Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

İnsan evine bunu yapar mı?

"Beşikler vermişim Nuh'a/ Salıncaklar, hamaklar Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır/ Anadolu'yum ben/ Tanıyor musun"

(Ahmed ARİF)

Çesme’de kayalıklara oturan Panama bandıralı “Lady Tuna” gemisinden denize sızan 50 tona yakın yakıtın, Paşa Limanı ve Ilıca Yıldız Burnu kıyılarında oluşturduğu kirliliği temizleme çalışmalarına

başlandı.

(23 Aralık 2016-Hürriyet)

Kocaeli’nin Dilovası İlçesi’nde bulunan bir limandan sızan yakıt, denizde kirliliğe yol açtı. Kirlilik, Körfez ve Derince Sahili’ne kadar ulaştı.

(14 Ocak 2017-Sözcü)

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Urla yerleşkesinde ısınmada kullanılan fuel oil tankının vanasındaki arıza sızıntıya neden oldu. Sızan yakıt yağmur suyu tahliye kanalıyla Urla İskelesi’ne aktı.

(12 Ocak 2018 Cumhuriyet)

Veee..

Geçtiğimiz hafta...

İzmir Yenifoça’da denizde kaynağı henüz belirlenmeyen ağır bir petrol yakıtı türü sızıntısı yaşandı.

7 kilometrelik alanı kapladı.

Kirliliğin ekolojik dengeye kalıcı zarar vermemesi için numuneler alındı, temizleme çalışmaları da başladı.

Bakın;

‘’Cennet Coğrafya’’ diye anılan Foça-Aliağa Yarımadası–Nemrut Körfezi;

rafineri-petrokimya tesisleri, termik santrallar, radyoaktif atık yüklü gemilerin getirildiği gemi sökümler, cüruf toplama alanları, hurda depoları ve demir-çelik fabrikalarıyla çevrili. Erken kalkan rantçılar fabrika, gemi söküp, santral kurma yarışında!

Çünkü;

bölge; turizm değil sanayi olarak tescilli(!) O verimli topraklar yeşermiyor.

Güzelim zeytinler yetişmez oldu. Dağlarımız delik deşik, ormanlar kesildi!

Yeraltı suları kurudu, neredeyse hergün su kesintileri mevcut..

Aliağa, Foça, Menemen, Çiğli, Bergama; kanser ilacı satışlarının tavan yaptığı yerleşimler. Neticede mavi yeşil kirletildi, katledildi!..

Ülkemizde her dönem insan/doğa sömürüsü; katmerlidir.

“Piyasacı, sermayeci” iktidarlar; çevreye, doğaya, ekolojik değerleri talan eden politikalar geliştirdi.

Ülkemizin doğal zenginliklerinin ‘yandaş yağdaş hortumcu’ şirketlere rant olarak verildiğini her gün öğrenmiyor muyuz muhalif medyadan?

Ne denetimi, ne çevre bilinci, ne duyarlılığı?

En güzel manzaralar; deniz, göller, ırmaklar, ormanlardır.

Denizler bizimdir,

göller, ormanlar bizimdir.

Bizimdir doğa, ziyarete gideceğimiz yer değil; evimizdir!

Doğayı sevelim, yeşili öpelim!

Deneyimli meslektaşımız, çevre gönüllüsü

Serdar Kızık’ın şu sözünü de anımsayarak bitirelim yazıyı; “Betonları patlatan incir ağacı, kayaların yarıklarından yükselen çam ağacı gibi direnmek gerekiyor. Yaşamak; direnmektir çünkü!..’’

Katletmeyin

‘’toprağın göğe yazdığı şiirler’’ ağaçlarımızı. Kirletmeyin

‘’ ateşe tek karşı koyan’’ deryasıyla, gölleriyle, ırmaklarıyla; sularımızı!..

Önceki ve Sonraki Yazılar