Halk TV Canlı Yayın
Fatih Ertürk

Fatih Ertürk

Kıbrıs’taki soydaşların anavatana katılmalarının ibret alınacak bir öyküsüdür bu. 1 Aralık 1963'te Akritas Planını uygulamaya koyan Rum tedhiş örgütü EOKA-B, Yunan askerleriyle birlikte uzun yıllar Kıbrıs Türkünü yok saymış ve sonrasında planlı bir biçimde soykırıma uğratmaya başlamıştı.

Aslında hikaye daha önce başlamıştı. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasının öncesinde ve sonrasında Yunanistan, Adanın kendisine bağlanması anlamına gelen ENOSİS’i istiyor, Türkiye ise önce “taksim”, daha sonra “federasyon” taleplerinde bulunuyordu. Bu gergin atmosferde 1963, 1964, 1967 yıllarında Yunan ve Rum birliklerinden oluşan EOKA milisleri Türk yerleşim birimlerine saldırıda bulunuyorlardı. Türkiye 1964 yazında bir hava operasyonu yapmak zorunda kalıyordu. 1967 yılında da yine Rum saldırılarının arttığı bir dönemde, Türk donanması Akdeniz’e açılıyor, ancak ABD 6. Filosu tarafından, herhangi bir çatışma yaşanmadan engelleniyordu.

Yani bu Amerika’nın bize ne ilk ne son kazığıydı.

Türkiye’de sakin geçen 1974 kış ve bahar aylarından sonra yaz aylarıyla birlikte Kıbrıs’tan rahatsız edici haberler gelmeye başlamıştı. Yunanlı Albay Nichos Sampson öncülüğünde Adaya taşınmış olan Yunan birlikleri ve EOKA milisleri Türk yerleşim birimlerine saldırılar düzenlemeye başlamışlardı. Sonrasında Temmuz ayında bir darbe ile Makarios’u devirip Kıbrıs’tan kaçırmışlardı. Şimdi hedef Kuzey Kıbrıs’taki Türklerin kasabalarına ve köylerine saldırıp buraları ele geçirmek ,yüzyılın en büyük soykırımlarından birini gerçekleştirmekti. Türkiye’nin bir çıkarma yapamayacağından emindiler, çünkü daha önceki deneyleri bu doğrultudaydı.

Bir de Kıbrıslı Rumlar ukalalalık yapıp 1964 ve 1967 yıllarında iki kez deneyip Kıbrıs’a gelemeyen Türkiye’ye nazire olsun diye ve özellikle Mücahitleri etkilemek için, mevzilere yakın yerlerde, radyolardan, 'Bekledim de gelmedin' şarkısını çalarak, Türkiye'nin müdahalesini bekleyen Kıbrıs Türkünün moralini bozmaya çalışıyordu.

Yıl 1974’tü. Kıbrıslı Türklerin uğradığı mezalim ve soykırıma dayanacak güçleri yoktu. Her yerden feryat, her yerden acı haberleri geliyordu. Kıbrıs’la Türklerin bütün heyecanı 'Türkiye gelecek mi gelemeyecek mi' şeklindeydi. 19 Temmuz gecesi herkes inanmıştı ki, sabaha yakın, güneş doğmadan bu harekat gerçekleştirilecek diye bir beklenti vardı. Türkiye’den gelen milis güçleri ve yerel mücahitler tarafından kurulan Bayrak radyosu da yayına alınmıştı. Ve bu radyonun ilk yayını Rum radyosunun “Bekledim de gelmedin, gözyaşımı silmedin” şarkısına karşı “Bu kadar yürekten çağırma beni, bir gece ansızın gelebilirim” şeklinde oldu.

Kıbrıslı Türkler yanılmadı. “Karaoğlan” lakaplı CHP Genel Başkanı Ecevit’in başbakanlığında ordu bundan 43 yıl önce 20 Temmuz 1974'te ayak bastı.

Yani; Kıbrıs’a “Bir gece ansızın gelen” BOP eş başkanı değildi.

6 yıllık işgalde 4,5 milyon kişinin evsiz kaldığı, 5 milyon yetim ve 1,2 milyon dul’un yer aldığı, 1,5 milyon Iraklının yaşamını yitirdiği, dünya yetimlerinin beşte birinin halen oralarda yaşama savaşı verdiği bulunduğu Irak’taki Amerikan askerleri için; “Kahraman genç kadın ve erkek Amerikan askerlerinin, olabilecek en az kayıpla evlerine dönmeleri için dua ediyorum" diyen biri de değildi.

Rumların Kıbrıs’ı tamamen işgal etmesinden sonra da “bir gece ansızın gelebilirim” dememişlerdi.

Onun adı “Karaoğlan”’dı…ne Richard Nixon’a “dostum” dedi, ne de “Gerald Ford”’a…

Şimdi çıkıp hepimizin gözlerinin içine bakıp; sözde Barzani’ye “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyorsun…

Sen yine de bizi bari bu sefer kandırma. Ne sen “Bir gece ansızın gelebilirsin” ne de Kürdistan radyosu “Bekledim de gelmedin, gözyaşımı silmedin” diye sana şarkı yollar.

Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti. Ahırda eşeği çaldırdıktan sonra senin ahırın kapısına kilit vurmana benziyor bu.

Şarkının doğrusunu artık kurulan yeni bağımsız Kürdistan direkt sana ve “Stratejik derinlikte siyaset” yapan arkadaşlarına söylüyor;

“Bir gece ansızın gelebiliriz”…!

Bu yazı toplam 542 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »