Kanatçı kayyum dönemine tepkiler bu kez Meclis sıralarındaydı
Beyaz et sektörüne yönelik, "fahiş fiyat" iddiası ile sektörün devlerine kayyum atanmasına tepkiler sürüyor. İtirazlar bu kez İYİ Parti Lideri Dervişoğlu ve DEVA Lideri Babacan'dan yükseldi.
Türkiye genelinde gıda piyasasını ve üretim dengelerini sarsan beyaz et sektörü operasyonları ve sektörde kayyum dönemi hem ekonomi hem siyasette gündemin ilk sıralarındaki yerini koruyor.
DERVİŞOĞLU: BİR TAVUK MU KALDI?
Konu bugün de TBMM'deki grup toplantılarında dillendirildi. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, iktidarın para ve yargı politikalarına yönelik sert eleştirilerde bulunurken, “tavuklara operasyon” ifadesini kullanarak beyaz et endüstrisine yönelik polisiye müdahaleleri hedef aldı.
“Her kuşu avladınız, bir tavuk mu kaldı?” sözleriyle tepkisini yüksek perdeden dile getiren Dervişoğlu şunları söyledi:
Tavuklara operasyon nedir arkadaş? Kim veriyor size bu akılları, kim? Her kuşu avladınız, bi’ tavuk mu kaldı? Her kayyumu atadınız, sırada civcive denetim kayyumu atamak mı kaldı? Fiyatlara bakıyorsun, kırmızı et kıyasında hayli geride.
"TAVUKLARI FETÖCÜLÜKLE Mİ SUÇLAYACAKSINIZ?"
Maliyetlere ve satış fiyatına bakıyorsun, zarar edenler bile var. Kendi savurganlığınızı, kendi saltanatınızı gizlemek için illa milletin önüne birilerini atacaksınız. Ne yapacaksınız şimdi?
Milletin önüne tavukları, civcivleri mi atacaksınız? Horozları fetöcülükle, ajanlıkla, kümeslerinden çıkmadıkları halde dış mihrakların maşası olmakla mı suçlayacaksınız? Denetim kayyumu imiş! Yahu, bu memleketin bakanlıkları var, Rekabet Kurumu var. Maliyesi var, müfettişleri var. Yetmiyor mu bütün bunlar da, savcılar eliyle milletin işletmesine, çiftliğine operasyon yapıyorsun, tavuğa kayyum atıyorsun?
"BU ÜLKEYE KİM GELİP YATIRIM YAPAR?"
Yurtdışından fellik fellik kredi arıyorsunuz. Swap anlaşması yapmak için, New York, Londra, Körfez kapılarını aşındırıyorsunuz, yatırımcı gelsin diye 40 takla atıyorsunuz. Sonra, Türkiye’nin milyarlarca dolar hacmi olan sektörlerine yapmadığınızı bırakmıyorsunuz.
Yahu, siz ne istiyorsunuz arkadaş? Daha önce ben ve arkadaşlarım defalarca dile getirdik. Çinli otomobil üreticisi BYD rezaletini, gizlenirken anlattık. Elektrikli araç fabrikası kuracaklar dediniz, gümrük muafiyeti getirdiniz. Bu vergi istisnasının milletin hazinesine faturası 40 milyar TL’yi buldu, olan da TOGG’a oldu.
Bugün kabul etmek zorunda kaldınız ki, ortada fabrika yatırımı filan yok. Daha önce de Volkswagen gelecekti, gelmekten vazgeçti. Sorarım size, mülkiyet hakkının olmadığı bir ülkeye kim gelir? Mala çökmenin, iktidar politikasına dönüştüğü ülkeye kim gelir? 1200’den fazla şirketin, TMSF’ye devredildiği bir ülkeye kim gelir? Banka hesaplarına, tapulara el konulan bir ülkeye kim gelir?"
BABACAN: POLİS TEDBİRİYLE ENFLASYON DÜŞMEZ
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da partisinin haftalık grup toplantısında konuyu doğrudan gündemine aldı. Beyaz et sektörüne yönelik gerçekleştirilen operasyona ve kayyum hamlelerine ilişkin konuşan Babacan, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'de kırmızı et fiyatları çok yüksek. Dünyanın en pahalı etini tüketen ülkelerden birisi haline geldi ve dışarıya gittikçe bağımlı, ithalata bağımlı bir et sektörümüz, canlı hayvan sektörümüz var. Burada kaybeden yerli üretici, kaybeden milyonlarca vatandaşımız ama kazanan dışarıdan et ithal eden bir avuç ithalatçı. Bunların hepsi iktidara yakın insanlar. Et ithalatı konusunda her ülke ile ilgili tekel ilişkileri oluşturulmuş. Ancak gelelim beyaz et sektörüne, tavukçuluk sektöründe ise bunun tam tersine durum. Kırmızı ete artık ulaşamayan vatandaşlarımız, kırmızı et yerine tavuk etiyle, beyaz etiyle ancak ailesine protein sağlayabiliyor. Arada büyük fiyat farkları var. Uzun süre desteklenen tavukçuluk ve beyaz et sektörü Türkiye'de gerçekten büyüdü. Ölçek büyüdü ve iç piyasaya yettiği gibi dışarıya da ihracat yapan bir sektör haline geldi. Ne yaptılar bunlar? Sektörün içinden aldığımız bilgilere göre 'Ramazan başında arkadaş enflasyon yüksek. Bu Ramazan zam yapmayın' dediler. Beyaz et sektörüne döndüler, enflasyonu düşürebilmek için talimatla zam yaptırmamaya çalıştılar. Arkasından ne yaptılar? 'Vay siz misiniz? Bizi dinlemeyen, biz sizin ihracatınızı bir yasaklayalım da görün gününüzü' dediler. Bu çekişme, çekişme, çekişme derken iş geldi, bu yargı operasyonuna...
"BU İŞİN GÖREVİ TİCARET BAKANLIĞI VE REKABET KURUMU'NDADIR. "
Sonuçta Türkiye'de hiç yaşamadığımız bir olaydır. Birden bire bir sektörün bütün yöneticilerine, sahiplerine gözaltı uygulaması ve kayyım uygulaması. Enflasyonun düşürmenin yolu bu olamaz. Türkiye'de Ticaret Bakanlığı denen bir bakanlık var. Rekabet Kurumu var. Bu işin görevi sorumluluğu Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu'ndadır. Eğer varsa iddialar, eğer varsa anlaşarak fiyatı yüksek tutmalar bunun özel mevzuatı vardır. Siz tutup da bir piyasayla alakalı herhangi bir fiyat sorununu eğer organize suç, örgütlü suç kapsamını alıp da o sektördeki yıllarca yatırım yapan, risk alan insanları bir anda gözaltına alırsanız, bir anda tutuklarsanız işte o zaman güveni sarsarsınız. Bu şekilde Türkiye'de artık insanlar yatırım yapmaz. Halbuki enflasyonun düşürmenin en önemli yolu yatırımların çoğalmasıdır. Üretimin bollaşmasıdır. Ne kadar bol yatırım varsa, ne kadar bol üretim varsa enflasyon ancak o zaman düşer.
"YARIN BUNLAR TEKER TEKER TESİS KAPATIR"
Böyle polis tedbirleriyle, gözaltı uygulamalarıyla, kayyımlarla enflasyonu düşüremezsiniz. Yarın bunlar üretimden vazgeçer. Yarın bunlar teker teker, yavaş yavaş tesis kapatır. Üretim azalır. İşte görürsünüz o zaman arkadan büyük bir enflasyon dalgası gelir, vurur. Ben açık söylüyorum. Bu ülkede enflasyonun suçlusu da sorumlusu da iktidarın kendisidir. Başka hiçbir yerde aramayın. Merkez Bankası'nın arka kapısından 130 milyar doları gizli saklı kim sattı? Bunları unutmayalım. Kendi patlattıkları enflasyonla şimdi sözüm ona mücadele etmeye çalışıyorlar. Dışarıdan gelip de başkaları Türkiye'de enflasyonu oluşturmadı."
