CHP'de tarafların tutumu
YÖN/FİKRET BİLÂ
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevini alan Kemal Kılıçdaroğlu ile Grup Başkanı seçilen Özgür Özel’in bir araya gelerek ortak bir yol haritası belirlemeleri mümkün olmadı.
İki taraf arasında temas kuran milletvekillerinin girişimlerinden de bir sonuç çıkmadı.
İki tarafın da tutumlarında bir değişiklik yok.
Kılıçdaroğlu, Sözcü TV’de katıldığı söyleşide partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğini, bu amaçla mahallelerden, ilçelerden başlayarak yeni delege seçimlerini yapacaklarını açıkladı.
Mevcut delegelerin artık delege olmadıklarını söyledi.
Özel tarafı ise mevcut delegelerden imza toplayarak CHP Genel Merkezi’ne olağanüstü kurultayın toplanması talebinde bulundu.
Ancak Kılıçdaroğlu bu başvuruyu dikkate almadı.
Kılıçdaroğlu yeni delegelerle kurultayı toplayacak, genel başkanlığa seçilerek yoluna devam edecek.
Kılıçdaroğlu tüzük değişikliği de yapacaklarını, önseçimi esas kural olarak getireceklerini de duyurdu.
Önümüzdeki süreçte de taraflar arasında bir temas kurulması olasılığı görülmüyor.
Kılıçdaroğlu tarafından Orhan Sarıbal, Özel tarafından Murat Emir arasındaki temas da kesilmiş durumda.
Murat Emir parti içi mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerini, kurultayın toplanması için her yolu deneyeceklerini belirtirken, Özel, gerekirse kurultayın toplanması için mahkemeye de başvurabileceklerini söylemişti.
Bu gidiş CHP’de yolların ayrılacağını gösteriyor.
Kılıçdaroğlu yeni delegelerle kurultay toplayıp yoluna devam ederken, Özel tarafının ise bütün yolları denedikten sonra mevcut partilerden birine veya kuracakları yeni partiye geçecekleri anlaşılıyor.
CHP bölünme sürecinde ilerliyor. Kılıçdaroğlu, iptal edilen 38. Kurultay’da delegelere para dağıtıldığından ve delege iradesinin sakatlandığından kuşku duymuyor.
“Para verdiğini söyleyenler var” diyerek kurultayın sakatlandığını söylerken, “para almadım” diyenlerin “verdim” diyenleri mahkemeye vermesini, para almadıklarını böyle kanıtlamaları gerektiğini savunuyor.
Ancak hukuk sistemimizde iddia sahibi iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. “Para verdim diyenlerin” kimlere, nasıl para verdiklerini kanıtlamaları gerekir.
Töhmet altında bırakılanların masumiyetlerini kanıtlama yükümlülüğü yoktur.
Ancak “para verdim” diyenlerin bu iddialarını kanıtlamak gibi bir uğraşları da yok.
Sonuç CHP’nin bölünmesi olacak.
CHP’nin bölünmesinin sonuçlarını önümüzdeki seçimlerde göreceğiz.
Özel ve arkadaşlarının kuracağı yeni partinin birinci çıktığına ilişkin anketler yayımlanıyor.
Aynı anketlerde CHP’nin yüzde 5-6 oranında oy aldığı bilgisi paylaşılıyor.
Bu bölünmüşlüğe en çok iktidarın sevineceği açık.
Yeni parti ve CHP’nin iki ayrı adayla cumhurbaşkanlığı seçimine girmeleri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dördüncü kez seçilmesi olasılığını artıracak bir durum.
CHP bu sorunu bölünmeden aşabilse ve adaylığının iktidar tarafından engelleneceği anlaşılan Ekrem İmamoğlu yerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak ilân edebilse iktidarın oyunu boşa çıkarılmış olurdu.
Ancak süreç taraflar arasında ortak bir yol çizilmesinin mümkün olmadığını gösterdi.
Bu gidiş, anamuhalefet ve ona umudunu bağlayan milyonlarca seçmen için iyi bir gidiş değil.