Halk TV Canlı Yayın
Ayşenur Arslan

Ayşenur Arslan

İskoç Kraliçe Mary (Stuart) neden boynunu baltaya teslim etti?

Adı çağımıza kadar yaşayan Fransa Kraliçesi Marie Antoinette giyotinden kurtulabilir miydi?

Bu sorulara döneceğim. Ama önce gündemin en sıcak başlığına dair birkaç not: Suriye’de Esad’ın son hamlesi.. Ya da son zaferi..

•••

Aslında hiç sürpriz değildi. Yine de PYD’nin Esad ile anlaşarak Münbiç’i Suriye Ordusu’na bıraktığı haberi, televizyonlarda “sürpriz” tadında son dakika bilgisi olarak aktarıldı.

Oysa, daha 2018’in başında PYD ile Esad’ın pazarlık yaptığı duyulmuştu. Ben Medya Mahallesi programında kaç kez paylaştım.. Gerek Kürt kaynaklarına, gerekse batılı ajanslara dayanarak kaç kez “olanı göstermeye” çalıştım. Rusya’nın da bunu desteklediğini ekleyerek..

Ocak 2018’de görünen Aralık 2018’de hayata geçti.

Suriye Ordusu dün, PYD’nin çıktığı Münbiç’e girdi. Kendi toprağına bayrağını (yeniden) dikti.

Bu kadar değil! Körfez’in en önemli aktörlerinden Birleşik Arap Emirlikleri, tam 7 yıl sonra Şam’a dönmüştü. Büyükelçiliğini yeniden açıyordu. Bazı kaynaklar Mısır ve Tunus’un da sırada olduğunu söylüyordu. Nitekim Tunus ile Suriye arasında doğrudan uçuşlar başlamıştı bile.

Dahası, İngiliz Guardian Gazetesi’ne göre, Suriye’nin 2011’de askıya alınan Arap Birliği üyeliği 2019’da iade edilebilirdi.

•••

Bu yazı için bilgisayarın başına geçtiğim sırada Rusya’dan “Münbiç’in Suriye güçlerine geçmesinin memnuniyetle karşılandığı” duyurusu gelmişti. Türkiye’den ise henüz “resmi” bir açıklama yoktu. Gerçi ÖSO, yani (o pek sevdikleri ifadeyle söyleyeyim) SÖZDE Özgür Suriye Ordusu’na göre Suriye Münbiç’e girmiş, bayrak çekmiş falan değildi.

Erdoğan onlara mı inanır?

Yoksa kanka seviyesinde ikili ilişkilerine güvenip Putin’e mi?

Bilmiyorum.

Ama şurası net: ESAD KAZANDI.

Peki onca insanın öldüğü bir savaşta kazanan varsa kaybeden de var mıdır?

Daha açık sorarsak, Erdoğan kaybetmiş mi sayılır örneğin?

Yoksa iktidar sözcüleri, “biz söyledik de Trump Suriye’den çekildi” masalını anlatmaya devam mı eder.. Ve bu suretle “aslında Suriye’deki normalleşmenin mimarı biziz” demeye kalkışır mı?

•••

Sahiden.. Bir lider ne zaman “kaybetmiş” sayılır?

Hadi başlık başlık gidelim:

  • Ekonomide krizin saklanacak yeri kalmadı. 2019 için KÜÇÜLME öngörüsü genel kabul görüyor. Enflasyon deseniz, artık dünyada neredeyse hiç görülmeyen yüzde 15 seviyesine inerse (yine) “destan” yazmış sayılacaklar!
  • Perişan haldeki inşaat sektörünün kurumsal sesi Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün dün krizin seviyesini açıkladı: “Yurt dışında Türk bankalarının garantileri kabul edilmiyor.”
  • Erdoğan da farkında; Üniversitelerimiz dünyada nal topluyor. Teknolojide amatör kümedeyiz.
  • Dış politikada ve her açıdan Türkiye’ye ağır maliyeti olan Suriye savaşında geldiğimiz nokta da ortada!

    •••

    Dönelim başa: İskoç Kraliçesi Mary aslında idamdan kurtulabilirdi. Ama kraliçelik tacının “doğuştan gelen bir hak” olduğuna inanıyordu. Vazgeçmektense ölmeyi seçti.

    Keza, Marie Antoinette.. Hapse atılmadan kaçabilirdi. Denedi de.. Ama “bir kraliçe gibi kaçmaya” kalktı! Nedimeler, uşaklar, korumalar, altın yemek takımları, kürk – tuvalet – mücevher dolu bavullar.. Ve bütün bunları alacak özel yapım devasa bir araba ile.. Elbette fark edilmemesi imkansızdı. Yakalandı.. Sonucu biliyoruz.

    Birileri “vay o da darbe – idam çağrısı yapıyor” demeye kalkmasın. Anlatmaya çalıştığım şu:

    Tahttan ya da koltuktan kalkmasını da bilmek lazım.

Ayşenur Arslan'ın yazısı

Bu yazı toplam 388 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »