Rusya'dan S-400'e "dost" şartı

Uğur ERGAN

Hatırlarsınız, Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump, iktidarın ağzına CAATSA ve F-35’ler konusunda bir parmak bal çalınca, “Ver mehteri” havası yeri göğü inletmişti.

İktidar medyasında, F-35’lerin önündeki en büyük engel olan S-400’lerin üçüncü bir ülkeye (Katar veya BAE) satılması konusunda Rusya ile anlaşmaya varıldığı, anlaşma ve satışla ilgili resmi açıklamanın 10 Temmuz günü yapılacağı yazılıp, çizildi.

Aynı tarihte bu köşede yayınlanan “CAATSA mı, F 35 mi?” başlıklı yazıda ise, S-400’lerin üçüncü bir ülkeye satışı konusunda görüşmeler yapılsa da, henüz bir ilerleme olmadığı iki madde halinde sıralanmıştı:

“* S-400’lerin BEA’ye, Azerbaycan veya diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden birine satılması gibi bir şey daha ortada yok.

* Rusya’nın üçüncü bir ülkeye satış için izin verdiğini söyleyen de yok.”

Aradan 19 gün geçti.

Türk halkı hala satış anlaşmasını bekleyedursun (!), bu arada ABD Dışişleri Bakanlığı 22 Temmuz’da bir Demokrat üyenin sorusu üzerine Kongre’ye, “S-400 hava savunma sistemi Türk topraklarından çıkmadığı için, Türkiye’nin F-35 programına yeniden dahil olabilmesi için yasal şartları henüz karşılamadığına” dair bir mektup göndermesin mi?

Bu kısa hatırlatmadan sonra gelelim sadede.

Ankara’daki hava, Türkiye’nin F-35 düğümünün Washington’dan daha çok Moskova’da çözülmeyi beklediği yönünde.

Yaptığım görüşmelerden benim anladığım, NATO Zirvesi sonrasında da S-400’lerin satışı konusunda Rusya ile görüşmeler kesilmiş değil.

Bu görüşmelerde askerlerin çok bir yetkisi yok. Yan faktör durumundalar.

Temas iki ülke Dışişleri Bakanlıkları tarafından yürütülüyor.

Dışişleri’nde konuya yakın bir kaynaktan öğrendiğime göre, Rusya S-400’lerin satışına karşı değil.

Ancak Moskova’nın en önemli şartı, “S-400’lerin Rusya’ya dost bir ülkeye” verilmesiymiş.

Kime sorsanız, Rusya’nın dostane ilişkiler içinde olduğu ülkeler arasında Körfez ülkelerini saymaz.

Soruya verilen yanıtta karşınıza çıkan ilk dört ülke, Belarus, Kuzey Kore, İran ve Çin olur.

Biraz zorlamayla bu dörtlüye Hindistan, Sırbistan ve Kazakistan da eklenebilir.

Belarus, Çin, Kuzey Kore ve Hindistan zaten sisteme sahip ülkeler.

Sırbistan’ın jeopolitik konumu uygun değil, böyle bir derdi de yok. Kazakistan ihtiyaç duysa satın alacağı yer zaten Rusya. İran zaten mümkün değil.

Ankara-Moskova temasları sürerken Körfez ülkelerinin Rusya’nın dostları kategorisine yükselmesini ABD onaylar mı, bilinmez.

Ayrıca daha önceki yazıda da belirtmiştik.

Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle şu anda dünyanın en riskli denizlerinden biri haline gelmiş olan Karadeniz’de Moskova yönetimi neden F-35 alımıyla bölgede hava üstünlüğünün Türkiye’ye geçmesine göz yumsun?

İster misiniz, bir Türk diplomatın yarı şaka yollu söylediği gibi, “Rusya S-400’leri geri alırım ama üstüne de şu kadar para isterim” desin.

Hiç şaşırmam.

Ne zaman F-35 ve S-400 meselesi açılsa, “O Rus uçağının vurulması emrini ben verdim” diyen “Stratejik derinlikçi”nin kulaklarını çınlatmadan edemiyor insan.