'Siyasi kararların hükmü de siyasi iktidarlar kadardır'

Gezi Davası'nda verilen hapis cezalarına karşı başlatılan Adalet Nöbeti nedeniyle Tunceli’de TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz’ın katılımı ile Dersim Emek ve Demokrasi Platformu tarafından basın açıklaması yapıldı. Koramaz, "Bu karar siyasi bir karardır arkadaşlar. Siyasi kararların hükmü de siyasi iktidarlar kadardır" dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 17 Haziran 2022 09:23
'Siyasi kararların hükmü de siyasi iktidarlar kadardır'

Gezi Davası sonrası başlatılan Adalet Nöbeti'ne destek vermek amacıyla Tunceli’de düzenlenen basın açıklamasında konuşan Dersim Emek ve Demokrasi Platformu sözcüsü Ergin Tekin, hiçbir davanın ve hiçbir kararın, Haziran direnişinin halk, demokratik kamuoyu ve yasalar nezdindeki meşruiyetini gölgeleyemeyeceğini belirtti.

Tekin, "Gezi’yi savunuyoruz, milyonları savunuyoruz, o milyonların içinde ve her tarafındayız. Arkadaşlarımızla her zaman tam bir dayanışma içinde olacağız. Doğru bildiklerimizi söylemeye, halkımızdan, ülkemizden yana kamu/toplum yararını savunma mücadelemize devam edeceğiz" dedi.

‘Hukuk garabeti ile sonuçlandı'

Gezi Direnişi ve sonrasında iktidarın başvurduğu baskı ve zulüm politikalarının yeni bir örneğine gezi davası sürecinde tanık olunduğunu söyleyen Tekin, "Milyonlarca insanın yer aldığı, yakın tarihimizin en güzel günlerinin yaşandığı 2013 Gezi direnişi-Haziran halk hareketiyle ilgili siyasi dava dün tam bir hukuk garabeti ile sonuçlandı" ifadelerini kullandı.

Alınan kararın sadece tutuklanan kişilere yönelik olmadığını söyleyen Tekin "Bu karar, 2013 Mayıs-Haziran aylarında iktidarı sarsıp korkutan milyonlara yöneliktir; milyonlarca insanın demokratik hak kullanımlarını cezalandırmaya, barışçıl ve demokratik istemleri bastırmaya ve kamu idarelerine yakışmayacak bir şekilde öç almaya, cezalandırmaya yöneliktir. İktidarın kabusu olan Gezi direnişi üzerinden toplumsal muhalefeti sindirmeye yönelik olan bu siyasi kararı kınıyoruz" dedi.

‘Bir adalet utancıdır’

TMMOB Genel Başkanı Emin Koramaz, Gezi Davası’ndan çıkan kararını "Adalet utancı" olarak niteledi. Davanın hukuk garabeti olduğunu söyleyen Koramaz "Türkiye’de yargının ne hale geldiğinin, ne denli siyasallaştığının en açık göstergesidir. TMMOB Anayasanın 135. maddesine göre kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüdür. TMMOB’un görevi bu ülkenin değerlerine, çevresel varlıklarına, tarihsel kültürel mirasına sahip çıkmaktır” diye konuştu.

‘Bizim ülkemizde hukuk AKP iktidarına kalkan olmak için var’

Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman ve Can Atalay’ın TMMOB’da aldığı görevlere dair hatırlatmalarda bulunan Koramaz sözlerine şöyle devam etti: "Bu arkadaşlar Anayasa’nın kendilerine verdiği görev çerçevesinde İstanbul’da ki imar planlarına, kent planlarına aykırı bir şekilde yapılan inşaat çalışmalarına karşı çıktıkları için, Anayasa’nın kendilerine verdikleri görevi yerlerine getirdikleri için, Anayasaya, yargı kararlarına aykırı bir şekilde başlatılan inşaat çalışmalarını yargıya taşıdıkları için cezalandırıldılar. Demokratik bir ülkede görevlerini yapanlar değil yargı kararlarını hiç sayanlar yargılanır. Demokratik bir ülkede yasaları tanımayanlar yargılanır. Ancak bizim ülkemizde hukuk AKP iktidarına kalkan olmak için var”

‘Tamamıyla politik bir dava’

Davanın tamamıyla politik bir dava olduğuna vurgu yapan Koramaz şunları söyledi:

"Bu dava sonunda verilen karar tamamen bu ülke halkını teslim almak, bu ülke halkını sindirmek, bu ülke halkına gözdağı vermek için verilmiştir. Buradan siyasi iktidara sesleniyorum, yargıyı kendi siyasal amaçlarınız için kullanmaktan vazgeçin. Bu ülkenin, hakimlerine ve savcılarına sesleniyorum; verdiğiniz kararı siyasi iktidarın yönlendirmelerine göre değil hukukun evrensel ilkelerine göre verin! Arkadaşlarımızı bir an önce serbest bırakın”

'Siyasi kararların hükmü de siyasi iktidarlar kadardır'

TMMOB Başkanı Koramaz, Gezi Davası iddianamesini FETÖ firarisi bir savcının, dava dosyasındaki delilerin ise FETÖ’den tutuklu emniyet mensupları tarafından hazırlandığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Herkes biliyor ki Gezi davası iddianamesini hala firari olan FETÖ’cü bir savcı hazırlamıştı. Yine Gezi davası dosyasındaki delilleri de şu anda ceza evinde FETÖ’den tutuklu bulunan emniyet mensupları dosyaya koymuştu. Bizim arkadaşlarımız bütün bu süreçlere rağmen defalarca yargılandı, defalarca beraat etti.

Hukukun en temel evresel değeri bir kişi bir suçtan birden fazla kez yargılanamaz. Konuşmamın bayında da belirttiğim gibi siyasi bir karar ile arkadaşlarımızı tekrar aynı suçtan yargılayarak aramızdan koparttılar. Ama bizler yılmayacağız arkadaşlarımıza sahip çıkacağız. Gezi’de verilen mahkumiyet kararından sonraki gün Mimarlar odası genel merkezi önünde bir adalet nöbeti başlattık.

Bunu Türkiye’nin dört bir yanına yaydık, birçok yerde gezi ile ilgili basın açıklamaları yaptık. Gittiğimiz her yerde yaptığımız açıklamalar sonrasında aldığımız tepkilerde bu davanın hiçbir şekilde hukuksal bir meşruiyetinin olmadığını bütün halk bize söylüyor.

Bu davadan sonra ortaya konulan ayıp derhal ortadan kaldırılmalıdır. Bu davadan medet bekleyen kesimler asla başarıya kavuşamayacaklardır. Biz diyoruz ki karanlık gidecek Gezi kalacak. Bu karar siyasi bir karardır arkadaşlar. Siyasi kararların hükmü de siyasi iktidarlar kadardır. Bu ülkeye bu cehennemi yaratan AKP iktidarının da başındaki tek adamında siyasi ömrü dolmuştur. Onlar gidecek halk kazanacaktır."