Özgür Özel kararlı mücadeleye devam

Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararıyla CHP’ye genel başkan olarak atanmasından sonra şu senaryo ağırlık kazandı.

Kemal bey Yargıtay sürecini bahane ederek Kurultay’ı toplamayacak. Toplumsal tepki ve öfkenin sönümlenmesi için bekleyecek. Çok sıkışırsa mahalle, ilçe ve il kongreleri yaparak zaman kazanacak…

Bu arada Özgür Özel ve arkadaşlarını partiden ayrılmaya zorlayacak. Miting yapmalarına izin vermeyecek. Direnirlerse çeşitli bahanelerle parti disiplinine uymadıkları gerekçesiyle partiden atacak. ‘Arınma’ adı altında bazılarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasını teşvik ederek yargılanmaların sağlayacak…

Ezcümle Kemal Bey seçime CHP’nin başında girmek için elinden ne geliyorsa yapacak. Nihai hedefi bu…

Bu senaryo uygulanmaya konuldu. Parti Meclis’i üyesi 9 milletvekili kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildi. Parti Meclis’inden istifalar dikkate alınmadı. Kurultayın toplanmayacağı kesin dille ifade edildi…

Bu gidişat karşısında iki farklı görüş iki farklı formül tartışılıyor.

Birinci görüşü savunanlar; Özgür Özel ve arkadaşları vakit kaybetmeden CHP’den ayrılıp parti kursunlar. Veya mevcut partilerden birine katılsınlar. Seçmene şimdiden yeni adres göstersinler. Erken veya baskın seçime karşı hazırlıklı olsunlar diyor…

İkinci görüşte şöyle; Özgür Özel ve arkadaşları sonuna kadar dirensin. Yönetimi geri almak için hukuki mücadele versinler. Kılıçdaroğlu ayrılmaya zorlasa bile son ana kadar, seçim tarihi belli olana kadar CHP’den ayrılmasınlar. CHP’den atılsalar bile pes etmesinler yargı yoluyla geri dönmenin yollarını arasınlar. Bütün yollar tıkanır, çare kalmazsa başka partinin çatısı altında seçime girerek Cumhurbaşkanı adaylarını çıkarsınlar…

Ben ikinci görüşten yanayım. Televizyon programlarında defalarca dile getirdim. Dün akşam Halk TV ekranlarında CHP lideri Özel’i dinledim. O da benim gibi düşünüyormuş.

CHP’yi bırakmayız dedi… Hızlı hareket edip hemen parti kurma fikrine katılmadığın söyledi… Cehennemin kaplarını açıyorlar yanıp bir an önce kaçalım diye, kaçmayacağız dedi… CHP bırakılıp gidilecek parti değildir dedi… Bizi yıldırmaya çalışacaklar yılmayacağız dedi…

Soru şu süre uzarsa parti içi mücadele keskinleşirse seçmende duygusal kopuş başlar mı? Umutsuzluk dalgası yayılır mı? Bu sandığa gidişi etkiler mi?

Tam tersi muhalif seçmen bilenir mi? Daha da hırslanır mı? Sandığa gitmek için daha fazla motive olur mu?

Ben hırslanacağını, motive olacağını, yapılanlardan hesap sormak isteyeceğini düşünüyorum…

İktidar bloğunun CHP’deki kavga büyümeden, terörsüz Türkiye süreci rayına oturmadan, Kandil’den dönüşler başlamadan, DEM’i yayına çekmeden seçime gideceğini düşünmüyorum. Bu da zaman alacak. Zaten hazırladıkları bütçe bile 2027 yılını işaret ediyor.

Özgür Özel’i uzun, zor ve mücadeleyle dolu günler bekliyor. Ama alışkın 19 Mart 2025’ten bu yana büyük bir mücadele içinde. Enerjisi var, yılmadı bezmedi. Suçsuz olduğuna inandığı insanlar için büyük mücadele verdi. Haftada iki miting yapmak her baba yiğidin harcı değil!...

CHP’yi geri almak içen son ana kadar aynı mücadeleyi vereceğini düşünüyorum. Zaten dün akşam Halk TV ekranlarında kararlılığını ilan etti.

İzleyenler o duyguyu aldı…

CHP Özgür Özel