Halk TV Canlı Yayın
Fatih Ertürk

Fatih Ertürk

Aslında bu tam bir “kap-kaç” olayı oldu. Ki siz buna “vur-kaç”’da diyebilirsiniz. 2002 yılında AKP iktidara gelir gelmez hemen kolları sıvadı. Öyle; ANAP, DSP, DYP döneminin zenginleriyle işleri olmazdı. İddiaları tamdı.

Önce AKP’nin çiçeği burnunda iktidarı; FETÖ’cüler yani emperyalizmin uşağı cemaatle işbirliği yapıp TUSKON (Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu)’u kurdurdular. Aslında bir de MÜSİAD vardı. Kimine göre Müslüman Sanayici ve İşadamları Derneği, kimine göre Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği. MÜSİAD’ın kuruluş yılı 1990’dı.

Ancak TUSKON daha verimliydi…!!!

TUSKON’un sloganı; “Cemaate ne kadar bağış o kadar avanta”’ydı.

TUSKON’u MÜSİAD’la topladığında Türkiye’de bu iki kuruluşa üye olmayan işadamı yok gibiydi. TÜSİAD’mı; boş verin canım o zamanla tüketilmesi gereken “Eski Türkiye”’den kalma bir kuruluştu. Zaten onlar yeterince avantayı kapmışlardı. Kim onların yüzüne bakardı ki.

Zaten Türkiye’nin 2004 yılından itibaren altyapı projelerinin tümünde 5 firmanın adı vardı. Dünya Bankasının verilerine göre Türkiye’nin 146 milyar dolarlık ihalesinin önemli bir yüzdesini LİMAK,  MNG, AKP’nin olmazsa olmaz dediği Cengiz Holding, KOLİN ve KALYON paylaşıyordu . Bilin bakalım nerelere üyeydiler.

Türkiye emme basma tulumba ile bütün alt yapısını bu 5 firmaya (Hatırlarsanız bu 5 firmanın da adı  SABAH-ATV grubunun satışında sözü edilen havuz medyası iddialarında da adı geçmişti. Hatta ses tapelerindeki iddialara göre Cengiz İnşaatın sahibi Mehmet Cengiz parayı verirken ‘Nasıl olsa bu milletin bir yerine koyacağını’ söylüyordu ki pek de yanılmadı ihale bakımından. Zaten Mehmet Cengiz de hiçbir zaman ben bunları söylemedim de demedi ) pompalamıştı.

Lafı çok uzatmayalım; birden sırtlarını dayadıkları “dünya lideri”, aniden “tek adam” olduğuna karar verince bu tatlı su sermayesi bir anda korktu ve ürktü.

Aslında avanta göz kamaştırıcıydı ve çok büyüktü. Düşünün; 1923-2002 arasında Türkiye’deki tüm hükümetlerin piyasaya kattığı iç ve dış borç 175 milyar dolar iken; AKP tek başına 2002-2017 arasında toplam 475 milyar dolar bulup harcamıştı.

Peki AKP’nin 2002-2017 sonu arasında harcadığı para ne kadar derseniz; 75 milyar dolarlık özelleştirme gelirleri dahil 1 trilyon 41 milyar dolar.

Bakın bir etrafınıza 1 trilyon 41 milyar dolarlık kaç fabrika, kaç işletme, kaç havaalanı, kaç köprü yapılmış? Yapılan bütün köprü ve alt geçitlerinin 20 yıl sonra hazineye bedeli tam 50 milyar dolar olacak. Öyle bakın etrafınıza.

Gelelim sonuca. Herkes parasını kazandı. 1923-2002  arası milyar dolar serveti olan aile sayısı 8 iken; 2003-2017 arasında milyar dolar serveti olan aile sayısı 42’ye çıktı. 36 AKP’li milyar dolar sahibi listeye yeni girdi. Hesabında 1 milyon lira ve üstü para olan mudi sayısı sadece son 1 yılda 50 bin 245 kişi artarak 194 bin 225’e ulaştı. Zenginlerin bankadaki toplam mevduatı da 1,2 trilyon lirayı geçti.

Yoksulların sayısı son 16 yılda 8 milyondan 34 milyon kişiye çıktı…

Ama işler öyle sandıkları gibi gitmeyince; diktatörlük, totaliterlik, otoriterlik gelip kapıya dayanınca haberi Euronews-Türkiye geçti; “Türkiye’nin zenginleri Malta vatandaşlığına geçiyor listenin başında ise Sabancılar var”.

Liste şöyle; “Sabancı holding yönetim kurulu başkan vekili Erol Sabancı’nın kızları; Çiğdem Sabancı Bilen ve Suzan Sabancı Dinçer. Suzan Sabancı Dinçer’in çocukları; Ceyda Sabancı Dinçer, Haluk Akay Sabancı Dinçer. Çiğdem Sabancı Bilen’in eşi Faruk Bilen ve iki çocukları (Gözdem ve Gizem Bilen). Esas holding yönetim kurulu başkanı Şevket Sabancı’nın torunları; Can Köseoğlu, Kazım Köseoğlu, Zeynep Köseoğlu, Irmak Köseoğlu.

650 bin doları getiren “Citizenship by İnvestment” adı altında Malta’ya vatandaş oluyor. Kimler var derseniz Türkiye’den; “2017’de Türkiye’de gelir vergisi rekortmenleri arasında 10’uncu sıradan giren Gönenç Gürkaynak ve avukat eşi Serra Ayşe Başoğlu Gürkaynak, Abdi İbrahim İlaç şirketi patronu Nezih Barut ve oğlu İbrahim Barut, Kurukahveci Mehmet Efendi olarak da bilinen kahve şirketinin marka sahipleri Hulusi Kurukahveci,  Neslihan Akyürek Kurukahveci, Hulusi Doruk Kurukahveci, Orta Anadolu Şirketi Yönetim Kurulu  Başkanı Mehmet Fatih Karamancı, Reha Tekstil’in sahibi Mehmet Reha Demirağ, Arvento Genel Müdürü Özer Hıncal. “

Boşuna sevinmeyin “Reis”’çiler. Türkiye’den son 3 yılda yurt dışına kaçırılan yani çıkarılan para 110 milyar dolar. Eğer bu seçimleri de AKP alırsa 2020 sonuna kadar kaçacak paranın 300 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Yani; oturup birbirinize “Rabia” işareti yapar AVM önlerinde boş boş dolaşırsınız…

Çünkü Türkiye’de temiz ya da kirli fark etmez sermaye artık göçüyor.

Son bir kez söylüyorum;

“Sayenizde ülkeden kaçan kaçana…anlamıyor musunuz, duymuyor musunuz, görmüyor musunuz…!”

Bu yazı toplam 653 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »