Halk TV Canlı Yayın
Fatih Ertürk

Fatih Ertürk

Her şey güllük gülistanlık, Türkiye yine uçuşa geçmiş tekerler pistten kalkmış, “yardım”’dan başı dönen AKP seçmeni yandaş A Haber’de konuşan teyze gibi; “Tayyip’ten emir ne gelirse biz onu yaparız” havasındayken nereden çıktı bu “paketlenme” telaşı.

Bu yazacaklarım benim iddiam değil. Olsa şu an zaten savcının karşısında olurdum. Bu; en hakiki, en saf, en acımasız, sabah-akşam bu ülkenin geçmişine, kuranlarına, ulusal kurtuluş savaşını gerçekleştiren şehit ve gazilerine ağız dolusu saldıran Yeni Akit TV.

Tarih 26 Ocak 2019. Yer Yeni Akit TV. Programı sunan yandaş program yapımcısı Fatin Dağıstanlı. Konuk; Akit yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu. Konu Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve Türkiye. Yandaş program sunucusu bir anda gaza geliyor ve Milli Gazete’yi eline alıp bağırmaya başlıyor;

Maduro'nun yanında durmak bir anlamda Erdoğan'ın yanında da durmaktır. Ayrı ayrı adamlar olabilir, ayrı ayrı ülkeler olabilir ama başlarına gelenler ülkelerin içinde bulunduğu durumlar hepsi birbirine benziyor. Eğer Maduro'yu gönderirlerse, bilin ki Erdoğan'ı paketlerler, yani bu Erdoğan'ı paketlemenin ilk adımı. İlk yol ve yöntemi”.

Moderatör coşar da konuk durur mu. Ali İhsan Karahasanoğlu da yanıt veriyor;

'iki kere iki dört eder, Sisi olayı 1. adım, bu 2. adım diyebilirsiniz taktik hepsinde aynı"

Daha bu olayın dumanı tüterken bir de baktık yine aynı gruptan Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak zehir-zemberek bir yazı döşenmiş. Dilipak; ne zaman gitmiş, ne zaman tanımış bilmiyorum ama hayatında görmediğime emin olduğum Maduro’yu canı pahasına savunarak şöyle diyor;

Bakın, bu Maduro ‘içimizdeki öteki’. Onu yerlerse sıra diğerlerine gelecek. Sanki ‘Maduro sana söylüyorum, Erdoğan sen dinle!’ gibi bir havaları var.”

Durmuyor sayın Dilipak yazmaya devam ediyor;

İç karışıklığın yaşandığı Fransa’dan skandal bir açıklama geldi. Fransız senatör Esther Benbassa, Venezuela’da yaşananlara ilişkin, ‘Maduro gidici, sıra ne zaman Erdoğan’a gelecek?’ dedi.”

Ve bu işin sorumlularını da buluyor sayın Dilipak. O durum için de şu satırları döktürüyor;

Kötülerin cür’et ve cesareti böyle devam eder ve güç ve zenginlik sahipleri hikmet söyleyenleri ve haksızlıklar karşısında seslerini kısmaya başlarlarsa o zaman gör sen memleketin halini.”

Kime söylüyor bunu biliyor musunuz; “AKP’nin yöneticilerine….!

Tam “Acaba biz neyi kaçırdık, bizim bildiğimizden farklı bunların elinde nasıl bir bilgi var”, “Türkiye’nin sandıktan çıkmış, seçilmiş Cumhurbaşkanını kim paketleyecek” diye kafa yorarken gelişmeler birbirini izledi…

Bizim cumhurbaşkanımızın; ülkesini adeta yangın yerine döndüren, 4 dolarlık asgari ücretle ve aylık yüzde 1 milyonluk enflasyonla yaşamaya çalışan, paranın artık geçerli olmadığı yerine “1 kilo domates”, “1 adet saç fırçası” gibi takas ekonomisinin yer aldığı bir ülkedeki faşist bir diktatörle nasıl eş tutulduğuna ilişkin tepki göstermesini beklerken sürpriz bir gelişme oldu.

Erdoğan; “Maduro kardeşim! Dik dur, yanındayız” mesajını dünyaya verdi. Yetmedi; bağlama çalan, bağlılıktan şaşmayan danışmanı İbrahim Kalın hem Cumhurbaşkanını mesajını taşıdı hem de; “#WeAreMADURO” hashtagini paylaşarak desteğini ilan etti.

Peki gerçekte Venezuela’nın son durumu uluslararası raporlara göre ne;

Ekonomik sıkıntıların yanında muhaliflere karşı baskı, medyanın susturulması ve protestolarda ordu ile polisin orantısız güç kullanması Venezuela siyasetindeki görüntüyü bulanıklaştırıyor. Bu koşullar nedeniyle 32 milyon nüfusa sahip ülkeden göç ve sığınma talebiyle 3 milyonu aşkın insanın başka ülkelere gittiği tahmin ediliyor. . Yeryüzündeki en güzel, en bereketli coğrafyalardan biri olmasına rağmen Venezuela, varlık içerisinde yokluk yaşıyor, krizler, sorunlar bitmiyor...”

Peki bir ülkenin Cumhurbaşkanı böyle bir ülkenin böyle bir devlet başkanının yanında niye durur…?

Özlem ne…?

Bu özlem Venezuela ile işbirliğini zorunlu mu kılıyor…?

Türkiye nireee, Venezuela nireee…!”

Acaba yandaş medya bizim göremediğimiz; “Erdoğan Maduro ile kader birliği yaptı. İkisi de aynı, biri giderse öbürünü de götürürler” mantığıyla mı davranıyor…

Ne demek; “Eğer Maduro'yu gönderirlerse, bilin ki Erdoğan'ı paketlerler, yani bu Erdoğan'ı paketlemenin ilk adımı. İlk yol ve yöntemi…!”.

Allah aşkına daha fazla kafamızı karıştırmayın…!

Yandaş medyadan rica ediyorum;

“Çıkın biraz daha açık konuşun da biz de rahatlayalım…!”

Bu yazı toplam 717 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »