Halk TV Canlı Yayın
Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil

Tbmm'de emektar bir berber vardı, Hüseyin.

Demokrasimizi 30 sene tıraş etti.

Eski dönemlerde milletvekillerimiz genellikle kel oldukları için, üstelik, üç kuruşa tamah edip illa mecliste tıraş olmadıkları için, bir berber yetiyordu.

Anap iktidara geldi.

Anap milletvekilleri gördüler ki, saç 3 lira, sakal 1.5 lira, fön avanta, dışarda en az 20 lira… Devletin malı deniz düşüncesiyle, hem kendileri meclis berberinde tıraş oldular, hem de arkadaşlarına kıyak olsun diye dışardan eşi-dostu getirmeye başladılar.

Kuyruk oluştu.

Plan bütçe komisyonu'ndaki müzakereler neticesinde Tbmm'ye artık bir berberin yetmediği ve derhal takviye edilmesi konusunda oybirliğiyle karar alındı.

Meclis başkanı Mustafa Kalemli, demokrasimizin tıraşı için başbakan Mesut Yılmaz'la istişarelerde bulundu.

Yaklaşık iki saniye süren istişareler neticesinde, başbakanın küçük oğlu Hasan'ın berberi Ahmet işe alındı.

Bir de Ekrem'i aldılar, Tbmm berberi üç kişilik kadroya kavuştu, 2003'e kadar böyle devam etti.

Akp iktidara geldi.

Bismillah ilk iş, bürokrasideki istenmeyen kılları cırt diye sökmek için epilasyon gibi kanun çıkarıldı, kamudaki emeklilik yaşı 65'ten 61'e indirildi.

Bürokrasimiz sinekkaydı hale gelmişti ama, meclisin emektar berberi Hüseyin 63 yaşındaydı, usturayı yedi, emekli edildi.

Berber sayısı tıraşlanınca, yüce meclisimizde kriz çıktı.

Plan bütçe komisyonundaki istişareler neticesinde, iki berberin yetmediği ve derhal takviye edilmesi konusunda oybirliğiyle karar alındı.

Meclis başkanı Bülent Arınç'tı.

Kimseyle istişare mistişare yapmadan, kafasına göre, kendi berberi Mümtaz'ı işe aldı. Peşinden Cemal'i aldı, etti dört berber.

Emektar Hüseyin epilasyon kanunuyla sandığa gömülmüştü ama, demokrasimizin fiyatları aynı kalmıştı, saç 3 lira, sakal 1.5 lira, fön avantaydı.

Akp'yle fetocular imam nikahlıydı, kumpas dönemleriydi.

Bir emekli albay, dilekçe yazdı, yüce meclisimize başvurdu.

“Orduevi berberlerinde ayrımcılık yapılıyor, berber koltuğuna oturduğumuzda hemen bir er koşturup geliyor, burası generallere ait diyor, benim ağırıma gidiyor” dedi.

Meclis dilekçe komisyonu, bu dünyanın en önemli (!) şikayetini derhal işleme aldı, manşet yapılmak üzere fetocuların ve ikinci cumhuriyetçilerin gazetelerine servis edildi.

Meclis berberindeki vaziyetten hiç bahsedilmeden, orduevlerindeki berberler yerden yere vuruldu, albayları kendi berber koltuklarına oturtmayan generaller darbeci, casus ve fuhuşçu ilan edildi.

Mehmet Ali Şahin meclis başkanı oldu.

“Hepsi özel berberini işe aldı, benim başım kel mi?” diye düşündü, Hicabi'yi işe aldı.

Milletvekili sayımız değişmemişti ama, yüce meclisimizin berber sayısı bir'den beş'e yükselmişti.

Demokrasi tıraşımız gayet güzel sürüp giderken, tatsız bir hadise yaşandı.

Berber Mümtaz baktı ki yeteri kadar berber var, bol bol boş vakit kalıyor, eski köye yeni adet getirdi, ağda yapmaya karar verdi.

Bedavaydı…

Dokunulmazlıklarına dokundurtmayan vekillerimiz, demokrasinin avanta imkanından faydalanmak için, kulak memelerine dokunulmasına izin verdi.

Mümtaz başladı dokunmaya… Isıtıyor, yapıştırıyor, caarrtt diye söküyordu. Vekillerimizin kulakları cillop gibi oluyordu.

Taa ki, Akp Çorum milletvekili Cahit Bağcı'ya kadar… Yapıştırdı ağdayı Mümtaz, bi çekti kardeşim, kulağın derisini söktü iyi mi!

“Eyvah kulak koptu” diye bağırışlamalar oldu, panik yaşandı, ambulans filan çağırıldı.

Allah'tan kulak yerindeydi.

“Kulağım yerinde kaldı ama bu yaptığı Mümtaz'ın yanına kalmamalı” diyen Çorum milletvekilimiz, Meclis başkanlığı'na dilekçe yazdı, şikayetçi oldu.

Hiçbir konuda “araştırma” önergesi kabul etmeyen yüce meclisimiz “tıraştırma” açtı.

Uzun uzun incelediler. Ama o zamanlar Bülent Arınç henüz boş süt şişesi gibi kapının önüne konulmamıştı, “özgül ağırlığım var” filan diyordu, tırsıyorlardı. Bülent Arınç'tan korktukları için, Arınç'ın işe aldığı Mümtaz'ı kovamadılar, yazılı savunmasını alıp, uyarı cezası vermekle yetindiler.

Yüce meclisimizdeki avanta ağda uygulamasına son verildi.

Vekillerimizin kulaklarına yönelik tehdit ortadan kalkmıştı.

Ama, berber Mümtaz mimlenmişti. Adeta HDP milletvekili gibi olmuştu, kimse onun koltuğuna oturmak istemiyordu.

E mecburen, berber kadrosunun takviye edilmesi ihtiyacı doğdu, meclis başkanımız devreye girdi, Serkan'ı işe aldı, etti altı berber.

(Meclis başkanımız Mehmet Ali Şahin'in demokratik olgunluğunun herkese örnek olması lazım… Hicabi ve Serkan'ı işe aldı ama, senden-benden ayrımı yapmadı, taaa Mustafa Kalemli tarafından işe alınan en kıdemli berber Ekrem'e tıraş olmaya devam etti.)

Bilahare, İsmail Kahraman meclis başkanı oldu.

Herhangi bir ihtiyaç olmamasına rağmen, durup dururken bir berberi daha işe aldı.

Bu son berber enteresandı, elinde sünnet çantası gibi bir çantayla dolaşıyordu, mobilizeydi.

Sonradan anlaşıldı ki, aslında kadrosu milli savunma bakanlığındaydı, şak diye meclise transfer edilmişti, nereye tayin ederlerse çantasını kapıp gidiyordu.

Meclis berberleri bakanlık berberlerinden daha yüksek maaş aldığı için, İsmail Kahraman'ın özel berberi olduğu yolunda dedikodular dolaşmaya başladı.

İsmail Kahraman kapının önüne konuldu ama, transfer berber mecliste kaldı.

İsmail Kahraman'dan önceki Tbmm başkanımız İsmet Yılmaz'dı, İsmet Yılmaz Tbmm başkanlığından önce milli savunma bakanıydı…

Dolayısıyla, milli savunma bakanlığından transfer edilen bu son berberin, İsmet Yılmaz'ın özel berberi olma ihtimali de vardı.

Demokrasi kulislerimiz son berberle alakalı dedikodularla çalkalanırken, Binali Yıldırım meclis başkanı oldu.

Ve dün ortaya çıktı ki, ilkeli siyasetçimiz Binali bey ilkeli davranarak özel berberini Tbmm'de işe aldırmaya tenezzül etmemiş.

Sadece özel garsonunu müşavir kadrosuna aldırmış, hepsi o.

Garsonken Tbmm'ye müşavir yapılan ve müşavir maaşı bağlanan müşavir unvanlı garson, mecliste garson olarak çalışıyor.

Yılmaz Özdil'in yazısı

Bu yazı toplam 495 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »