Köhne zihniyet ve Türk futbolunun enkazı

A Milli Takım, Paraguay yenilgisiyle Dünya Kupası'na veda etti. Los Angeles'ta ABD ile oynanacak son maçın ise iki takım açısından da bir anlamı kalmadı. Türkiye turnuvadan elenirken geriye yalnızca hayal kırıklığı kaldı.

Paraguay yenilgisinin ardından sessizliğe gömülen TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, nihayet kameraların karşısına çıktı. Ancak yaptığı açıklamalar, Türk futbolunun neden sürekli aynı yerde saydığını da ortaya koydu.
Başkan'ın savunmasının merkezinde şu cümle vardı.
"Merih'in vurduğu top içeri girseydi bugün farklı şeyler konuşuyorduk."
Sorun tam da burada başlıyor.
Koskoca bir ülkenin futbol planlaması, bir topun direğin içinden mi dışından mı geçtiğine bağlanabilir mi?
Elbette futbolda şans vardır. Ama iki maç sonunda ortaya çıkan tabloyu birkaç santimetrelik farkla açıklamaya çalışmak, sahadaki taktiksel yetersizlikleri ve yönetim zaaflarını görmezden gelmektir. Direğin dibinden geçen top değil, Türk futbolunun yıllardır tesadüflere teslim edilmiş olması asıl meseledir.
Hacıosmanoğlu, Montella'ya sahip çıkarken "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımıza değiştirmeyiz" dedi.
Kulağa hoş gelen bu söz, kurumsal yönetim açısından bir başarı ölçütü değildir. Milli takım bir dostluk kulübü değil, ülkenin en önemli futbol markasıdır. Başarı varsa sahiplenilir, başarısızlık varsa sorgulanır. Profesyonellik bunu gerektirir.
Toplantının dikkat çeken bir diğer bölümü ise eleştirilere verilen yanıttı. İsim vermeden Fatih Terim'e göndermelerde bulunan Hacıosmanoğlu, futbolun 40 yılını bildiğini, "kimin eli kimin cebinde olduğunu" anlatabileceğini söyledi.
Oysa kamuoyu geçmiş hesaplaşmaları değil, Türk futbolunun neden gerilediğini duymak istiyor. Altyapı neden üretmiyor? Lig kalitesi neden düşüyor? Milli takım neden aynı hataları tekrarlıyor?
Paraguay'a elenmiş bir ülkenin futbol patronu, direklerden ya da "sinsi odaklardan" değil, çözümden söz etmelidir.
Görünen o ki Türk futbolunun sırtındaki en büyük bagaj; başarısızlığı şansa, eleştiriyi düşmanlığa bağlayan bu köhne zihniyettir. Direğin içinden giren ya da dışından çıkan toplar maçların kaderini değiştirebilir. Ama futbolun kaderini belirleyen şey şans değil akıldır.

Milli Takım Dünya Kupası İbrahim Hacıosmanoğlu