Bahçeli: Cumhur İttifakı'nı hedef alan alçak kampanyalara kulağımız kapalı

MHP lideri Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhur İttifakı'na ilişkin konuşan Bahçeli, "Son günlerde Cumhur İttifakı'nı hedef alan alçak kampanyalara kulağımız kapalı, gözümüz de gönlümüz de kapalıdır. Şirret niyetlerinin esiri olanlar ne derse desin, Cumhur İttifakı dünden daha güçlü bir şekilde ayaktadır" dedi.

Yayınlanma:
Güncelleme: 14 Temmuz 2021 00:01

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 

Bahçeli'nin satırbaşları ise şöyle:

12 Temmuz 2021 pazartesi günü yani dün partimizin MYK ile Merkez Disiplin Kurulu'nun ortak toplantısını gerçekleştirdi. İç ve dış gelişmeleri tüm boyutlarıyla ele aldık. MHP sahadadır, kalptedir, milli kaderin taşıyıcı siyaset omurgasıdır. Biz çıkarlarımızın değil, ülkülerimizin peşindeyiz. Biz yalanın değil hakikatin izindeyiz. Halkın yanındayız, helalin safındayız.

Bizim anlayışıma göre siyaset bir meftuniyet olmasının yanı sıra insana hizmetin, hürmet göstermenin cümlesidir. Bu cümleden mahrum olanların siyaseti kötüdür, kötürümdür, köhnedir. Siyasetin doğru olması kadar zamanlamanın da doğru olması lazımdır. MHP bugüne kadar siyasette zamanlama yanlışına düşmemiştir.

Son günlerde Cumhur İttifakı'nı hedef alan alçak kampanyalara kulağımız kapalı, gözümüz de gönlümüz de kapalıdır. Şirret niyetlerinin esiri olanlar ne derse desin, Cumhur İttifakı dünden daha güçlü bir şekilde ayaktadır. Cumhur İttifakı, Kuvayi Milliye ruhudur. 

Akıllarınca ittifakımızda çatlak arayanlar, her konuyu çarpıtanlar bundan sonra da bu yollarda nal toplamaya devam edeceklerdir. Cumhur İttifakı camdan yapılmış vitrin süsü bir vazo değildir ki çatlasın. Türk milletinin ruh kökünden doğan erdemli bir ittifakın çatlaması değil, çekemeyenleri, Türkiye'nin önünü kesmek için faal olan mihrapları çatır çatır çatlatması doğaldır, olan da budur. 

Cumhur İttifakı sipariş üzerine kurulmadı. Pazarlık usulüyle, koltuk sevdasıyla, para pul kaygısıyla vasat bulmadı. Cumhur İttifakı dini kisveye bürünen FETÖ'cülere karşı meydanlarda, caddelerde, sokaklarda, vatanın her karışında "Ya istiklal ya ölüm" inancıyla teşekkül etti. Adam gibi adam olamayanlar bu gerçekleri asla kavrayamaz. 

15 Temmuz Darbe Girişimi

15 Temmuz milli birlik ve dayanışma hissiyatıyla Türkiye'nin dibi zehirli haşeratlarla dolu karanlık bir uçurumun kıyısından çekip alındığı tarihtir. Bu nedenle 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik günüdür. Yıllarca TSK'ya yasadışı yollarla sirayet eden FETÖ'cüler en sonunda Türk milletine silah doğrultmuş, mermi ve bomba yağdırmışlardır. 15 Temmuz FETÖ kalkışmasına karışan kim varsa, kim ortak olmuşsa, ismi, unvanı ne olursa olsun Türk askeri değildir. 

Türkiye düşmanlığı konusunda eğitilmiş şakirtleri, maklube yiyerek, ışık evleri ismiyle açılan karanlık meskenlerde örgütlenerek vatana ihaneti dokumuşlardır. FETÖ'cü teröristler, Asya'nın hristiyanlaştırılmasına hizmetle görevlendirilmiş, Kürdistan'ın doğumunu hızlandırmak için tembihlenmiş yüz karalarıdır. 

Bizim bizden başka dostumuz yoktur. Bunu bilecek ve hatrımızdan çıkarmayacağız. 15 Temmuz hain teşebbüsüne batılı ülkeler kesin bir tepki koyamamışlardır. Bu darbe mekanının arkasında Türkiye'ye kin ve nefret besleyen odakların olduğu tartışma götürmeyen bir gerçektir. 15 Temmuz'un sis bulutu henüz dağılmamıştır çünkü ihanet ve işgal planlarının merkez üssü hala aktiftir. Kripto damar henüz kurumamıştır. FETÖ elebaşları ABD ve Avrupa ülkelerinde cirit atmaktadır. Pensilvanya'daki terör inleri dağıtılmadıktan, terörist başı Gülen ve çetesi Türk adaleti önünde hesap vermedikten sonra Türk milleti rahat bir nefes alamayacaktır.

İmralı canisi nasıl başına çuval geçirilip Türkiye'ye getirilmişse, Gülen de aynı şekilde derdest edilip ülkemize getirilmelidir. Başka çözüm, çare, seçenek yoktur. ABD, Fetullah Gülen'i derhal iade etmelidir. 

