Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

Doğa aşkı yegane aşktır!..

Yenifoça,

‘’Tarih Baba’’ Heredot’un

Cennet Coğrafyası’nda bir doğa harikası beldedir.

İklimi, kilometrelerce uzunluktaki kumsalı,

turkuaz denizi,

yeşil örtüsü ve

İzmir’e

yakınlığı ile cazibe merkezidir...

Gelin görün ki, bu belde de bayram tatilinde

tonlarca çöp içinde kaldı...

O sahili;

Burunucu’ndan Gencelli, Çanak’a

kadar çöp doldu.

9 günlük tatilde toplanan çöp 300 tonu

bulmuş, yarısı sahillerden!

Nereye gitseniz tanıdıktır şu manzaralar;

Çöp konteynerleri kısa aralıklarla konsa da

sahile her türlü pisliğini bırakıp gidenler

inanılmaz çoğunluktadır; neticede alışkanlık edinmişlerdir...

Denizde poşetler yüzer, kumsal boş bira su

şişelerinden, sigara izmaritlerinden,

çekirdek kabuklarından geçilmezdir...

Denize karşı banklarda oturanlar beş metre ötedeki

kutuya çöpünü atmaktansa

-nedense-

bankının yanına bırakıp çekip gider...

Yol kenarları,

kaldırımlar,

piknik alanları da

çevreye saygısı olmayanların çöp depolama alanıdır!

İletişim Uzmanı Gazeteci-Yazar

Prof.Haluk Şahin

bayram tatilinde özellikle Ege kıyılarında yaşanan vandallık felaketi için “afet” deyimini uygun görmüş.

Sonra da sormuş;

"Peki biz niye böyleyiz? Hep mi böyleydik,

yoksa son dönemdeki toplumsal çürüme ve ahlaki bozulma bu eğilimimizi körükledi mi?

Eğitim sistemimiz bu konuda ne yapıyor?

Ya aileler?

Başta sosyal medya olmak üzere medya ne yapabilir?

Niçin evlerimiz bu kadar temiz de sokaklarımız bu kadar pis?

Yoksa henüz 'kamusal mekan' kavramını içimize sindirecek düzeye gelmedik mi?"

Gelmedik Hocam gelmedik!..

*

Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü

Barış Ünlü açıklamış,

‘’Tatilcilerin arkasından -sadece- piknik alanlarından

(çadır kuranlar)

4.5 ton çöp topladık!’’

Çanakkale’de denize çöplerini bırakanları uyaran vatandaşlar dayaktan zor kurtulmuş...

Polonezköy tepeleri çuval çuval çöplerle süslenmiş(!)

Uludağ Milli Parkı da çöp yığınlarından nasibini almış!

Japon turistler, İzmir Konak Meydanı'ndan sonra Kapodokya'da da çöp toplamışlar(!)

Çöp..Çöp..Çöp…

‘’Bayram süresince dağlar, ormanlar,

sahiller, denizler, her yer çöple doldu taştı...

Kimi duyarlı insanlar tek başlarına ya da

gruplar halinde başkalarının çöplerini

toplamaya girişseler de, bizim bu devasa

çöp sorunumuz ‘birileri atsın, birileri toplasın’

yaklaşımıyla çözülecek gibi değil (…)

Çöpümüzü böylesine umarsızca ortalığa

saçmamız aslen, saygısız bir toplum olmamızdan

kaynaklanıyor

(…)

İşte çöpünü zahmet edip toplamamak,

oturduğu banktan kol mesafesindeki

çöp kutusuna uzanmak yerine,

bir kilo çekirdeğin kabuklarını yerlere

saçmak bu saygısızlıktan ileri gelir...

Sahile atıverdiği o pipet, bir deniz

kaplumbağasının burnuna girip

onu kan revan içinde mi bırakacaktır?

Ya da tekneden salıverdiği plastik poşet

Akdeniz fokunun boynuna dolanıp

onu nefessiz mi bırakacaktır?

Umurunda değildir.

Herkes hayvan sevgisinden, doğa

sevgisinden söz ediyor... Ama hayır;

esas üzerinde durmamız gereken şey saygı!

Sevmeyebilir,

zorla sevdiremezsiniz ama

saygı duymak zorundadır...

Sevsin sevmesin, kendisi dışındaki

canlıların yaşam hakkına, yaşamın

kendisine saygı duymalıdır...’’

Bu satırlar;

Cumhuriyet Yazarı

Melis Alpan’ın dünkü

‘’Saygısız Bir Toplumuz’’ yazısından...

Ortak akılda birleşen, doğaya yaşam hakkına

saygılı kimliklerin altına imza atacağı tespitler değil mi?

O doğa korunmayı saygıyı hakediyor, kirletilmeyi değil!..

İnsan soyunun doğaya verdiği zarar, onun canını acıttığında

kat kat fazlasıyla cevabını alır!

Son söz de

Balzac’tan;

‘’Doğa aşkı, insanın ümitlerini boşa çıkarmayan yegane aşktır!’’

Önceki ve Sonraki Yazılar