Atilla Köprülüoğlu

Atilla Köprülüoğlu

Ayağa kalkın; alkışlayın bu istikrar abidesini!...

"2012'den bu yana

Altınordu ile 226 lig maçına çıkan teknik direktör Hüseyin Eroğlu, Beşiktaş'ın eski teknik direktörü Gordon Milne'nin 222 maçlık rekorunu geride bıraktı."

***

Hem alaylı, hem mektepli..

Yani; amatör/profesyonel futbolu oynamış, sporun eğitiminde de terlemiş.

Dil de bilir.

Oyuncusu, yardımcıları, yöneticileri ve taraftarla -en iyi diyalogu- kurandır…

Sürekli okur, kendini yeniler.

Yıllardır başarıdan başarıya koşan takımın başındadır.

Boşuna

"Alex Ferguson" benzetmesi yapılmaz ona.

Hep tevazu içindedir.

Ailesine de çok düşkündür.

“Futbolun sadece futbol” olmadığına; “Hayatın futbola benzediğine; futbolun kişisel beceri gerektirdiğine ama aslında toplu oynanan, insanların bir takım halinde oynadıkları bir oyun olduğuna” inanır.

Yaşam gibi !..

“İstediğin kadar yetenekli ol, iyi bir takıma sahip değilsen kaybedersin” yarışmacı mottosudur…

Cesaretini de futbol alanına bir demet çiçek gibi sunar.

Futbolun; -sevgi, saygı, barış ortamında oynanması/izlenmesi/yönetilmesinden- yana olduğunu her fırsatta yineler.

Hüseyin Eroğlu…

Türk gençlerinin Avrupalı meslektaşlarıyla yarışabilecekleri ortamı hazırlamayı rotalamış, Özkaynak Proje ile kendi yıldızlarını yaratan sisteme inanmış.

10 yıl içinde ülkenin- en büyük yetiştiricisi- olmayı hedeflemiş kulübü “Türkiye’nin Altınordusu”nun son iki kupasını kaldırmış Teknik Direktörü…

Gerçek bir futbol emekçisi.

Neredeyse, bütün futbolcuların/meslektaşlarının saygı duyduğu onurlu kimlik. Aklının, vicdanın, yüreğinin sesini dinleyen futbol adamı.

Nekrasov şiirindeki gibi, asla “Bir Saatlik Şövalye” olmamıştur Hüseyin Eroğlu…

Fransızların özlü sözüdür; “Ilya fagot et fagot/Adam var, adamcık var.”

Hüseyin Eroğlu "adam" olanlardandır.

Şampiyonluklar; sahada da/saha dışında da -önce insan- olunduğunu unutmayanların hakkı olmalıdır.

Zaferler; futbolu erdemlilik kuralları içinde en iyi biçimiyle oynamaya/oynatmaya çalışanların olmalıdır.

Önce dostluklar gelsin, sonra şampiyonluklar…

***

"En iyi bildiğim şeyler ahlak ve yükümlülüklerdir, bunu da futbola borçluyum" der ya Albert Camus.

Spor kültürümüze/futbolun güzelliğine katkı koymaya devam “Namuslu Yürek” Hüseyin Eroğlu…

Devam!..

Umudun eksiksiz, kalbine değen kalpler çok olsun Hocam !..

Önceki ve Sonraki Yazılar