İP Başkanı, FETÖ'cüleri kastederek 'Bütün ağababaları uçup gitti, ne kadar gariban varsa içerde' demiştir. Gariban dediği, soruları çalan hırsızlardır, kalemini ve vicdanını satan savcı ve hakimlerdir. İçeridekiler gariban değil casusdur, haindir, katildir. CHP yönetimine göre 15 Temmuz tiyatrodur, masaldır. CHP emperyalizmin dolmuşuna binmiş, melanet yolculuğuna çoktan çıkmıştır.

Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı

Kılıçdaroğlu, yalan ve iftira kampanyasına her gün yenisini eklemektedir. Biz onu dinlerken utanıyoruz ama o konuşurken utanmıyor. Kılıçdaroğlu demiş ki "Bahçeli bütün bürokratik kadrolarını devlete yerleştiriyor" Öncelikle şunu söylemek isterim ki milliyetçi ülkücü hareketin mensupları Türkiye'nin zencileri, dışlanmış vatandaşlar değildir. Bu ülkeye hizmet eden kardeşlerimizin hakkının savunmak bizim için haysiyet nedenidir. 

Biz ölsek ne çıkar yeter ki devlet yaşasın. Cennet vatanımız sonsuza kadar var olsun dedik. Ey Kılıçdaroğlu sana sesleniyorum; iddialarınla ilgili bir bildiğin varsa açıklamıyorsan namerdin ağababasısın. En küçük bilgi ve belgen varsa açıklamıyorsan müfterinin en önde gidenisin. Biz hesabi davranmayız, biliyoruz ki kim nasıl bakıyorsa öyle görür. Biz bakınca vatan görüyoruz. Sayın Kılıçdaroğlu sen bakınca acaba ne görüyorsun? Büyük Kürdistan'ı mı? Unutma ki baktığın yer aynı zamanda bittiğin yer olacaktır.

Zülfü Livaneli'ye tepki gösterdi

CHP'li bir sanatçı ve siyasetçi 'Kimse benim ağzıma FETÖ gibi tabirleri takamaz' demiştir. Bu kişinin bir tek Kemal Kılıçdaroğlu'na laf etmediğini hepimizin yalın şekilde gördüğü bir gerçektir. Önemli olan kimin ne söylediği değil, kimler tarafından konuşturulduğudur.

Tesadüfe bakın ki aralarında Zülfü Livaneli'nin de bulunduğu büyük demokrasi konferansı toplanmıştır. Her tarafından içi boşaltılmış, bir demokrasi kuşatması altındayız. NATO'nun 2030 vizyon belgesine yapılan atıf kapsamında ittifakın siyasi boyutunun önümüzdeki süreçte güçlendirileceği kararını ifade etmiştim. Bu süreçlerin ardından yapılan açıklamaların hepsi tek merkezden kaleme alınmış gibidir ve hedef ülke Türkiye'dir. 

'Serok Ahmet' dedi

Hiç kimse niyet okuyuculuğu yapmasın. Serok Ahmet fitneyi bıraksın. Onun Serok'luğu bölücülüğün umududur. Serok Ahmet, zillet çamurunun içinde çırpınmaktadır. Erken seçim dayatması yalnızca CHP'nin yalnızca İP'in yalnızca HDP'nin talebi değildir. Aziz milletim, şu gerçeklerin özellikle anlaşılmasını rica ediyorum: Oyun içinde oyun vardır. Demokrasi paravanı altında Türkiye'nin sırtını yere getirme stratejisi kontrollü şekilde yapılmaktadır.

'Kimin cumhurbaşkanı adayı olacağı konusu da aralarında ihtilaf yaratmıştır'

Hani ittifak yoktu? Bal gibi buz gibi CHP, HDP, İP ortaktır. Kimin cumhurbaşkanı adayı olacağı konusu da aralarında ihtilaf yaratmıştır. Zillet ittifakına tavsiyem kimin aday olacağını öğrenmek istiyorlarsa ajanslarına sorsunlar, cevap alamazlarsa Biden'a sorsunlar.

Hiçbir ülke bize demokrasi dersi verecek kadar sicili temiz değildir. Bileğimizi bükemeyeceklerdir. Türk milletini yenemeyeceklerdir. Büyük Kürdistan ve Büyük İsrail hedeflerinin gerçekleşmesini ümit edenler muhakkak kaybedeceklerdir. Cumhur İttifakı geleceğe yürürken ayak bağı olanlar demokratik yolla kenara itilecektir. Bu milletin yürüyüşünü durduramazlar. Cumhur İttifakı güvencedir.

'Seçimler 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır'

Siyasette ara olmadığını sizler gayet iyi bilmektesiniz. Hepinizden beklentim seçim bölgelerinde her insanımıza ulaşmanızdır. Her eli tutunuz, her haneye giriniz. Bahane istemiyorum, yılgınlık istemiyorum. Seçimler 2023 yılının haziran ayında yapılacaktır. Yaygara koparanları muhatap dahi almayın. MHP'yi küçümseyip oy oranlarının düştüğünü söyleyenlere hanyayı da Konya'yı da gösterelim.