Öğretmene saygı

YÖN/FİKRET BİLÂ

Özel sektör öğretmenleri Ankara’da eylem yaptılar.

Özlük haklarının iyileştirilmesini, işe girişte bilimsellikten uzak mülakatın kaldırılmasını talep ettiler.

Polis öğretmenlere müdahale etti.

Öğretmenleri yere yatırdı, kollarını arkalarında birleştirdi, sırtlarına dizleriyle bastırdılar.

Özel Sektör Öğretmenler Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali’yi, Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda öğretmeni göz atına aldılar.

Saçları beyazlamış, 60 yaşında öğretmeni yüzükoyun yatırdılar, ellerini arkada birleştirdiler, dizleriyle beline, sırtına bastırdılar, alıp götürdüler.

Bir öğretmene böyle muamele yapılır mı?

Öğretmenlik kutsal mesleklerin başında gelir.

Öğretmen, toplumda en çok saygıyı görmesi, görüldüğünde önünde ayağa kalkılması gereken kişidir.

Size okumayı, yazmayı öğretendir öğretmen.

Bilgi kaynağınızdır.

Size okuma, yazma öğreterek dünyayı tanımanızı, bilgiye ulaşmanızı, kendinizi geliştirmenizi sağlayan, size koruyan, terbiye eden öncüdür öğretmen.

Bu nedenle hangi yaşta olursa olsun en çok saygıyı göstermeniz gereken büyüğünüzdür öğretmen.

Yere yatırdığınız, sırtına, beline dizini bastırdığınız 60 yaşındaki öğretmen kaç öğrenci yetiştirmiştir, haberiniz var mı?

Bu muameleyi yapan polis memurunun amirlerini öğretmenler yetiştirmedi mi?

Valiyi, emniyet müdürünü, içişleri bakanını öğretmen yetiştirmedi mi?

Onun sayesinde meslek sahibi değil misiniz?

Öğretmeni özlük haklarımızı düzeltin diye sokağa dökenlerin hiç kusuru yok mu?

Onlara söylenecek bir sözünüz yok mu?

Öğretmen terörist midir, eşkıya mıdır, katil midir ki yere yatırıp üstüne çıkıp gözaltına alıyorsunuz?

Elbette her meslek kutsaldır ama sizin o mesleği edinmenizi sağlayan da öğretmenleriniz değil mi?

O öğretmenleriniz olmasa siz, polis, vali, bakan, doktor, yargıç, savcı, avukat, mühendis, profesör olabilir miydiniz?

El üstünde taşınması gereken öğretmenlere böyle muamele yapılır mı?

Öğretmenlere Ankara’da yapılan bu kötü muamele Türkiye için bir utanç tablosudur.

Bir öğretmene bile tahammül gösterilmeyen bir ülkenin demokrasiden, hukuktan, insan haklarından, hak ve özgürlüklerden söz etmesi mümkün müdür?

Elbette değildir.