Ankara'da "ince" hesaplar
Uğur ERGAN
Hafta sonu ekonomi uzmanı bir dostu ziyarete gittiğimde, kendimi ilginç bir meclis içerisinde buldum.
Devlet bankalarında üst düzey görev yapmış olanlar, maliyeciler, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yakın isimler, bir de kamuoyu araştırmacısı.
Ağır katılımcıların olduğu ortamda, ekonomi ve butlan CHP’si çok konuşulmadı çünkü Mehmet Şimşek ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun anlattıkları “Masal” muamelesi görüyor.
Öz ve kısa aktararak başlayalım:
“Şimşek’in palyatif çözümleri halkın derdine derman olmaz. ABD Doları’nın üzerindeki baskının gevşetilip değer kazanmasına yol verilmesi de iyiye alamet değil.”
“Yapılan kamuoyu araştırmalarının en net gösterdiği sonuç, Kılıçdaroğlu’na öfke ve nefret, topluma iyice yerleşmiş durumda. Öfke duyulan siyasetçiler arasında ilk sırada. Butlan CHP’sinin bunu değiştirmesi neredeyse imkansız.”
Fikirlerin en çok merak edildiği ve kamuoyu araştırma şirketi sahibinin sorularla bunaltıldığı konular ise, “Yeni Parti, iktidarın Yeni Parti için ne gibi tuzaklar hazırlayabileceği ve Mansur beyin takınacağı tavır” oldu.
Söylenenleri, konuşulan senaryoları, sıkı bir süzgeçten geçirdikten sonra, şöyle aktarabilirim:
Yeni Parti’nin kurulur kurulmaz ana muhalefet partisi olması moral üstünlük açısından önemli. Özgür beyin işi hiç kolay değil ancak kendisinin bunun farkında olması bir avantaj.
İktidarın Yeni Parti’yi rahat bırakmayacağı konusunda herkes hemfikir.
İktidar mutlak butlan hamlesiyle CHP içinde çalkantalı durum yaratarak bir şekilde hedefine ulaştı. Ancak Kılıçdaroğlu tam bir hayal kırıklığı, tabanda böyle bir tepki beklenmiyordu.
Bundan dolayı Kılıçdaroğlu’nun devre dışı bırakılması şaşırtıcı olmaz.
Yerine gelecek isim olarak, aklınıza hemen Gürsel Erol veya Oğuz Kaan Salıcı gelmesin. İki ismin de çok fazla karşılığı yok.
Kılıçdaroğlu sonrası CHP içinde “İnce” hesaplar devreye sokulabilir. Bu “İnce” hesap, Özgür Özel’in toplumdaki popülaritesini aşağıya çekme ve karşısına güçlü birini çıkarma oyunu olabilir.
Bunu iki nedenden dolayı yaparlar.
Birincisi, Yeni Parti’nin yakaladığı rüzgarı durdurup Özel’e desteği bölmek ve Yeni Parti tabanının bir kesimini CHP’ye geri döndürmek.
Diyelim ki bu olmadı ve Kılıçdaroğlu’suz CHP ile Yeni Parti güçlerini Erdoğan’a karşı birleştirdi.
O zaman da ikinci oyun planı olarak, “Tüm muhafazakarlar için tehlikeli sert bir sol geliyor” anlayışı seslendirilmeye başlanır.
Tıpkı 2018’de Muharrem İnce’nin özellikle Maltepe mitinginden sonra devreye sokulan “Rövanşist geri dönüş geliyor” söylemi gibi.
Böylece AKP tabanı, AKP’den kopmuş olanlar ve diğer muhafazakar kesim konsolide edilir.
Peki buna karşı ne yapılmalı?
İktidarın muhafazakar kesime yönelik bu söylemini ortadan kaldırmada Mansur Yavaş’a önemli görev düşeceği, Özel-Yavaş birlikteliğinin bu oyunu devre dışı bırakacağı düşünülüyor.
Yapılan değerlendirmelerden çıkardığım bir diğer sonuç da, “Yeni Parti’nin savunma sanayi alanında yapılan hamlelere daha güçlü sahip çıkması gerektiği” oldu.
Kamuoyu araştırmalarında AKP’nin 30-32 bandında çıkmasının en önemli nedenlerinden birisinin savunma sanayi olduğu görülüyor. Son dönemde buna NATO Zirvesi de eklenmiş.
Cumhurbaşkanlığı ile ilgili kamuoyu araştırmalarında toplum günümüz şartlarında Ekrem İmamoğlu’nun adaylığının mümkün olmadığını satın almış durumda.
Mansur Yavaş’ın sıralamadaki yerinde ise bir değişiklik yok. Yavaş, Erdoğan’ın önünde.
Buna rağmen Yavaş’ın “temkinli dengeli” tutumunda ani bir değişiklik beklenmiyor.
“Rengini ne zaman belli eder?” sorusuna net bir yanıt verenin çıkmaması da ilginçti.
Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin karşı olmasının bir karşılığı olacağını düşünen de yok.
Nedeni belli.
Çünkü tek karar verici Erdoğan ve o ne uygun görürse gereği yapılır!