Ortadoğu İnşası, Süreç ve Yeni Parti
Sorulacak pek çok soru var ve bu soruların kökü yakın geçmişte.
Bu noktaya 2009'da Abdullah Gül'ün ön sinyalle duyurmasıyla başladığı açılımdan nesi farklı?
Niye o zaman olmadı? Eve dönüş yasaları niye işe yaramadı?
Bunlar makul sorular.
Ve kaygılara dair verilmeye gayret edilen cevaplar var....
"Yasa hemen yürürlüğe girmeyecek. Silahlar bırakılacak, kontrol edilince hayata geçirilecek" deniliyor.
Yani şarta bağlı.
Ayın 1'inde yürürlüğe girecek ama cezalar ve soruşturma ve kovuşturmaların 'ertelenmesinin' kimleri kapsadığına ilişkin ve nasıl takip edileceğine ilişkin bir şart söz konusu.
Yasa "örgütün faaliyetini sonlandırması ve araç, gereç ve mühimmatının tespiti ve teyidi ile MGK'yle kararlaştırılıp Resmî Gazete'de ilanı ile" başlayacak.
Daha Meclis'te konuşulmadı ve nihai şekli verilmedi.
Sonra 6 ay için geçerli olacak. Bu süreçte yasa çiğnenirse önlerindeki erteleme ortadan kalkacak.
Türkiye şimdi ABD'nin bölgedeki yeni gelişmeleri ve dizaynı ile başka bir yere geçiyor.
Böyle söylüyorlar.
Şimdi eleştirel noktadan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın Suriye-Irak rolleri açısından da bölge istikrarı için önemli olabilir.
Geçen hafta imzalanan Mekke Anlaşması dahi bu içerideki sürecin içinde önemli bir elementtir.
Bahçeli'nin Türk Birliği'ne kadar gider bu konu.
Elbette atılan adım akıllıca olabilir.
Sadece ne ölçüde samimi ve geçmişte niye olmadı sorularının cevaplarını iyi anlamak ve anlatmak lazım.
Yani "biz teröre şu kadar para harcadık, onun yerine bu kadar hastane yapardık" denilince "bugüne kadar niye bu güvenlik harcamaları sağlama ihtiyacı vardı" diye sorulur.
Çerçeve Yasa Meclis Genel Kurulu Gündeminde.
Gelelim Yeni Parti'ye.
Bu yasa yeni partinin ilk sınavı oldu. Zira Genel Kurul'da farklı isimlerin farklı bir tutum sergileyeceği aktarıldı.
Kimileri Türkiye'yi prangalarından kurtaracak bir iş olarak görme fikrine katılırken, veya Kürt kökenli DEM seçmenine yaklaşmayı kapsayıcılığı benimserken...
Kimileri ise şehit ailelerine dair kanun teklifini saygısızlık veya aslında kabuk bağlamış yarayı riske atmak gibi görebiliyor...
Hassasiyetleri, şehit ailelerinden bahsedilirken farklı okuyanlar olduğu çok net.
Çerçeve Yasa ile ilgili Genel Başkan Özgür Özel tutumunu açıklayacak diye bekledik.
Ben bu yazıyı yazarken henüz açıklama yapılmamıştı.
Grup konuşmaları, vekillerin konuşması merakla bekleniyordu.
Grupta kapalı olarak toplandı.
Şu an ibre evet yönünde.
Ancak hayır oyu vermek isteyen veya oylamaya katılmak istemeyen milletvekilleri dikkate alınarak, bağlayıcı bir grup kararı alınmayabileceği aktarılıyor.
Bir siyasi partinin süreç için vekillerine inisiyatif vermesi güzel ve demokratik zenginlik.
Yeni Parti'den Muğla ve İstanbul milletvekilleri Süreyya Öneş Derici ve Cemal Enginyurt ile CHP'den İstanbul Milletvekili İlhan Kesici, Çerçeve Yasa'ya hayır oyu vereceklerini açıkladı.
Yeni Parti Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan da hayır diyeceğini açıkladı.
CHP ise evet yönünde grup kararı aldı.
Maddeler geçecek.
Salt çoğunlukla da tüm yasa oylamasına geçilebilecek.
430 oy ile yasa geçebilecek.
Dilek Imamoğlu'nun yüzümüzü millete donelim etiketi paylaşması da dikkat çekti.
Sabaha kadar da çerçeve yasanın görüşülmesi bekleniyor.
Günlerdir Muğla'dayım.
Vatandaşların bir kısmı Özgür Özel'i muhalefet adına iyi bir potansiyel olarak gördüklerini, ancak DEM Parti'ye taviz vermekle suçladıklarını dinledim.
O nedenle Muğla vekili Derici'nin tutumu anlaşılır.
AK Parti'den Hayati Yazıcı'yı dinledim.
"Ortadoğu sorunlu coğrafya, eve dönüş siyaseti ile bitiremedik; bu coğrafyada gözü olanlar, dizayn etmek isteyenler, bu örgütlere destek vermek suretiyle onları kullanır hale gelmişlerdir" diyerek noktayı koydu.
"Binlerce şehidimiz, gazimiz var; ailelerinin elemanları olmakla birlikte 86 milyonun şehitleri, gazileridir. Onların hayatlarını kolaylaştırmak için kanun geçmiştir" diyor Yazıcı.
TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, ABD'de savunma konusunda Türkiye'ye çıkarılan engellerin sonlanması için Kongre üyeleri ile çalışırken, Sözcü gazetesi bir manşet atmıştı.
Türk gaziler hakları için uğraşırken ve "seslerini duyuramazken" bir ABD Kongre üyesi gazinin ziyaret edilmesini manşetten eleştirmişti.
Armutla elmayı karıştıran bir manşet olsa da, aslında bugün Yazıcı o gazilerin taleplerinin de bu kapsamda dikkate alındığını ifade etmiş sayılır.
Terörsüz Türkiye'de DEM Parti, Kandil rahata kavuşuyor.
Tüm hatalarına rağmen siyaset zemininde temsil edeceğim deyip şiddet olaylarında sağduyu gösterememekle, gücünü yettirememekle eleştirilen ve bunun için hapiste olan Demirtaş'ın dışarda bırakılmasını kabul etmeyen bir kesim de var.
Selahattin Demirtaş, 4 Kasım 2016'dan beri (yaklaşık 9-10 yıldır) Edirne F Tipi Cezaevi'nde.
En ağır cezası Kobani Davası kapsamında verilen 28 yıllık hapis cezası...
Ocak 2026'da da ayrıca "Cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 1 yıl 5 ay 15 gün ceza aldı.
Kendi önlerine, onları kalkındıracak bir formül konulmamasına itiraz eden Doğu'dan veya Kürt kökenli vatandaşların meseleye bakışı önemli.
Mesele sadece vekillerin, siyasilerin, bürokrasinin veya elinde silah gücü olan insanların uzlaşması veya menfaat elde etmesi değil; vatandaşın rahatlaması, temsil edilmesi ve gerekli konularda somut adım atılması.