Halk TV Canlı Yayın
Tolga Şardan (Büyüteç)

Tolga Şardan (Büyüteç)

Uygur Türkü Ozan Abdurrehim Heyit’in tutuklu bulunduğu hapishanede öldüğü yönünde önceki hafta yapılan sosyal medya paylaşımları sonrasında Ankara’nın Pekin’e yönelik açıklamaları, iki ülkenin yeni ve farklı bir sürece doğru seyir halinde olduğunun ilk sinyallerini verdi.

Söz konusu paylaşımların yarattığı sorunu aşmak için Pekin yönetimi, 8 yıl hapse mahkûm edilen Şincanlı ozan Heyit’in görüntülerini dünyaya sundu. Ancak Çin’in bu girişimi özellikle Türkiye kamuoyu ve hükümeti ikna etmedi.

Bu gelişme, Uygurların yoğun olarak yaşadığı Şincan Özerk Bölgesi’nde Pekin yönetimince son dönemde toplama kampları oluşturulduğu ve milyonlarca Uygur’un bu kamplarda tutulduğu iddialarının ardından Ankara’nın tepkisine neden oldu.

Önce Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, bu konuda sert bir açıklama yaptı.

Aksoy, açıklamasında “Keyfi tutuklamalara maruz kalan bir milyondan fazla Uygur Türkünün toplama kamplarında ve hapishanelerde işkence ve siyasi beyin yıkamaya maruz bırakıldıkları artık bir sır değildir. Kamplarda alıkonmayan Uygurlar da büyük baskı altında bulunmaktadır” diyerek Pekin yönetimini açıktan eleştirdi.

Dışişleri sözcüsünün açıklaması, tahmin edildiği gibi Çin yönetiminin tepkisine neden oldu. Önce Ankara Büyükelçiliği resmi olarak bu açıklamaların gerçek dışı olduğunu bildirdi. Ardından, Ankara’ya atanan yeni Büyükelçi Deng Li, ayağının tozuyla basının önüne çıktı. Büyükelçi Li, “Bunlar toplama kampı değil, hafif suçlar işlemiş ya da hukuka aykırı davranışlarda bulunmuş insanlar burada eğitim görüyor” iddiasında bulundu.

Ayrıca, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Chunying benzer bir açıklama yaparak Türkiye nezdinde diplomatik girişimde bulunulacağını açıkladı.

Oysa, Çin ile Türkiye arasında her şey gayet iyi gidiyordu bir süredir. 2015’te Antalya’daki G-20 zirvesinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Türkiye’nin Çin’in başlattığı “Kuşak ve Yol / Modern İpek Yolu”  projesinde beraber hareket etmesi konusunda anlaşmıştı.

Hatta bu görüşmenin ardından zirve sırasında Türkiye ile Çin arasında “İpek Yolu Ekonomik Kuşağının, 21. Yüzyıl Denizdeki İpek Yolunun ve Orta Koridor Girişiminin Uyumlaştırılmasına İlişkin Mutabakat Zaptı” imzalanmıştı.

Bu zaptın yürürlüğe girmesi için Resmi Gazete’de yayımlandığı geçen hafta Ankara – Pekin gerginliğinin patlak vermesi ironi oldu kuşkusuz.

Türkiye, Çin’le G-20 sonrası yürüttüğü diplomatik ilişkilerde “Orta Koridor” olarak tanımlanan İpek Yolu’nun demiryoluyla ülkemizden geçmesini sağlayacak Kars – Edirne hızlı tren hattının inşasını programlamıştı.

Projenin yürürlüğe girmesi çerçevesinde, 2018’ye kadar en az 10 kez Ankara ile Pekin arasında dosya gitti, geldi. Zira, Türkiye, Çin’in Afrika’da uyguladığı modeli değil, teknoloji transferinin yapılmasını istiyordu. Pekin, buna yanaşmayınca projeden kesin sonuç alınamadı.

2018’ye gelindiğinde ise; Pekin yönetimi, ülkenin ABD ile yaşadığı ticaret savaşıyla kan kaybetmesi üzerine projeyi kendince oluruna bırakıp, sürece yaydı.

Bu arada, Eylül 2018’de Almanya’nın ünlü haber dergilerinden Der Spiegel, Ankara ve Berlin yönetimlerinin hızlı tren inşası konusunda bir haber yayımladı. Bu haber, henüz ne Türkiye, ne de Almanya tarafından yalanlanmadı.

Anlaşılıyor ki, Çin’le yapılması projelendirilen hızlı tren sisteminde ibre sessiz biçimde Almanya’ya döndü.

Tabii, Çin’le yürütülen ya da yürütülecek 3. Nükleer santral projesi vardı. Ani gelişen ve krize dönüş yapan diplomatik ilişkiler çerçevesinde bu projenin akıbeti ne olacak? Şimdiden bir şey söylemek çok zor.

Türkiye’nin Uygur politikası belli. Şincan’daki soydaşlarımız Türkiye’nin takibinde. Buna karşılık Pekin yönetiminin bölge üzerindeki planları belli. Özellikle İpek Yolu’nun devam etmesi Çin’in ABD’yle başının belaya girdiği süreçte bir nebze de olsa nefes almasını sağlıyor.

Bu kapsamda Çin’in gerek Afrika, gerekse Suriye’nin yeniden yapılanması çerçevesinde önemli ekonomik pazar ve para kaynağı yaratma çabası gözle görünüyor.

Hiç hesap edilmeksizin ortaya çıkan bu gerginlik, git gide Türkiye ile Çin arasında henüz adı tam konulamamış bir krize dönüşüyor.

Bu yaza doğru iki ülke arasında yeni gelişmelerin yaşanması muhtemel olarak gözüküyor.

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »