Halk TV Canlı Yayın
Tolga Şardan (Büyüteç)

Tolga Şardan (Büyüteç)

Rahip Andrew Brunson’ın geçen Ekim’de serbest kalmasının ardından kısmi düzelme sürecine giren ABD ile diplomatik ilişkiler çerçevesinde geçen hafta önemli bir gelişme yaşandı.

Uzmanlardan oluşan bir güvenlik heyeti ABD’ye gitti.

Hatırlamak gerekirse, FETÖ’nün organize ettiği başarısız darbe girişimi sonrasında başlatılan adli soruşturmalar kapsamında, darbe girişiminin bir ayağının ABD’ye uzanması neticesinde iki ülke arasında soğuk rüzgârlar esmeye başlamıştı.

Üzerine bir de Suriye’de yaşanan süreci koyarsak, ABD Türkiye’nin elini kolunu bağlayacak siyasi ve diplomatik tutum içine girmişti.

ABD tarafından yürütülmek istenilen olumsuz sürecin en önemli ayağını Rahip Andrew Brunson oluşturdu şüphesiz.

Bu dönemde, ABD yönetimi FETÖ’yle ilgili çalışmaları askıya aldı, yokuşa sürdü.

Ancak Brunson’ın geçen Ekim’de serbest kalmasıyla birlikte ABD, bu kez süreci olumluya doğru çevirdi.

İki ülke arasında güvenlik alanında görüşmeler başlatıldı.

Bilindiği gibi, yılbaşının ilk günlerinde ABD heyeti FETÖ konusu başta olmak üzere güvenlik konularında görüşmek için Ankara’ya gelmişti.

ABD’liler, ‘FETÖ terör örgütü’ demiyor

Geçen yılı sonuna doğru Ankara ile temas kuran ABD Dışişleri Bakanlığı, FETÖ soruşturmaları çerçevesinde bazı şüphelileri dinlemek istediklerini bildirdi.

Bu talebe Ankara’nın onay vermesiyle başkente gelen heyet, aralarında FETÖ’nün darbe organizasyonu içinde önemli görevi olduğu tespit edilen şüpheli Kemal Batmaz’ın da bulunduğu bazı şüphelilerle görüşüp, Türk yetkililerle bir araya gelmişti.

Yapılan görüşmelerde Türk tarafından FETÖ’nün terör örgütü olduğu yönünde gelen değerlendirmeler, ABD heyetince ısrarla ‘FETÖ’nün terör örgütü değil suç örgütü’ olarak tanımlandı.

ABD heyeti bu görüşmelerde, ülkelerinde FETÖ’yle ilgili kara para aklama ve vize dolandırıcılığı kapsamında Federal Soruşturma Bürosu’nca (FBI) soruşturma yapıldığını açıklamıştı.

Türk heyeti ABD’de

ABD heyetinin ziyaretinden 5 hafta sonra bu kez FETÖ’yle mücadele konusunda çalışan devlet görevlilerinden oluşan bir heyetin, geçen hafta ABD’ye gittiği ortaya çıktı.

İki ülke arasında başlatılan görüşmeler çerçevesinde Washington’a giden heyette, Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının yanı sıra MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nden yetkililer yer aldı.

Yapılan görüşmelerde, FETÖ’nün firari lideri Fethullah Gülen hakkında Türkiye’de yürütülen darbe girişimi soruşturmaları kapsamında iade edilmesi ve firari şüpheli Adil Öksüz’ün kayınbiraderi Abdülhadi Yıldırım ve çevresi hakkında ABD’de yürütülen kara para aklama soruşturmasının merkezinde değerlendirmeler yapıldığı belirtiliyor.

İki ülke heyetleri arasındaki görüşmelerde ayrıca, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’ın ABD’deki bağlantıları ile faaliyetlerinin yanı sıra firari emniyet mensubu Hüseyin Korkmaz’a Türkiye’den yasa dışı biçimde çıkardığı gizli bilgiler karşılığında ikamet izni verilip maaş bağlanması konusunun da gündeme getirildiği ifade ediliyor.

ABD’deki tutuklu bulunan Türk vatandaşlarının durumları ile Halkbank Genel Müdür yardımcısı Hakan Atilla’nın içinde bulunduğu süreç, Türk heyetince ABD’li muhataplarına iletilen konular oldu. ABD heyeti ise, Türkiye’de tutuklu bulunan ABD vatandaşlarının durumunu masaya getirdi.

Türkiye ile ABD arasındaki bu görüşmeler kapsamında 31 Mart’taki yerel seçimler öncesinde ABD’den bir heyetin Ankara’ya gelebileceği ifade ediliyor.

BÜYÜK OPERASYON BAŞLADI

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geride bıraktığımız hafta sonu “FETÖ’ye karşı büyük bir operasyonun yapılacağını” açıklamıştı.

O operasyon bugün (Salı) Ankara’da başlatıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada, 2010 yılında emniyet teşkilatında yapılan komiser yardımcılığı sınavında soruların FETÖ tarafında ele geçirilerek dağıtılmasına karışan 1100’den fazla şüpheli için yakalama kararı çıkartıldı.

Yazıyı yazdığım öğle saatlerine kadar 75 kentte 600’e yakın şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltı kararı verilen şüphelilerden 170’e yakını daha önce KHK’larla ihraç edilen polislerden oluşuyor.

Daha önce benzerleri yapılan bu operasyon da FETÖ’nün, emniyet içinde nasıl sistematik ve bilinçli biçimde sızdığının göstergesi.

1980’li yılların sonu ile 1990’ların başında teşkilata sızan FETÖ’cüler, günümüzde nasıl müdür olduysa, 2010’da giren komiser yardımcıları da 15 yıl içinde teşkilat içinde önemli konumlara gelebilecekti.

Bu yazı toplam 323 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

Yazarın Diğer Yazıları

Tüm Yazıları »