Sulak alana 'yat' inadı sürüyor: 'ÇED Gerekli Değildir' kararı çıkartıldı

Sulak alana 'yat' inadı sürüyor: 'ÇED Gerekli Değildir' kararı çıkartıldı

İzmir'in Aliağa ilçesinde sulak alan statüsündeki Çaltılıdere kurutulup doldurularak 'ÇED Gerekli Değildir' raporuyla birlikte yat projesine çevrilmek isteniyor.

halktv.com.tr Haber Merkezi

İzmir'in Aliağa ilçesinde 10 yıl önce yapılmak istenen ancak Çaltılıdere'nin sulak alan statüsünde olması nedeniyle 2017'de oy çokluğuyla bölgenin sulak alan statüsünden çıkarılmasına değin başlanamayan 'yat projesi' sözkonusu karar gerekçe gösterilerek başladı.

Yaklaşık 91 hektar büyüklüğündeki sulak alanın korunması, kanuni bir zorunluluk olmasına rağmen 10 yıldır rant kokusuyla ağız sulandıran Çaltılıdere bölgesi önce hukuksuzca sulak alan statüsünden çıkarıldı daha sonra proje için harekete geçildi.

"Fiili duruma hukuki kılıf uydurmanın bir örneği"

TBMM Çevre Komisyonu CHP Sözcüsü ve CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, konuyla ilgili olarak "Bu proje; yarattıkları fiili duruma hukuki kılıf uydurmalarının bir örneğidir" diyerek duruma tepki gösterdi.

Önce yangından mal kaçırırcasına alınan kararlarla bölge sulak alan statüsünden çıkarıldı, daha sonra ise proje için 'ÇED Gerekli Değildir' kararı alındı. Bölgenin sulak alan olduğu hususunda hemfikir olan bilim insanlarının kanaatleri hiçe sayılırken, onlarca canlı türüne ev sahipliği yapan bölge için CHP'li Bakan, ÇED raporunun gerekli olduğunu ifade etti.

1.2 milyon metrekare alan, 150 milyon euro yatırım bedeli

Çaltılıdere Yat ve Tekne İmalat Tesisi projesini üstlenen İzmir Tekne ve Yat İmalatçıları Toplu İşyeri Kooperatifi (YATEK), resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada Hacı Ahmet Koyu'nda 200 dönümlük arazinin inşa ve çekek alanı olarak belirlendiğini ve 3.5 yıl içerisinde bitirilmesi planlanan projenin yatırım bedelinin 150 milyon euro olduğunu duyurdu. Projenin alanı iste tam 1.2 milyon metrekare. YATEK, 1 milyon 200 bin metrekarelik alana 86 adet imalathane, tekne bağlama yerleri, cami, futbol sahası ve oyun parkı inşa edileceğini duyururken; 15 bin kişinin de istihdam edileceğini iddia etti.

"Bütün yasal işlemleri, proesdörüleri bitirdik. Şu an hiçbir engelimiz yok. Dolgu projelerimiz onaylandı" şeklinde açıklama yapan YATEK, dolgu çalışmalarının da bir yıl süreceğini duyurdu.

"Sulak alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamaz"

Sulak alanların kanuni koruma altında olduğunu ve bu alanların doldurulması veya kurutulması yoluyla arazi kazanmanın mümkün olmadığını belirten CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan bu uygulamaya tepki gösterdi.

CHP'li Bakan tepkisini şöyle dile getirdi:

Sulak alanın resmi olarak tanımlandığı mevzuat kapsamında yer alan Kara Avcılığı Kanunu’nun 4. maddesinde ‘Av ve yaban hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine ve korunmasına imkân veren doğal yaşama ortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunların doğal yapıları değiştirilemez’ hükmü bulunuyor. Bu hüküm, Çevre Kanunu ile birlikte sulak alanların korunması bakımından yasal anlamda çok kuvvetli bir düzenlemeye sahip.

 

Biyolojik çeşitliliği barındıran en önemli ekosistemlerden biri olan sulak alanların korunmasının gerekli olduğu, sulak alanların koruma ve kullanım esaslarını belirleyen planlama aşamasında ilgili diğer kurumlarla birlikte çalışılması gerektiği kanunlarımızla ortaya koyulmuştur. Özellikle Çevre Kanunu’nun 9. maddesi sulak alanların sigortasıdır. İlan edilmiş Ramsar Alanları’nın gerek çevre düzeni planlarında gerek ilgili diğer fiziki planlarda korunan alan olarak gösterilmesi de kanunen zorunludur. Sulak alanların doğal yapılarının ve ekolojik dengelerinin korunması esastır. Sulak alanların doldurulması ve kurutulması yolu ile arazi kazanılamaz.