Son halka Mahmur Kampı

Uğur ERGAN

Meclis’te kabul edilen Çerçeve Yasa’nın bundan sonra en önemli ayağını sahadaki gelişmeler, yani PKK terör örgütü mensuplarının Kuzey Irak’ta silah bırakıp, teslim olmaları oluşturacak.

MHP lideri Bahçeli’nin 1 Ekim 2024’te DEM Parti sıralarına gidip tokalaşmasıyla başlayan bu süreç içerisinde sıklıkla yazıldığı gibi, silahların bırakıldığını Kuzey Irak’ta neredeyse hemen her yerde bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve MİT birlikte izleyecek.

Milli Savunma Bakanlığı’nın dünkü açıklamasında yer alan, “Bakanlığımızca, Kanun’un 8. maddesinin uygulanmasına yönelik olarak devletimizin ilgili kurumlarıyla tam bir uyum ve koordinasyon içerisinde gerekli çalışmalara başlanmıştır” ifadesi, yasanın sahada uygulamaya geçişi için hazırlıklara başlandığının habercisi.

Çünkü bakanlığın işaret ettiği 8. madde, yasadan yararlanmak isteyen örgüt mensuplarının getirdikleri veya beyan ettikleri silah, mühimmat, patlayıcı ile araç ve gereçlerin kayıt altına alınmasını içeriyor.

Buna göre PKK’lılar silahlarını Erbil ve Süleymaniye kırsalında Türkiye’nin belirlediği, TSK ve MİT gözetiminde Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nden yetkililerin de bulunduğu özel merkezlere teslim edecekler.

Sadece silah teslimi olmayacak, Kandil Dağı eteklerindeki PKK kampları da boşalacak.

3-4 bin militanın silahlarını bıraktıktan sonra yasadan yararlanmak için teslim olmaları öngörülüyor.

Şimdiye kadar yazdıklarımız, konuyla ilgilenen hemen herkesin üç aşağı, beş yukarı bildiği şeyler.

Ancak unutulmaması gereken bir yer var.

O da, Kuzey Irak’ta hem Türkiye’nin, hem de uluslararası camianın son derece hassas olduğu Mahmur Kampı.

Uluslararası hassasiyet, kampın 90’lı yıllarda Türkiye’deki terör olayları nedeniyle Irak’ın kuzeyine göç eden Kürt kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kurulmuş olmasından kaynaklanıyor.

Türkiye’nin hassasiyeti ise kampın PKK’nın kendisine militan devşirdiği, eğitim verdiği ve lojistik üs olarak kullandığı bir “Terör yuvası” olarak görülmesi.

Erbil’in yaklaşık 60 kilometre güneybatısındaki bu kampta kaç kişinin kaldığına dair değişiklik rakamlar konuşuluyor.

16 bin diyen de var, 20 bin diyen de.

Bu rakam içinde PKK’lı militan sayısının 2 binden biraz fazla olduğu söyleniyor.

Aldığım bilgiyi şöyle özetleyebilirim:

“Kandil Dağı etekleri ve diğer bölgelerdeki kampların boşaltılıp, silahların teslim edildiği TSK ve MİT tarafından kesinleştirildikten sonra, son halka olarak Mahmur Kampı’nın boşaltılmasına geçilecek.”

Tüm bu süreç içinde TSK’nın özellikle son dönemde “Terörü kaynağında kurutma” anlayışıyla düzenlediği Pençe-Kilit operasyonlarıyla Kuzey Irak içinde kimi bölgelerde 30 kilometre derinliğe kadar girip kurduğu üsler de dahil olmak üzere, yaklaşık 40’a yakın üs ve operasyon bölgesinin boşaltılması söz konusu değil.

Yani Türk askeri, Başika’da da, Duhok’da da (Bamarni), Amadiye’de de, Haftanin’de de, Metina’da da, Zap’ta da, Avaşin-Basyan’da da olmaya devam edecek.

Söylenene göre, Kuzey Irak ne zaman tamamen PKK’dan arındırılmış olur, belki o zaman TSK’nın bölgeyi boşaltması gündeme gelebilir.

Anlayacağınız yasanın TBMM’den geçmesinden daha çok, sahada alınacak sonuçlar belirleyici olacak.

Çerçeve Yasa PKK