Branda cumhuriyeti
Uğur ERGAN
Önümüzdeki hafta Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi nedeniyle “Şehir makyajlama” faaliyetleri tam gaz sürüyor.
Yabancı liderler ve heyetlerin geçiş yapacağı güzergahlar üzerinde bulunan eski yapıların, döküntü binaların ve gecekonduların önlerine çekilen “NATO SUMMIT ANKARA” yazılı dev pankartlar çoktan mizah konusu oldu bile.
Sosyal medyada görmüşsünüzdür, insanlar “Aman kardeş NATO’ya rezil olmayalım” diyerek tek katlı gecekondularının, Tofaş marka 50 yıllık otomobillerinin üzerine villa veya son model araba resimleri bulunan brandalar çekerek, dalga geçiyorlar.
İktidar aklı sıra brandalarla, dünyaya Türkiye’nin fakir değil zengin bir ülke olduğunu gösterme çabası içinde.
Yurtdışında izlediğim hiçbir NATO Zirvesi’nde ne kentin brandalandığını gördüm, ne de zirve başlamadan insanların tutuklandığı haberlerine rastladım.
Aksine insanlar, yürüyüş ve değişik etkinliklerle NATO’ya tepkilerini gösterebiliyordu.
Utanılacak bir şeyin var ki, aman kimseler görmesin diye kenti brandalarla kaplıyorsun.
Öyle bir öngörüsüz yaklaşım ki, iktidar Ankara’yı adeta “Branda Cumhuriyeti”ne dönüştüren bu faaliyetlerin, NATO üyesi ülkelerin büyükelçilikleri tarafından başkentlerine “eğlencelik olsun” diye çoktan rapor edildiğinin farkında bile değil.
Sanıyorlar ki, dünya Türkiye’de ne olup bittiğini, “Aman reis kızmasın” diye her şeyi toz pembe gösteren iktidar medyasından takip ediyor.
Yaklaşık 10 gün önce yaşanmış komik bir şey de anlatayım.
Habertürk TV’nin Ankara Temsilciliği, Beştepe’de bulunan Saray’a yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta Söğütözü Caddesi üzerindeki bir iş merkezinde.
Anlayacağınız Ankara’da zirve nedeniyle pazartesinden itibaren trafiğe kapatılacak yollardan biri üzerinde.
Bu yol üzerindeki işyerlerine, lokantalara vs. polis tarafından zirvenin yapılacağı tarihlerde kapalı olmaları gerektiğine dair tebligat götürülüyor.
Bir tebligat da Habertürk TV’nin Ankara temsilciliğine iletiliyor.
TV çalışanları şaşkınlık içinde, “Olur mu kardeşim burası televizyon kanalı, zirve haberleri buradan takip edilecek” diyerek telaşlanıyor.
Polis “Ben görevimi yapıyorum” diyerek tebligatı bırakıp gidiyor.
Sonradan yapılan girişimle Habertürk TV temsilciliğinin zirve günleri açık kalması sağlanıyor.
Zirve nedeniyle Ankara’ya her şehirden polis takviye gücü geldi.
Geçen hafta sonu Afyonkarahisar-Ankara arasında seyahat ederken, Antalya ve Uşak plakalı çok sayıda çakarlı sivil polis aracı gördüm.
Toplu hareket eden bu çakarlı araçların Bayat ve Gömü ilçelerinde kırmızı ışıkta duran araçların kendilerine yol vermeleri için o bildik tuhaf siren sesleriyle paniğe sevk etmelerine bizzat şahit oldum.
Umarım İçişleri Bakanlığı, zirve sonrası geldikleri kentlere toplu geri dönüş yapacak çakarlı araçların yollarda vatandaşa örnek olacak şekilde hareket etmeleri konusunda uyarır.
NATO’nun Ankara Zirvesi, liderlerin alacağı kararlardan daha çok, İletişim Başkanlığı’nın tavsiyesi doğrultusunda NATO’nun bağımsız medyaya uyguladığı ambargo, başkente branda makyajı ve daha zirve başlamadan yapılan şafak baskınlarıyla anılacak.