Pamuk eller cebe!

Bir avuç gerçek haber kanalı ve internet sitesi gördü.. Yandaş kanallar ve siteleri elbette görmedi.

Oysa.. Mukayese etmek gerekirse, bir belediyenin konser verdi diye yolsuzlukla yargılandığı davadaki para miktarı “bir kurşun” ise, uluslararası tahkimde kaybettiğimiz davadaki tazminat “nükleer bomba” sayılırdı.
Zira Türkiye’nin mahkum edildiği ve “derhal ödemesi istenen” miktar tam olarak 1 milyar 471 bin $. Yani yaklaşık 66 milyar TL.

“DERHAL” demek sahiden derhal demek. Öyle ya, bu ayın sonuna doğru, 27 Temmuz’da Türkiye ile Irak arasındaki 53 yıllık petrol anlaşması bitiyor.
O yüzden pamuk eller cebe, Türkiye’nin bulup buluşturup 1,5 milyar doları derhal Irak’a ödemesi gerekiyor.

Bizi bu vahim gelişmeden haberdar eden, CHP’nin çalışkan, skandalları ortaya çıkartan milletvekili Deniz Yavuzyılmaz oldu:
“Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nin; AKP’nin, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında yaptığı usulsüzlükler nedeniyle; Türkiye aleyhine hükmettiği 1 Milyar 471 Milyon Dolarlık ceza kararını iptal etmek için başvurduğu Paris İstinaf Mahkemesi’ndeki davanın kaybedildiğini belgeledik.”

Yıllardır devam eden mahkemede;

1) AKP’nin, 21 Mayıs 2014 – 30 Eylül 2018 tarihleri arasında, Irak-Türkiye ham petrol boru hattında; Irak Merkezi Hükümetinin izni olmaksızın Irak’a ait petrolü usulsüz olarak taşıdığı..
2) Bu petrolü Ceyhan Limanı’nda tankerlere yükleyerek bazı ülkelere götürdüğü..
3) Irak merkezi hükümetinin tespit ettiği fiyatın altında bu petrolün satılmasına aracılık ettiği belgelenmişti.

CHP Zonguldak milletvekili Yavuzyılmaz’ı aradım.
“Hangi ülkelere satıldığını” sordum.
Söyledi: “İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs..”

*. *. *

Aslında Kuzey Irak ile Türkiye arasındaki petrol meselesinde bir başka ve çok daha büyük bir soru işareti var.
Onu da bir zamanlar Hürriyet’in Washington temsilcisi olan Tolga Tanış’ın kitabıyla gördük: “POTUS VE BEYEFENDİ”.

POTUS, President Of The United States, yani Amerika Birleşik Devletleri Başkanı demek.
Tolga Tanış’’ın kitabı 2016 yılında piyasaya çıktı. Yani tazminata mahkum edildiğimiz Irak petrolünün izinsiz satıldığı dönemde..
Obama başkandı o sırada.. Erdoğan da..

Kitap uzun bir araştırmanın sonunda, Irak petrolünün -sadece tankerlerle değil- doğrudan boru hattından Ceyhan’a getirilip oradan sevk edildiğini iddia ediyordu.

Bu açık ihlalin arkasında da Powertrans isimli bir şirket vardı. Kitabın iddiasına göre bir masa iki sandalyeden ibaret, yani göstermelik bir adres!
O adrese ulaşıncaya kadar izler sizi bir kıtadan diğerine.. Bir ülkeden bir başkasına götürüyordu…
Ve asıl vahim iddia: Bütün bunların arkasında, o dönemin güçlü ismi, damat Berat Albayrak görünüyordu.

Kitap 2016 başında Doğan Kitap’tan övücü bir tanıtımla yayınlandı. Ben de ilk okuyucularından biri olarak heyecanla ve şaşkınlıkla okudum. Okuduklarımı da bir yazıyla paylaştım.

Ancak kısa süre sonra iddialar sanki hiç dile getirilmemiş gibi buharlaştı. Tıpkı Tolga Tanış’ın ABD serüveni gibi!

O koltuğundan oldu. Bir süre sonra da Berat Albayrak, bakanlığından…

İleride bu dosya da açılır mı? İddialar gerçek mi, bilmiyorum.

Bildiğim, uluslararası tahkim tarafından hükme bağlanan kararın ceremesini bizlerin çekeceği…
Emekliye zam konusunda kuruşları hesap eden iktidarın, 1,5 milyar doları o emeklilerin, yoksulların cebinden alıp ödeme yapacağı..

Bunlar konuşulmasın, görülmesin diye habire CHP operasyonları yapıp önce Mansur Yavaş, sonra da belki Özgür Özel’e yürüyorlar ya!!

Bu haberleri değilse bile ilden ile aynı manzaraları görüyor olmalılar. Özgür Özel Türkiye ile birlikte yürüyor!

/////////////////////

BU ARTIK İŞKENCE SUÇU

İçi boş dosyalarla onca insanı bir buçuk yıldır betona gömdüler.. Sağlık sorunlarını görmezden geldiler ya..
İBB Genel Sekreter Yardımcısı Erdal Aksoy’un durumu artık “durum” sözcüğüyle anlatılabilir gibi değil!

Tutukluluk süreci öncesinde de yoğun sağlık sorunları yaşayan Aksoy, dört ay önce boyun omurgasındaki iltihap nedeniyle cezaevinde sağ bacağı ve kolundan felç geçirdi. Aksoy, ameliyat esnasında entübe edilirken son anda yapılan solunum müdahalesiyle yaşama geri döndürüldü. Fizik tedaviye erişebilmek için ise kelepçeli olarak zırhlı araca bindirilerek toplamda beş saatlik yol kat ediyor. Ancak ailesi, Aksoy’un sağlık durumunun her geçen gün kötüye gittiğini belirtiyor. Avukatlarının aktardığına göre, Aksoy’un hem felç durumu hem de şiddetli ağrıları devam ediyor.

Hadi geçtik, uzun tutukluk konusunda vaktiyle AKP’li hukukçuların bile attığı palavraları..
Sağlığı bu durumda bir kişinin “tutukluluk halinin devam etmesi” sahiden işkence değilse ne!

ABD Recep Tayyip Erdoğan Yaptırım