Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları

Bana araba kullanmayı rahmetli babam öğretti. Direksiyon tutuşundan, el frenini çekişine kadar hep onu taklit ederek sürdüm dört tekerlekliği. Tahmin ederim ki birçok insan için de durum benzerdir. Bugün hayatta olsun veya olmasın, herkesin babalar gününü yad edip bir nostalji turuna çıkalım. Ülkemiz tarihinde yer etmiş, daha çok babaların tercih ettiği otomobillerden bir seçki karşınızda. Bazı ortak özellikleri var elbette. Tüm aileyi alabilecek, bagajı geniş, az yakan, yedek parçasının ucuz ve kolay bulunabilir olmasından dolayı mümkünse yerli üretim. İşte 1990’lardan günümüze 10 baba arabası…

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 1

1- FORD TAUNUS

1939’da doğdu, son nefesini 1994’te Türkiye’de verdi. Avrupa’da Ford’un önemli orta sınıf otomobillerinden Taunus, ülkemizde 80’ler ve 90’ların başında geniş ailelerin, memurların ve taksicilerin gözde araçlarından biriydi. Adını Almanya’daki sıradağlardan alan modelin üçüncü nesli 1982’de sona erse de, Türkiye’deki özel hikâyesi devam etti. Arkadan itişli, boyuna yerleştirilmiş motorlu, sağlam süspansiyonlu ve geniş iç mekâna sahip aracın bizdeki macerası Arjantin’deki üretim hatlarının taşınmasıyla başladı. Pazar dayanıklı ve tamiri kolay otomobilleri tercih ediyordu; Taunus’un da üretim maliyeti düşük ve parçaları yerliydi. Böylece Avrupa’da bitirilmesine rağmen Türkiye’de 12 yıl daha yaklaşık 130 bin adet üretildi. 1990’da geçirdiği makyaj sonrası ön ve arka aydınlatma ve tampon değişimleriyle Avrupa’da hiç satılmayan kendine özgü bir görünüme sahip Taunus’umuz bile olmuştu.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 2

2- TOFAŞ ŞAHİN

Türkiye’de otomobil tarihi ansiklopedi olarak yazılsa en kalın cildi şüphesiz Tofaş’ın Kuş Serisi’ne ait olurdu. Şahin, Doğan ve Kartal’dan oluşan aile, 2000 öncesi Türkiye’sinin ekonomik, sosyal ve kültürel dönüşümünün de simgelerindendi. Aslında hikâye Tofaş’ın Fiat’tan lisans alarak 1976’da Murat 131’i üretmesiyle başladı. Ancak asıl damga vuran 1988’de tamamen yenilenen nesil oldu. Şasi aynıydı, fakat dış görünüş kökten değişti. Kare farlar, yeni ön panel ve farklı iç mekanıyla 1990’larda altın çağını yaşadı. Aile otomobillerinden kamu araçlarına neredeyse her sokakta onlar vardı. Yedek parçasının ucuzluğu ve tamir kolaylığı sayesinde ülkenin her köşesindeydi. Geniş bagajının avantajıyla binlercesi LPG’ye dönüştürüldü. 1990’ların sonunda dünya değişti. Yeni otomobillerde ABS, hava yastığı, klima, enjeksiyon ve önden çekiş standart hale geldi. 1,2 milyonun üzerinde üretilen serinin Türkiye’deki üretimi Haziran 2002’de sonlanırken, ikinci baharını Afrika’da yaşadı. Kuşlar Etiyopya’ya uçtu ve 2010’a kadar montajı sürdü.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 3

3- RENAULT 9 BROADWAY

Bazı otomobil modelleri teknik özelliklerinden çok toplum üzerindeki etkileriyle hatırlanır. Avrupa’da macerası çok kısa sürede biten Renault 9 Broadway de bizim için bunlardan biriydi. 1980’lerin ortasından 2000 yılına kadar milyonlarca insanın hayatına dokunan, Türkiye’ye özgü bir kimlik kazanan bir otomobil oldu. Dönemi için oldukça yenilikçi olan model, önden çekişli, enlemesine yerleştirilmiş motoru, hafif yapısı ve düşük yakıt tüketimiyle öne çıkıyordu. Türkiye’de ilk üretim 1985’te başladı ve bize özel evrimler geçirerek 2000’e kadar sürdü. Rakibi Tofaş Şahin arkadan itişliyken, Broadway kötü hava koşulları ve özellikle kırsal kesimlerin bozuk zeminlerinde daha güven verici bir sürüş sunuyordu. Kullanıcıları sessiz motorunu, rahat koltuklarını ve yumuşak sürüşünü övüyordu.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 4

4- TOYOTA COROLLA

Dünya çapında 60 milyondan fazla adetle tarihin en çok satan modeli olan Toyota Corolla, Türkiye’de de çok özel bir yere sahip. Türkiye’nin otomotiv ihracatçısı bir üretim üssüne dönüşmesinin de önemli kilometre taşlarından olan model 1980’lerde Japonya’dan ithal ediliyordu. Pazar için daha pahalı olsa da üretim kalitesi, düşük arıza oranı, ekonomik motoru ve uzun ömürlü olmasıyla ortanın üstü gelir gruplarında hızla popülerleşti. 1994, Türkiye otomotiv tarihi açısından dönüm noktalarından biri oldu ve Sakarya fabrikasında 7’nci nesil Corolla’nın üretimi başladı. E100 kodlu bu model halen ikinci el piyasasında “efsane kasa” olarak adlandırılır. Corolla’nın ünü güvenilir olmasından geliyordu. 2007-2013 arasında Türkiye’de üretimine ara verildi. Sonrasında tekrar geri gelen model, ülkemizi hibrit teknolojisiyle de tanıştırdı.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 5

5- OPEL VECTRA

Vectra’nın Türkiye’deki mirası, satış rakamlarının ötesinde. 1990’lı ve 2000’li yılların en saygın D segmenti otomobillerinden kabul edilen model, Alman mühendisliğini daha ulaşılabilir fiyatla sunması sayesinde geniş bir hayran kitlesi oluşturmuştu. Hiçbir zaman çok yüksek satış adetlerine ulaşmadı; ama prestij algısı ve ikinci el piyasasındaki itibarı sayesinde unutulmayan modellerden biri olmayı başardı. İthal edilen ilk nesil Vectra A, 1,6, 1,8 ve 2 litre hacimli farklı motor seçeneklerine sahipti. Fakat asıl efsane 1995 sonunda Avrupa’da tanıtılan ikinci nesil Vectra B idi. Yenilenen şasi, daha kaliteli iç mekân, gelişmiş güvenlik özellikleri ve modern tasarımı onu en ulaşılabilir lüks araç haline getirmişti. Yüksek hızlarda güven veriyor, uzun yolda sessizliğiyle öne çıkıyordu. 2002’de üçüncü nesli sahne aldı. SUV’lerin yükselişiyle gözden düşmeye başladı ve 2008’de macerası sona erdi.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 6

6- HONDA CIVIC

Civic'in hikâyesi, ithalatla başlayıp, 24 yıl yerli üretimle Avrupa'ya ihraç edilen bir başarı öyküsüne dönüştü. Sorunsuzluk, yüksek ikinci el değeri ve sportif karakter denildiğinde orta sınıf otomobillerde akla gelen ilk modellerden biri oldu. Rakiplerine göre, yüksek devir çevirebilen motoru, dinamik sürüşü ve üretim kalitesiyle farklılaşıyordu. 1997’de 6’ncı nesliyle yerli üretimi başladı. Aile babalarının gönlünü fethedense 2001-2006 arasında üretilen 7’nci nesli oldu. 2006’da tanıtılan 8’inci nesil Türkiye'de modelin ikonikleşmesini sağladı. Uçak kokpitini andıran dijital gösterge paneli, modern tasarımı, geniş iç mekânı ve konforlu süspansiyonu ile ilgi çekiyordu. Honda Türkiye'nin önemli hamlelerinden biri, fabrika çıkışlı LPG'li Civic’i sunmasıydı. Sistemin fabrika garantisi, düşük yakıt maliyeti ve güvenilir motoru ülke pazarında yerini güçlendirdi. Eylül 2021'de Gebze fabrikasında son yerli üretim Civic banttan indi ve Honda’nın Türkiye’deki üretimi sona erdi. Bir süre daha ithalatla yollarda boy gösteren model, nihayet bu senenin başında pazardan tamamen çekildi.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 7

7- VOLKSWAGEN PASSAT

Türkiye'de Passat, sıradan bir D sınıfı otomobil olmanın ötesine geçerek, prestij ve kalite kavramlarıyla özdeşleşti. Bir dönem Türkiye'de şirket yöneticilerinin ve kendi işini kurmuş girişimcilerin en çok arzuladığı otomobillerden biri hâline geldi. Geçmişi çok daha öncesine gitse de bizdeki Passat efsanesini yaratan nesil 1997’de tanıtılan B5 oldu. Audi A4 ile aynı platformu paylaşan model, benzinli ve dizel seçeneklere sahipti. Ulaşılabilir bir makam otomobili algısına oynayan Passat’ın 2001'de gelen makyajlı versiyonu Türkiye'de oldukça sevildi. 2005’te tanıtılan B6 nesliyse ülkemizde satış rekorları kırdı. 2018’e kadar süren bu başarının altında dizel motorun otomatik şanzımanla birleştirilmesi yatıyordu. Passat, ülkemizde halen değerini en iyi koruyan ikinci el otomobillerden biri. 2022’de Avrupa'da sedan üretiminin bitmesiyle bize de veda etti.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 8

8- HYUNDAI TUCSON

2020’lere geldiğimizde tüketici tercihleri tümden değişti. Sedanlar yerlerini yükseltilmiş SUV’lere bırakırken, düz vitesli araçlar bitmeye yüz tuttu. Dizeller gözden düşerken, elektrikli ve hibrit araçlar sıçrama yaptı. Türkiye otomobil piyasası, çevre dostu ve ekonomik araçlara olan talebin arttığı, teknolojik özelliklerin ve konforun ön plana çıktığı bir döneme geçti. O SUV’ler arasında Hyundai Tucson segmentinde öne çıkan modellerden oldu. Hyundai’nin C-SUV kategorisindeki modeli Tucson yakın zamanda yenilenirken, aracın iç mekânı baştan tasarlandı ve diğer ayrıntılarla yolcu konforunu ön plana çıkardı.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 9

9- PEUGEOT E-3008

Çağımıza gelince yükselen trend kuşkusuz dünyada olduğu gibi elektrikli araçlar. E-3008, Türkiye'de henüz çok yeni bir model olmasına rağmen, marka açısından tarihi bir dönüm noktasını da temsil ediyor. Stellantis'in tamamen elektrikli otomobiller için geliştirdiği platformunu kullanan ilk model olan E-3008, Peugeot'nun içten yanmalı motorlardan elektrikliye geçiş stratejisinin en büyük halkası. Modelin temelleri 2017’de satışa çıkan ikinci nesil 3008 ile atılmıştı. O yıllarda Türkiye SUV pazarı hızla büyüyordu ve 3008 dikkat çekici tasarımı, yüksek sürüş pozisyonu ve dijital gösterge paneliyle pazarda en çok tercih edilenler arasına girdi. 2023’te üçüncü nesil model elektrikli dönüşümünde öne çıktı ve Eylül 2024'te Türkiye'de satışa sunuldu. Elektrikli ilk otomobilini alacak ailelere, şirket kullanıcılarına ve mevcut 3008 sahiplerine hitap eden bir model olarak konumlandırıldı.

Babalar Gününüz kutlu olsun! 90’lardan günümüze babaların arabaları - Resim : 10

10- TOGG T10X

Tofaş Şahin sanayileşmeyi, Renault Broadway orta sınıfın otomobil sahibi olmasını, Toyota Corolla küresel üretim üssüne dönüşmeyi simgeliyorsa; Togg T10X de Türkiye'nin elektrikli ve yazılım odaklı otomobil üretme hedefinin sembolü oldu. 2017’de atılan ilk adımdan sonra seri üretim ancak 2022’de başladı. Model yalnızca elektrikli olmasıyla değil, sürekli internet bağlantısı, uzaktan yazılım güncellemeleri ve mobil uygulama entegrasyonu gibi özellikleriyle dijital ekosistemin bir parçası olmayı hedefledi. Togg’un etkisi yalnızca satış rakamları değil. Türkiye'de elektrikli otomobiller uzun süre daha çok Tesla, BMW ve Mercedes-Benz gibi lüks markalarla özdeşleşirken, yerli üretim olmasının avantajıyla daha geniş bir kullanıcı kitlesine hitap etti. Kendisiyle birlikte elektrikli SUV pazarını da hızla büyüttü.

Araba Baba