Halk TV Canlı Yayın
Fatih Ertürk

Fatih Ertürk

PKK Amanoslar’dan  bir limana neden saldırdı…!

Türkiye çok zor bir terör sarmalından kurtulma çabası içinde. İzlenen yanlış politikalar, “çözüm süreci” adı altında PKK’ya teslim edilen vatan toprakları ve önemli cepheler, bu süreç içinde mevzilenen ve coğrafik olarak ülkenin önemli bulduğu her yerinde savunma birlikleri oluşturan PKK bu sefer şaşırtıcı bir biçimde Hatay’ın Samandağ ilçesinin Çevlik beldesinde Sahil Güvenlik botlarının bulunduğu ve bir de karakolun yer aldığı balıkçı barınağına saldırdı.

Aslında barınak diyoruz ama Çevlik artık bir liman. Çünkü buradan Suriye sınırına mesafe 5 kilometrenin biraz üstünde. Yani Türkiye’nin denizden ve karadan Suriye’ye açılan son kapısı. Bir zamanlar kaçakçıların hazine adası. Özellikle 12 Eylül öncesinde hem solun hem de sağın önemli ölçüde silah ve cephane sağladığı bir geçiş noktası. Uyuşturucu, içki ve sigara kaçakçıları için de önemli bir ilk durak noktası. Ve son olarak da PKK militanlarının hemen Çevliğin üzerinden gecen Amanos dağlarının kollarından geçiş noktası. PKK burayı kullanarak hem Suriye ile ilişkilerini devam ettiriyor hem de İskenderun’da Deniz Komutanlığına saldırma imkan ve cesaretini buluyor.

Burada sorulacak ilk soru şu; “PKK hak idida etmediği, yani toprak talebinde bulunmadığı bölgelerde yerleşik savunma ve saldırı güçleri genelde bulundurmuyor. Böyle bölgelerde eylemlerini ‘vur-kaç’ tarzında sınırlı tutuyor”. Peki Kürt nüfusun (Hatay’ın en büyük ilçesi olan İskenderun ve çok az Hassa’daki Suriye sınırına yakın köyler) toplam nüfusa oranının yüzde 5’i bile bulmayan bu bölgede PKK ne arıyor. Ne tür bir hak iddiası var, emperyalistlerin kuklası ve Ortadoğu’daki manivelası görevini gören bu terör örgütü neden Hatay’ı ısrarla karıştırmak istiyor.

Aslında bu sorunun ilk yanıtı Moskova’dan geldi. Rusya’nın başkentinde Rus hükümetinin desteğiyle açılan “PYD resmi bürosunda” duvarda asılı duran Kürdistan haritasında Hatay Türkiye’den kopacak bağımsız Kürdistan parçasının içinde yer alıyordu. Hatırlarsanız Hatay’ı daha önce de eski başkan şimdiki başkan Beşar Esad’ın babası Hafız Esad da Suriye haritası içinde gösteriyordu. Hatay’ı Türkiye’den ayrı tartışmaya açık bir toprak parçası olarak göstermek isteyen bu çabalara karşı Türkiye bugüne kadar hep direndi.

Ancak 2002 yılında AKP iktidara geldikten sonra 2012 yılından itibaren PKK ile başlatılan çözüm süreci çerçevesinde PKK’nın Hatay’a yerleşmesine “bilerek ya da bilmeyerek” göz yumuldu. Amanos’larda tahminlerinizin çok üstünde güçlenen PKK Osmaniye’den Hatay’a kadar dağlardan çizilen bir yay olarak düşünürseniz 12 ayrı noktada savunma birlikleri kurdu. PKK’nın yerleştiği bölgelerin tümünde ise “Türkmen köyleri” hakimdi. Ancak Türkmen köylerinde PKK’ya karşı sert bir direniş görülmediği gibi bazı köylülerin PKK’ya erzak satımından geçim kaynağı oluşturduğu bilgileri geldi. Yani “al gülüm-ver gülüm” örneğinde olduğu gibi. Tabi burada ben bölgede benim de akrabalarım olan Türkmen köylerinin tümünü sorumlu tutmuyorum ama bu bir hakikatin parçası oldu ne yazık ki.

Gelelim bugün gelinen nokta… Sonuç; “PKK Hatay’da bir limana ağır silahlar ve roketlerle açıkça saldırdı çünkü;

1-Türk askerinin İdlib’e girmesi ve özellikle El Bab’la birlikte Afrin’i belirli bir ölçüde çembere alması hem PKK’yı hem de onu destekleyen Amerika’yı hem üzdü hem hayal kırıklığına uğrattı.

2-Bu hayal kırıklığı ve üzüntünün ardından Türkiye’ye bir yanıt verilmesi gerektiğini düşünen Amerika olağanüstü biçimde silahlandırdığı “PKK-PYD” güçlerini sınır içinde bir eylem yapması için teşvik etti.

3-Bu eylem PKK’nın doğu ve güneydoğuda pek de kıpırdayacak hali kalmadığı bir dönemde gerçekleşti. PKK ve Amerika’dan iki önemli mesaj Türkiye’ye verildi;

a)-Sen benim Zap üssüme girersen ben de sana Hatay’da saldırırım

b)-Sen eğer Afrin’e göz dikersen ben de Hatay’a göz dikerim.

4-Daha tehlikeli olan ise PKK’nın İdlib’te pek dokunulmayan cihatçı güçleri kışkırtması, teşvik etmesi ya da Hatay’a yönlendirmesi. Olmaz olmaz demeyin; bölgede herkes birbiriyle işbirliği konusunda son derece kararlı görünüyor.

Sonuç; her zaman söylüyorum “Hatay’daki bir kıvılcım Türkiye’yi patlatır”. Hatay medeniyetlerin buluştuğu her dinin her inancın kendine yer bulduğu bir bölgedir. Asıl önemi ise Sünni Türk-Arap Alevi dengesinin bu bölgede yüzde 60-yüzde 35 gibi önemli bir oranla temsil edilmesidir. PKK’nın bu eylemi dikkat çekici, üzerinde mutlaka durulması gereken ancak bölge için çok da önemli bir eylem değildir. Ancak; Hatay’a İdlib’te sıkışan cihatçıların “gelmesi-getirilmesi” bedeli ödenemeyecek bir dizi gelişmelere yol açar.

Herkesin dikkatli ve duyarlı olmasında yarar var; Çünkü “Tek bir Türkiye var”…

Bu yazı toplam 262 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »