Butlan CHP'sinde yüzler asılmış
Uğur ERGAN
Özgür Özel’in sadece CHP tabanından değil, ülkede demokrasi ve hukukun üstünlüğünü önemseyen diğer parti tabanlarından gelen talebi de dikkate alarak yeni bir yola çıkması sonrası, butlan CHP’sinin koridorlarında fısıltılar da yoğunlaştı.
Butlancılar, kendileri açısından en kötü ihtimal, 50 kadar milletvekilinin yeni partiye geçeceğini düşünüyorlarmış.
İlk beklentileri ise 20-30 milletvekiliymiş.
Sayı 80-90’ı geçip 100’e dayanınca butlan genel merkezinde yüzler iyice asılmış.
Bülent Kuşoğlu’nun kendi yakın çevresinden isimleri genel merkeze doldurduğu, bu durumun Kılıçdaroğlu’na yakın çevrede ciddi rahatsızlığa yol açtığı iddiaları da, başkent kulislerinde konuşuluyor.
Yeni partinin kuruluşu için resmi başvurunun yapılması sonrası butlancılar içinden gelecek haberleri takip etmek ilginç olacak.
Dönelim Özel cephesine.
İktidar hedefiyle kurulacak yeni partinin önceliklerinden birisinin, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin derhal sona erdirilmesi, ülkenin yeniden temeli hukuk ve adalete dayalı demokratik bir yönetime dönüştürülmesi, bunun için de parlamenter rejime geri dönülmesi” olması, kimseyi şaşırtmayacaktır.
Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz ve toplumun her geçen gün fakirleşmesinin en önemli nedeni hukuksuzluk ve demokrasinin ayaklar altına alınması olduğu için, demokratikleşme için hayata geçirilecek acil eylem planı, ekonominin de düze çıkmasının yolunu açacaktır.
Özgür Özel’in seçilmiş PM ve MYK üyeleriyle yaptığı toplantıda, bundan böyle CHP’ye iktidarın atadığı kayyum Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhatap alınmaması görüşünün ağır bastığı söylenebilir.
Bundan CHP’nin tam olarak silindiği anlamı çıkarılmamalı.
İktidarın ihtiyaç duyduğu zaman kullanabileceği bir aparat haline dönüşmüş olan butlan CHP, kendisini Kılıçdaroğlu’dan ve butlancılardan ayrıştırıp, yeni partiye katılmak isterse, bu talebin ileride gündeme alınması söz konusu olabilir.
Ama bu, bugünden yarına olacak bir iş olarak görülmüyor.
Bu arada yeni partiden yana olup, CHP içinde kalmaya devam edenler de olacaktır.
Bu kapsamda, Özel’in TBMM’de CHP’ye veda niteliğindeki son konuşmasında, doğru bir takvimlendirme ile iktidar yürüyüşüne çıktıklarının altını çizip, “Önemle ricamdır” diye vurguladığı şu sözler anlamlı:
“Yarın sabah kimse belediye başkanına ‘Sen niye geçmedin’, belediye üyesine ‘Hâlâ niye buradasın’, falanca kişiye ‘Halen daha niye ordasın’ demesin. Bir tane kuralımız var. Bir kere kimseyi geride bırakmayacağız."
İktidarın yeni partiyi, “Hayırlı olsun” diyerek karşılayacağını kimse beklemiyor.
Seçilmiş Sözcü Zeynel Emre’nin ifade ettiği gibi, iktidar ve butlan tarafından gelebilecek, ihtimal dahilindeki her türlü kötülük ve bunlara karşı alınabilecek önlemler konuşuluyor.
Emre, aslında partinin isminin ve logosunun hazır olduğunu ama karşılarında organize bir kötülük olduğu için İçişleri Bakanlığı’na dilekçenin verileceği güne kadar bunu resmen açıklamak istemediklerini söylüyor.
Türkiye’de demokrasinin ne hale geldiğini göstermesi açısından ibretlik bir durum.
Özel ve arkadaşlarının dokunulmazlıklarının, “Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası” için hala açık olan TBMM’de şu aşamada gündeme gelmesi beklenmiyor.
“Ama yeni yasama yılının başlayacağı 1 Ekim sonrası birbiri ardına AKP kumpasları gelir mi?” diye sorarsanız, “Hayır gelmez diye bir yanıt vermek” zor.
Kötülük organizasyonunun elbette medya ayağını da unutmamak gerekiyor.
2023’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi uyduruk videolarla Kılıçdaroğlu’nu “Terör sevici” diye tanımlamaktan utanmayanlar, bugün aynı köşelerinde “Butlan seviciliği” yapıyorlar.
“Özel CHP’yi bölüyormuş da…Kendisini dev aynasında görüyormuş da…En büyük yanlışı CHP’den ayrılmak olurmuş da…”
Meğerse ne çok CHP hayranıymışlar da, kimseler anlamamış.
En iyisi onlara yanıtı merhum Necmettin Erbakan’ın sıkça kullandığı meşhur sözüyle verelim:
“Hadi oradan, hadi oradan! Seni gidi taklitçi seni!”