Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

Yürekçe

İstanbul'da

Filistin ve Arakan'daki Müslümanlar'a yardım için ‘Kuran’ satıp, 2 milyon 700 bin TL'lik vurgun yapıp paraları da lüks yatlarla gece kulüplerinde harcayan dolandırıcılık çetesi çökertilmiş.

Net şekilde;

"Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık!"

Bir kez daha ''Dünyadaki en karlı ticaret din tüccarlığıdır.

Sermayesi yalan, müşterisi saftır!'' tespitini haklı çıkaran hadise!..

Kayseri'de üniversite öğrencisini, “Peygamber efendimizin selâmı var. Parayı peygamber istiyor” diyerek 150 TL dolandırıp 3 yıl hapse mahkum edilen dolandırıcımızın bile olduğunu da anımsatıp gülümsetelim de düşündürelim de!

İki örnek ve insanlıktan nasibini almamışlar!..

*

Gazetem 9 EYLÜL'de bir özel haber;

"İzmir'de Down sendromlu bireylerin çalıştığı İyilik Atölyesi‘nin kapanmaması için destek çağrısı yapan Sanatçı Haluk Levent, Ahbap Platformu ile birlikte çocukların ihtiyaçlarını karşılayacaklarını belirtti."

AHBAP, Rockçı Haluk Levent önderliğinde, 150 bin gönüllüden oluşan, tüm ekonomik zorluklara rağmen, sosyal sorumluluk projesi kapsamında bugüne kadar binlerce aileye, kendilerini yapayalnız ve unutulmuş hissettikleri anda, mucizevi dokunuşla yardım elini uzatan,

günümüzün kutuplaştırmanın egemenliğindeki ikliminde "insan odaklı" İyilik Hareketi.

Takdirle de izlediğim!..

"Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez!.."

Bu sözün sahibi,

Roma İmparatorluğu'nun parlak döneminin "En İyi 5 İmparatoru''ndan biri olan Marcus Aurelius'tur.

Aynı zamanda "insanların eşitliğine de inanan ve savunan" filozoftur da!

Onunla ilgili pek ünlü bir anekdot vardır...

Şöyledir;

"Roma Meydanı’nda yürürken hemen arkasında bir uşak olurmuş İmparator'un...

Uşağın tek işi, insanlar Aurelius’a şükranlarını sunduğunda Marcus’un kulağına:

“Sen sadece insansın” diye fısıldamakmış.

“Sen sadece insansın”

Etten, kemikten, ruhtan, duygudan, düşünceden, histen oluşan. Unutma!.."

İmparator-Filozof'un "Kendime Düşünceler" kitabı da bir başyapıttır.

Düşündüm...

Bir yanda din sömürücülerini..

Bir yanda da insanlara iyilik etmekten başka hiçbir düşüncesi olmayan güzel yüreklileri...

Aklıma hemen

Cemal Süreyâ dizeleri geliverdi;

"Bana ne kaç dil bildiğinden!

İnsanlığın nasıl?

Yürekçen iyi mi?"

Önemli olan da

yürekçeniz değil mi!

Bütün aşklardan yüce değil mi insanın insanı sevmesi?

Önceki ve Sonraki Yazılar