Onurlu veda

Uğur ERGAN

Şahsi menfaatleriniz ve kişisel hırslarınızdan arınarak hayattayken yaptığınız iyilikler, doğadaki tüm varlıkların yaşam hakkına verdiğiniz önem, toplumsal sorunlara bakış açınız, tutarlılığınız, kıymetinizin bilinmesinde önemli etkenlerden birkaçı olabilir.

İnsanın bunu yaşarken görmesi daha da kıymetli.

Yeşilçam’ın toplumsal içerikli filmlerinin önemli karakterlerinden biri olan Kadir İnanır, sanırım 77 yıllık ömrünün önemli bir kesiminde yaptıklarının takdir edildiğini görme şansına sahip isimlerden biriydi.

Ezilenlerin, haksızlığa karşı duranların “Kadir Abi”si olduğu kadar bu ülkeye barış ve huzurun gelmesi için de tutum takınmış, tavır koymuş bir isimdi.

2013’deki çözüm sürecine katkı vermek için kurulan “Akil İnsanlar Heyeti”nde yer aldı.

İktidar tarafından kendisine giydirilmek istenen “AKP gömleği”ni hiçbir zaman kabul etmeyerek, bu heyete bir siyasi partiyi desteklemek için değil, Kürt sorununun barışçıl çözümüne destek amacıyla böyle bir misyon üstlendiğini söyledi.

Zaten bir süre sonra AKP’nin asıl derdinin, sorunu çözmek değil oy devşirmek olduğu ortaya çıkınca, iktidarın önde gelen isimlerine ağır eleştirilerde bulundu.

Bundan dolayı da iktidarın kara listesinin, sanatçılar bölümüne girdi.

Vefatının ardından düzenlenen törenlere ve cenaze namazına mahşeri kalabalığın eşlik etmesi…

Çözüm sürecine en sert eleştirilerde bulunan İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun cenaze namazında ön sırada saf tutması…

Katılımı nedeniyle kendi partisinden bile gelen eleştirilere, “Ne mutlu ki benim için her zaman Kadir abiydi. 50 senelik abime Allah'tan rahmet dileyemeyeceksem, bunun riyakarlığına batacaksam asıl bu siyaset batsın” sözleri…

Tüm bunlar bu toplumun İnanır’a layık gördüğü “Merhametli adam madalyası”nın kanıtıydı.

Onurlu bir şekilde veda etti İnanır bu dünyaya.

Cenaze töreninde tepkiler görüp, çelengi kapı önünde kalanin da “Onurlu veda”dan ders aldığını umut etmek istiyor insan.

TURİZMDE EKONOMİK SARMAL

Hafta sonu Ankara dışındaydım.

Otomobille seyahat ederken radyoda bir ara TRT-FM’in haberlerine denk geldim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la başlayan ve biten haberleri dinlemenin keyfini yaşadım!

Ne Özgür Özel’den haber var, ne CHP’de olup bitenden, ne çözüm sürecindeki belirsizliklerden, ne İyi Parti’nin mitinginden.

Mis gibi hayat.

Mutlu insanlar diyarında yaşamanın mutluluğu ile gideceğim yere ne zaman vardığımı anlamadım bile!

Gittiğim yer Türkiye’nin önemli tatil beldelerinden biriydi.

TRT’nin verdiği haberleri dinlersek ülke uçuyor ama o turizm beldesinde insanları dinlerseniz durum hiç açıcı değil.

Turizm sektörü ciddi sıkıntılar yaşıyor.

Turizmle uğraşanın ağzından çıkanlar özetle şöyle:

“Ekonomik sarmal içindeyiz. Fiyatlar yabancı turiste bile pahalı geliyor. Haklı adamlar. Ama biz de haklıyız çünkü personelden tutun, yiyecek içeceğe kadar herşeyin maliyeti öylesine arttı ki, karşılamak imkansız hale geldi. Mazot olmuş 65 lira. Bakın tekneler yatıyor. Günü zar zor kurtarıyoruz. İşimiz yerli turiste kaldı. Yabancının pahalı bulduğunu, yerli nasıl karşılayacaksa artık.”

“Peki nereye gitti yabancı turistler?” diye sorduğumda hemen herkesten aynı yanıtı aldım.

“Mısır ve Yunanistan. Yerli bile oraya gidiyor.”

Ama şüpheniz olmasın, sezon boyunca TRT’den kaç kez dinleriz artık Türk turizminin kırdığı rekorları Allah bilir!