İbrahim Uslu: İktidar ve muhalefet arasındaki fark 17 puan

Son seçim anketlerinin detaylarını değerlendiren Kamuoyu Araştırmacısı İbrahim Uslu, İki ittifakın oy oranlarının başa olduğunu ancak asla Cumhur İttifakı'nın yanında yer almayacak 17 puanlık bir oy potansiyeli bulunduğunu ifade etti.

Yayınlanma:
Güncelleme: 25 Eylül 2021 11:06

Kamuoyu Araştırmacısı İbrahim Uslu, HalkTV ekranlarında yayınlanan Özlem Gürses'le Perdenin Önü Arkası programında son seçim araştırmalarını değerlendirdi.

Cumhur İttifakı'nın seçim yarışında şuan dezavantajlı durumda olduğunu ifade eden Uslu, "Bu nedenle Cumhur İttifakının yapacağı şey ittifakı büyütmek. Sayın Erdoğan aslında geçen yıldan bu yana bunu yapıyor. Geçen yıl Kasım, Aralık aylarında DSP, HÜDA-PAR, Yeniden Refah Partisi ve Saadet Partisi'yle arka arkaya bir dizi görüşme yaptı. Bu görüşmeler yeniden hızlanabilir. İktidarın kendi performansıyla artık yeni seçmen kazanamayacağı anlaşılıyor. O nedenle başka partileri de ittifaka dahil ederek büyümeyi deneyecektir" dedi.

Uslu, Özlem Gürses'in "Sizin masanızdaki anketlerde durum nasıl?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"HDP'yi dışarda bıraktığınız zaman neredeyse başa baş gözüküyor. Bazı araştırmalarda Millet İttifakı birkaç puan önde görünüyor. HDP 12 puan civarında gözüküyor. Orda aslında asla Cumhur İttifakı'nın yanında yer almayacak 17 puanlık bir oy potansiyeli var. Bu nedenle Cumhur İttifakı'nın genişlemekten başka çaresi yok"

Uslu, Gürses'in "Bu denklemde HDP kilit parti olmaktan çıkıyor o zaman" değerlendirmesine ise şu ifadelerle karşılık verdi:

"HDP'nin kilit parti olduğunu başından beri düşünmüyorum, aksini söylüyorum. Çünkü nerede kilit parti olacak? Parlamentoda mı? Cumhurbaşkanlığı seçiminde mi? Parlamentoda herkes kendi oyunu alacak milletvekilini çıkaracak. Sonra parlamentoda ittifak yaparlar yapmazlar onu bilemeyiz.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise birinci turda bitmesi gerekmiyor. Sistem bunu öngördüğü için iki turlu bir seçim yapmış. İkinci turda Anayasa gereği iki aday yarışacak ve iki adayın yarıştığı yerde de seçmenler karar verir kimin Cumhurbaşkanı olacağına. Parti genel merkezleri o aşamadan sonra karar veremezler. Seçmenlerine söz dinletemezler yani"