Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

DÜNYA MUTLULUKTAN DÖNMELİ!

‘’Yolu sevgiden geçen herkese sesleniyorum;

lütfen sevginin üstüne basmayın!’’

Sunay Akın’dandır.

Sofokles’e; “Bir kelime bizi hayatın tüm acılarından

ve ağırlığından kurtarır.O kelime; sevgidir!’’

Balzac için de; “Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.”

Andre Gide’ye göre: “Sevmekten sonra

en büyük mutluluk, sevgiyi itiraf etmektir.”

“Sevginiz, sevgi üretmiyorsa, başarısız

bir üreticisiniz demektir” diyen B.Brecht’tir!

Nâzım Baba da şöyle seslenir tarihten:

“Kesemde yoktu, yüreğimden verdim.”

*

Goethe; ‘’Yaşamaya zaman ayır,

çünkü ömür bunun için yaratılmıştır.

Düşünmeye zaman ayır, çünkü başarının anahtarı odur…

Sevmeye zaman ayır, çünkü bu daima seni güçlü kılar!

İyiliğe zaman ayır; çünkü İnsan olmanın sırrı budur’’ der!

Peki ‘‘Fransa demek’’ Jean Paul Sartre

ne yazmış ‘’dostluk’’ için?;

‘’Birbiri hakkında hüküm vermek demek değildir

dostluk.

İnanmak demektir!’’

Ya Oktay Akbal;

‘’Tek bir dostunuz bile varsa, bilin değerini.

Küçük çıkarlar, geçici amaçlar için bozuk para

gibi harcamayın! ’Dünyada dost vardır’

ilkesini yaratmaya çalışın gücünüzün yettiğince!’’

Attilâ İlhan’sız olmaz bu yazı;

‘’Aynı yerde değil,aynı gökteyiz!’’

Bir de Albert Camus ekleyelim;

‘’Tek sorumluluk biliyorum, o da sevgidir!’’

*

Günümüzde öylesine toplum kutuplaşmıştır ki, Ortadoğu rotalı

kindar siyaset ile!

Adalet adeta dibinden sarsılmıştır.

Korku, umutsuzluk egemendir coğrafyamıza…

Yüzü gülmez öfkeli insanlar, çoğunluktur.

Sevgiyi, sevilmeyi dillerden uzak tutanların!

Küfürü, hakareti, tehdidi çözüm gören; kadına, çocuğa, hayvana

şiddeti, linç kültürü benimseyenlerin!

Sayelerinde bütün oyuncakları kırılmış çocuklara dönmüşüzdür.

Ama asla yürek kulvarından umudu sevgiyi eksik etmemişizdir!..

*

Hiç Goethe, Nâzım, Sartre, Attila İlhan, Gabo,

Yaşar Kemâl’den…

Pablo Neruda’dan, Bedros’tan, P.Coelho’dan, Osho’dan,

Orhan Veli’den, bahseden.

Şiire, resime, tiyatroya, müziğe -sığınıp- söylem geliştiren

politikacı gördünüz mü son yıllarda?

Şair Başbakan-lar, ressam bakan-lar, tiyatronun

sorunlarını aktaran vekil-ler?

Sevgiden, dostluktan söz edip sosyal medyada

hesaplarında paylaşım yapan?

Oysa iki de bir ölümü kutsamak yerine,

“Sevgiyi üretmek” ve “sevda” üzerine şiirlerden, kitaplardan, resimlerden

iki çift söz iyi olmaz mı?

*

Her zaman yaşamda da, bu köşede de ‘’başımın tacıdır’’

Okan Yüksel Ustam...

Onun bu ifadeleri;

‘’Yaşarken her anımızın değerini bilmiş,

hazır olunca gidebilmek için hep ‘sevgi’ye, ‘sevda’ya,

‘ışığa’ doğru gidebilmişizdir. İntikamın, kaybedenleri

geri getirmediğini yaşamışızdır.

‘Elimde olsa, herkese uyanır uyanmaz birer

şiir okuturdum.

Daha aydınlık olurlardı’ diyen Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın

‘Söyle sevda içindeki türkümüzü’ dizelerini kendimize

düstur edinmişizdir.

‘Yaşam’ mı, ‘ölüm’ mü? Sorusuna ‘ölüm’ diyenlere

“yanlış” demişizdir!’’i; benim de mottomdur!..

Ataol Behramoğlu’nun ‘’Yaşamak görevdir

bu yangın yerinde/Yaşamak, insan kalarak!’’ıyla yazıyı noktalamak

isterken,yüreğinizden ‘’sevgiyi,

sevilmeyi, umudu, dostluğu, hoşgörüyü’’ de eksik

etmemenizi dilerim.

O zaman dünya ‘’alışkanlıktan değil mutluluktan dönecek.’’.

İnanın!

İnandırın!..

Önceki ve Sonraki Yazılar