Süleyman Soylu'nun kuzeni Mehmet Soylu'nun 'becerikli' öyküsü

Barış Terkoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kuzeni Mehmet Soylu'nun yükseliş hikayesini bugünkü köşesine taşıdı.

Yayınlanma:
Güncelleme: 05 Temmuz 2021 07:30
Süleyman Soylu'nun kuzeni Mehmet Soylu'nun 'becerikli' öyküsü

Cumhuriyet yazarı Barış Terkoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun kuzeni Mehmet Soylu'nun yükseliş hikayesini bugünkü köşesine taşıdı.

Terkoğlu'nun "Kuzen Soylu’nun ‘becerikli’ öyküsü" başlıklı bugünkü yazısı şöyle:

Kafamıza kuş pisliyor, avcumuz kaşınıyor, tam makineye atacakken cebimizden unuttuğumuz para çıkıyor, “şans” diyoruz. Oysa başarı çoğu zaman şansa bağlı olmuyor. Ter dökülen bir çalışma bize şans getirdiği gibi, bazen arkadan ittiren bir el yukarıya taşıyor.

Perşembe günü Akmerkez’in koridorlarında bir zihin turuna çıkmıştım. Sedat Peker’in iddialarının hedefindeki isimlerin iş ilişkilerini belgelere dayanarak sorgulamıştım. Cihan Ekşioğlu’nun sahibi olduğu Ekba Holding’in kurucusu, Peker’in “FETÖ’nün prensi” dediği Burak Başlılar çıkmıştı. Başlılar, bir dönem FETÖ’cü Zekeriya Öz’e verdiği paralarla gündem olmuştu. Hakkında yürütülen iki ayrı FETÖ soruşturması ise takipsizlikle sonuçlanmıştı. Öte yandan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun yönetim kurulu üyesi olduğu sağlık şirketi Invamed-RD Global’in ofisi de Akmerkez’deydi. İki şirket arasında yakın ilişki dikkat çekiyordu.

Yazımın ardından Invamed-RD Global’den resmi bir açıklama geldi. Sağlık sektörünün bu kritik şirketinin sahibinin Raşit Dinç olduğu hatırlatıldıktan sonra, Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu’nun şirkette hissesi olmadığı, Soylu’nun SGK’li bir yönetim kurulu üyesi olduğu söyleniyordu. Soylu, şirketin açıklamasına göre “sağlık sorunları”nı gerekçe göstererek 28 Mayıs’ta görevi bırakmıştı.

Kuzen Soylu'nun 'işleri'

“Ne kadar çok iş yapmış” diye düşünmeden edemedim...

Bilmeyenler olabilir, Süleyman Soylu’nun kuzeni Mehmet Soylu, Türkiye Voleybol Federasyonu’nda yöneticilik yaptı. “Yeliz” lakaplı Ahmet Hamdi Çamlı gibi, Soylu da İstanbul Büyükşehir Belediyespor Kulübü’nün yönetimindeydi. 

Süleyman Soylu’nun AKP’ye katılması sadece kendisinin değil kuzeninin de işlerini açmıştı. 2013’le birlikte atılım yapan ticaretine baktım. Soylu’nun Nezih Restoran adıyla bir restoranı vardı. AKP döneminde, İBB’nin elindeki Yıldız Parkı içindeki restoranın da işletmesini almıştı. İskender satan bir başka restoran açmış, onunla da dönercilik işine girmişti. Restoranlarının kamuyla ilişkileri bir zamanlar haberlere konu olmuştu.

Mesela 2013’te restorancılığın yanı sıra kongre ve toplantı tesisleri işletmeciliği işine girmişti. Adres olarak da yine Yıldız Parkı’nda İBB’nin mekânlarından birini göstermişti. 

Fakat en önemlisi Sağlık Federasyonu’nda da yönetim kurulu üyesiydi. Aynı anda federasyonun başkanlığını Raşit Dinç yapıyordu. Dinç ve Soylu yöneticilik deneyimlerini Invamed-RD Global’de de devam ettirmişti.

Dolandırıcılıktan ceza

RD Global’in büyümesi dikkat çekiciydi. Kamu kuruluşları RD Global’i çok seviyordu. DMO onun tedarik ettiği ürünleri satıyor, RD Global markasını nedense Anadolu Ajansı reklam-haberiyle duyuruyordu. 

RD Global’in açıklamasında, “Kurucumuz ve şirketlerimizin tek hissedarı Sayın Raşit Dinç, 2006’dan bu yana 15 yıldır tıbbi cihaz ve sağlık alanında faaliyet göstermektedir” ifadesi dikkatimi çekti. 

“Emin misiniz” diye iç geçirdim. Okuyunca şirketin sahibi Raşit Dinç’in doktor olduğunu sanabilirsiniz. Ancak öyle değil. Resmi kayıtlardaki kendi ifadesine göre, Dinç laboratuvar teknisyeni. 1987 doğumlu olan Dinç, 2008 yılının kasım ayına kadar Maya Tıp Merkezi’nde çalışıyordu. Ancak işten ayrılışı bir dolandırıcılık hikâyesine konu oldu. Davanın sanığı Soylu’nun çalışma arkadaşı Raşit Dinç’ti. 

Ankara-Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, suç tarihi 17 Kasım 2008 olan davanın konusu “kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik” idi. Şikâyetçi olan da Dinç’in patronuydu. Maya Tıp Merkezi’nin sahibi Güllü Usta, Dinç ve iki çalışanın kendisine “SGK’ye verilecek” diyerek senet imzalattığını, sonra da bu senedi kullandığını iddia ediyordu. Senet işinden sonra Dinç ortadan kaybolmuştu. 

Dinç, patronuna 50 bin lira borç verdiğini ve bunun karşılığı olarak senet aldığını söyleyerek kendisini savundu. Davada tanık olan eşi de Raşit Dinç’in sağdan soldan borçlanarak 50 bin lira toplayıp patronuna verdiğini söyledi.

Ancak mahkeme inandırıcı bulmadı. Üç çalışanın “patronumuza 50’şer bin lira borç verdik, karşılığında 160 bin liralık senet aldık” savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna karar verdi. 28 Aralık 2011’de, Dinç’e ve iki hastane çalışanına “dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik”ten ceza verdi.

Soylu'nun yönettiği şirketin 'başarısı' 

RD Global’in açıklamasındaki “sağlık tecrübesi”nde herhalde bu da vardı! Çok değil, 10 sene önce, 50 bin lira için dolandırıcılık yapmaktan, üstelik bunun için SGK evrakları kullanmaktan hüküm giyen Raşit Dinç, nasıl olmuştu da kısa sürede büyük bir ticari başarı elde etmişti? Üstelik Raşit Dinç’in en büyük işi, kendisini “dolandırıcılık” ile suçlayan devlet kurumlarıylaydı. Bu sırada adının başına “prof.” unvanı da koyan Dinç’in bu hızlı yükselişinin sırrı neydi?

Sağlık sektörünün kritik bir ismiyle konuyu konuştuğumda bana şunları söyledi:

“Bu şirket ilk kurulduğundan beri birtakım tuhaf işlerle anılsa da, asıl büyümeyi Mehmet Soylu ile ilişkisiyle yakaladı. Şirket kısa sürede milyonlarca dolarlık hale geldi. Raşit Dinç, bir mikrobiyoloji teknisyeniyken sadece birkaç yılda zırhlı Maybach ile gezen, büyük bir mal varlığına hükmeden, yurtdışında bile mal varlığı edinen bir isim haline geldi. Sürpriz değil, kendisine de resmi koruma verildi.”

Sağlık sektöründe işlerin nasıl ilerlediğini anlatan isim, Invamed-RD Global’in ürünleri için CE sertifikası alma sürecindeki sıra dışı olaylardan Sağlık Bakanlığı’nın ürün takip sistemine kaydettirmede yaşanan ayrıcalıklara, SGK’nin ödeme sistemi olan SUT’ta firmanın kısa sürede öne geçmesinden, doktorlarla kurulan kolay satış zincirine, firmaya öncelikli ödeme için devreye giren devlet yetkililerinden, Çin’den alınıp Türkiye’de paketlenen ve yüksek standartlı gösterilen ürünlere kadar sağlık düzenindeki olağanüstü sistemi anlattı. Kazanç öyleydi ki, varis tedavisinde kullanılan, şişesi yüz dolara alınan bir medikal yapıştırıcı, yaratılan mekanizmayla binlerce dolar kazandırıyordu.

Kısacası RD Global-Invamed, devlet gücünün “şefkatini” arkasına alarak, diğer firmaların önünde, kendisine kolay kazançlı bir yer açıyordu. Ürünlerinin kalitesi kimi doktorlara göre tartışmalıydı ama onay, kayıt, yüksek fiyat ve tahsilat sürecindeki hızı onu rakiplerinden avantajlı hale getiriyordu. Raşit Dinç-Mehmet Soylu ilişkisinin “başarısı” anlatılana göre buydu.

Bir zamanlar “devlet piyasadan çekilsin” diyen zenginler gitti. Yerlerine devletin gücünü kullananlar sayesinde zengin olan yeniyetmeler geldi. Neyi başardıklarını anlatırken, en az sözü edilecek olan, kuşkusuz alınlarından damlayan ter olacak.