AKP Kulisleri Bu Sözlerle Çalkalanıyor

AKP Kulisleri Bu Sözlerle Çalkalanıyor

Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik’in açıklamaları sonrası AKP içinden yükselen ‘hain’ sesleri AKP’nin muhalif kanadında “Deja vu yaşıyoruz” diye değerlendirildi.Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile eski AKP...

Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik’in açıklamaları sonrası AKP içinden yükselen ‘hain’ sesleri AKP’nin muhalif kanadında “Deja vu yaşıyoruz” diye değerlendirildi.

Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’in açıklamaları nedeniyle partiden gelen ‘hain’ benzeri tepkiler ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘o zat’ nitelemesi, muhalif kanat tarafından “Sanki dejavu yaşıyoruz. 2001 yılında AKP’nin kuruluş sürecinde gelenekçiler, yenilikçilere aynı tepkileri vermişti. 15 yıl öncesine geri döndük’ diye değerlendiriliyor

AKP’li muhalifler kanadında, son tartışmalarla ilgili olarak şu değerlendirmeler yapılıyor:

15 yıl öncesine geri döndük: FP’nin kapatılmasından sonra partide gelenekçi-yenilikçi ayrımı yaşandığı ve AK Parti’nin kuruluş süreci döneminde yine aynı şekilde benzer tartışmalar yaşanmıştı. Gelenekçiler, Recai Kutan’ın genel başkanlığına karşı çıkan Abdullah Gül’ü destekleyenleri hainlikle suçlamış, bugün Arınç ve Çelik’e yönelik aynı tepkiler o zaman da yenilikçilere gösterilmişti. Maalesef 15 yıl öncesine geri dönüldü, bir ‘dejavu’ yaşanıyor.

Ortak akıl tek akıl oldu: AK Parti kurulurken, insanlar bu dava etrafında toplanırken yola şu ilkeyle çıkılmıştı: Ortak akıl. Gelinen noktada çıkış noktası kaybedildi, ortak akıl, ‘tek akıl’a dönüştü. Çözüm süreci, terörle mücadele, dış politikada izlenen tutum başta olmak üzere Türkiye’nin geldiği nokta, sürdürülebilir gözükmüyor. Arınç’ın açıklamaları, ‘Artık birilerinin birşey söylemeli, uyarı görevini yapmalı’ anlayışı olarak değerlendirilebilir.

Erdoğan’ın işine gelirse: Dolmabahçe mutabakatıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bilgi verilmemesi mümkün değil. Erdoğan, neden 28 Şubat’ta mutabakatın açıklanmasından bir gün sonra değil de 20 gün sonra açıklama yaptı. Neden, açıklama yapmak için 20 gün bekledi. Eğer Dolmabahçe mutabakatından sonra gelen tepkiler olumlu olsaydı Erdoğan, bunu sahiplenirdi. Toplumdaki algı olumsuz bir yöne doğru kaydığı ve tam da seçim öncesinde milliyetçi oylardaki kaçışı gördüğü için Erdoğan, böyle bir çıkış yaptı. Erdoğan, işine gelirse sahiplenir, işine gelmezse de reddeder.

Ne yapacaklar?

Son tartışmalardan sonra gözler, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Hüseyin Çelik’in de aralarında bulunduğu muhalif kanadın nasıl bir yol izleyeceğine çevrildi. Edinilen bilgiye göre, muhalifler, şimdilik partiden ayrılma ya da yeni bir oluşum içine girme eğiliminde değil. Erdoğan’ın ‘o zat’ çıkışıyla alevlenen tartışmanın bir süre daha devam edebileceğine dikkat çekilirken, parti yönetiminin tavrının bekleneceğine işaret ediliyor.

GÜRSEL TEKİN YARGIYI GÖREVE ÇAĞIRDI

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, AKP’nin kurmayları Hüseyin Çelik ile Bülent Arınç’ın açıklamalarının önemine işaret ederek TBMM’de bir komisyon kurulması gerektiğini belirtti. Araştırma önergesiyle birlikte komisyon kurulması yönünde teklif vereceklerini kaydeden Tekin, eğer bu iki öneri de hayata geçmezse CHP’nin kendi içinde bir komisyon oluşturacağını anlattı. Tekin, komisyona sunulabilecek önemli belgelerin varlığına da dikkat çekti.

Arınç ve Çelik’in açıklamaları konusunda yargının da harekete geçmesi gerektiğinin altını çizen Tekin, şöyle devam etti: “Savcıların görevi haber yapan gazetecilerle ilgili soruşturma açmak değildir. Türkiye’nin bağımsızlığını tehlikeye sokacak konularla ilgili savcılar devreye girmiyorsa, demek ki bu ülkede savcı yok demektir.” Tekin, “Danışmanlık aynı zamanda doğruları söyleme müessesidir. Yağlama müessesi değildir. Sayın Davutoğlu, her iki danışmanını da doğruları söyledikleri için istifa etmek zorunda bıraktı. Sayın Davutoğlu, bu gidişle sıra sana da gelecek” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet