 2017 Haziran ortalarına dek sürdü.

AYM kararında yer alan bilgilere göre eylemi gerçekleştiren dört isme toplam 60 bin 836 lira idari para cezası kesildi. Sütcü’ye de ayrıca iki adet idari para cezası kesildi. Cezalara itirazların reddedilmesiyle AYM başvurusu yaptılar.

Başvuruda ilk dördünün gözaltına alınması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, hepsine uygulanan idari para cezaları nedeniyle de toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğini belirttiler. AYM, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle “kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlali” kısmını kabul etmedi.

"Barışçıl eyleme demokratik toplumda katlanılmalı"

AYM, toplantı ve gösteri yürüyüşünün ihlaline dair incelemesinde ise Valilik Genelgesi’ne göre önceden izin alınması gerekmesine rağmen “oturma eylemi başladıktan sona ilk günden itibaren idarenin eylemden haberdar olduğu ve izin alınmamasının somut şartlarında idarenin tedbir alabilmesi için esaslı unsur olmaktan çıktığının görüldüğünü” söyledi.

AYM, “barışçıl bir eylem olduğunda idarenin gerekli tedbirleri aldıktan sonra kamu düzeni bozulması, bozulma tehlikesi veya başkalarının haklarının korunması gerekliliği gibi zorlayıcı şartlar oluşmadıkça barışçıl eyleme doğrudan veya dolaylı müdahalede bulunmamasının esas olduğunu" belirtti.

Başvurucuların trafiği kapalı alanda banklar üzerinde oturarak barışçıl şekilde yaptıkları anlaşılan eylemin kamu düzenini bozduğu ya da bozma tehlikesinde olmadığını ifade etti.

AYM “Başvurucuların kamu otoriteleri üzerinde baskı oluşturmak ve sorunlarını kamuoyuna duyurmak amacıyla sadece bir bankta oturarak ve yaklaşık 70 gün boyunca barışçıl şekilde eylem yapmalarına demokratik bir toplumda katlanılmalıdır” değerlendirmesi yaptı.

İdari para cezasının da orantılı olduğundan söz edilemeyeceğini belirtti. 

Türkiye Haberleri