19 Mayıs
YÖN/FİKRET BİLÂ
Yarın 19 Mayıs…
Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kutlu olsun.
Atatürk, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıktığında hedeflerini çoktan belirmemişti.
Yola çıkmadan neler yapacağını Mazhar Müfit Kansu’ya tek tek not ettirmişti.
Kurtuluş Savaşı’yla ülkeyi kurtardıktan sonra yeni bir Türkiye kuracaktı.
Hükümet şekli Cumhuriyet olacaktı.
Bu Türkiye Cumhuriyeti laik çağdaş bir devlet olacaktı.
Ülkede milli birlik sağlanacaktı.
Tekkeler ve zaviyeler kapatılacaktı.
Fes kaldırılacak, çağdaş ülkelerde olduğu gibi şapka giyilecekti, kadın çarşaftan çıkarılacaktı.
Kadınlar erkeklerle eşit haklara sahip olacak ve kamuda veya özel sektörde çalışabilecekti.
Latin alfabesine geçilecekti.
Uygun zamanda demokrasiye geçilecekti.
Atatürk demokrasiye geçiş hariç bu amaçlarının hepsini gerçekleştirdi.
Ülkeyi demokrasiye geçirmeye ömrü yetmedi.
O amacı da İkinci Adam İsmet İnönü gerçekleştirdi.
Atatürk’ün henüz 20 yüzyılın başlarında kurduğu; kadın erkek eşitliğine, insan haklarına dayalı laik cumhuriyet dünyaya örnek olan çok büyük bir devrimdir.
Çağdaşı olarak kurulmuş birçok devlet ve rejim, 21. yüzyılı göremeden tarihe karışırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzyıla yakın süre ayakta kalmasının nedeni temellerinin sağlam olmasıdır.
Atatürk’ün attığı bu temelin dört dayanağı vardır:
Tam bağımsızlık, ulusal birlik, laiklik ve demokrasi.
Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra tam bağımsız bir devlet kurmuş ve bu devleti bütün dünyaya kabul ettirmiştir.
Bir üst kimlik olarak Türk milleti kavramıyla ulusal birliği sağlamıştır.
Saltanatı kaldırmış, laik bir devlet kurmuştur.
Medeni Kanunu çıkararak kadın-erkek eşitliğini sağlamıştır.
Bu devleti demokrasiye ulaştırmak istemiş ancak buna ömrü vefa etmemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti bugün çağdaş devletler topluluğunun bir üyesi ise bunu Atatürk’ün devrimlerine borçludur.
İslam dünyası sancılı bir süreçten geçiyor. Suudi Arabistan katı rejimini yumuşatmaya çalışıyor. Buna rağmen kadınların araba kullanma hakkını vermiş olması bile hâlâ tartışılıyor.
Komşularımız ve diğer İslam ülkeleri çıkış arıyor.
Bu ülkelerin çıkış yolu da Atatürk’ün gösterdiği yoldur.