SEKTÖRÜN YÜZDE 80'İNE KAYYUM KISKACI
Bakan Gürlek yaptığı yazılı açıklamada; serbest piyasa mekanizmalarını bozarak haksız fiyat artışları yoluyla tüketicileri mağdur ettiği, serbest rekabet koşullarını ihlal ederek fiyatlama politikalarını tüketici aleyhine yönlendirdiği iddia edilen 32 şüpheli şahıs hakkında savcılık tarafından gözaltı talimatı verildiğini ve sektör bileşeni olan 13 şirkete denetim kayyumu atandığını duyurdu. Düzenlenen bu geniş kapsamlı operasyonun hemen ertesi gününde ise, beyaz et satış kanallarında fırsatçılık yapıldığı iddiasıyla bazı zincir market işletmelerine 10 milyon liranın üzerinde idari para cezası kesildi. Bu idari ve hukuki operasyon ülke gündeminin ilk sırasına yerleşirken, yürütülen sürecin arka planında enflasyonu zorla dizginleme hesaplarının olduğu gerçeği siyasi aktörler tarafından yüksek sesle dillendirilmeye başlandı.
Şafak baskınlarıyla düzenlenen ve piyasa dengelerini altüst eden ceza operasyonunda hedef seçilen şirketlerin ticari hacimlerine bakıldığında, tamamının sektörün dev oyuncuları olduğu açıkça görülüyor. İdari tedbir kararı uygulanan ve üzerlerine denetim kayyumu görevlendirilen 13 şirket, Türkiye'nin toplam tavuk eti üretim hacminin tam yüzde 80'lik devasa kısmını tek başına elinde bulunduruyor.
Hukuki ablukaya alınan firmalardan 7 tanesi, İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından her yıl düzenli olarak kamuoyuna ilan edilen “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesinin üst sıralarında yer alıyor.
Operasyon kapsamında Genel Müdürü (CEO) gözaltına alınan Banvit firmasının uluslararası hisse senedi yapısı da piyasada dikkat çeken unsurların başında geliyor. Şirketin yüzde 55,02'lik çoğunluk hissesi dünya tavuk eti üretiminde ilk 3 küresel oyuncudan biri olan Brezilya merkezli BRF şirketine, yüzde 36,68'i Katar devletinin resmi fonu olan Qatar Holding LLC ortaklığına aitken, geriye kalan yüzde 8,30'luk küçük payı ise borsada halka açık şekilde işlem görüyor.
Cuma günü 12 farklı kentte yürütülen eş zamanlı operasyonlarla gözaltına alınan ve aralarında dev şirketlerin en üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu 29 şüpheli şahıs, emniyetteki ifade ve sorgu işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildikleri nöbetçi mahkeme tarafından “yurt dışı çıkış yasağı” ve adli kontrol yasal şartıyla serbest bırakıldı.
YÖNETİCİLERİ GÖZALTINA ALINAN 13 ŞİRKET
Mali ve hukuki dalgaya dahil edilerek üzerlerine idari kararla denetim kayyumu atanan 13 büyük şirket şunlar oldu:
Şenpiliç
Banvit
Erpiliç
Lezita
Keskinoğlu
Hastavuk
Bakpiliç
Bupiliç
Akpiliç
Aspiliç
Gedik Tavukçuluk
Orvital
AY-Pİ
Tanrıkulu kayyum uygulamasının perde arkasını anlattı: Bunun temeli 2024'te atıldı
Son Dakika | Beyaz et sektöründe kayyum sonrası marketlere fiyat cezası: 10 milyon lira kesildi