Kota kuyumcuları vurdu! Türkiye'de altın bin 500 dolar daha ucuz!
2023 yılında hayata geçirilen altın ithalatı kotası mücevher sektöründe yıkımı derinleştirirken; ilk 7 ayda ithalatı yüzde 33,2'ye temmuz ayında ise 37,7'ye geriledi. Kuyumculuk sektörü ise durumdan rahatsız.
Türkiye'nin cari açığına etkileri gerekçe gösterilerek 2023 yılının ağustos ayında altın ithalatına getirilen kotaların sektöre yansıyan olumsuz faturası her geçen gün ağırlaşıyor.
Geride kalan üç yıllık süreçte dış satımda yaşanan kayıplar tırmanırken, kapanan işletmeler ve istihdamdan kopan çalışanlar tablonun vahametini gözler önüne seriyor. Yüksek faiz getirisi ve nakit ihtiyacı nedeniyle iç talepte görülen zayıflama, uluslararası piyasa ile iç piyasa arasındaki fiyat farkını sıfırlayarak hatta bazı dönemlerde negatife çevirirken, hem iç piyasadaki daralmayı hem de dış satımdaki gerilmeyi hızlandırdı.
İTHALAT YÜZDE 37,7 ORANINDA GERİLEDİ

Borsa İstanbul Kıymetli Madenler Piyasası verilerine göre, Türkiye’nin altın ithalatı temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 37,7 azalış kaydederek 4 ton 455 kilograma düştü. Yılın ilk 7 aylık dönemindeki toplam ithalat ise geçen yılın aynı zaman dilimine göre yüzde 33,2 oranında düşüşle 72 ton 94 kilogramdan 48 ton 137 kilograma geriledi. İthalattaki bu gerilemenin arkasında 2023 yılında yürürlüğe sokulan işlenmemiş altın ithalat kotası ile hariçte işlem rejimine yönelik getirilen kısıtlamalar yer alırken, yüksek altın fiyatları ve nakit sıkışıklığının fiziki talebi ve dolayısıyla ithalatı baskıladığı görüldü. Ocak-temmuz döneminde altın, gümüş ve mücevherat ithalatının 2,1 milyar dolar azalması, uygulamanın sektörde yarattığı tahribatın boyutunu net bir şekilde ortaya koydu.
İHRACAT TONAJ BAZINDA BÜYÜK KAYIP YAŞADI
Ekonomim'den Yener Karadeniz'in haberine göre kota uygulamasının yarattığı yıkım dış satım verilerine de doğrudan yansıdı. Mücevher İhracatçıları Birliği'nin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine dayandırdığı rapora göre, sektör ihracatı temmuz ayında 802,3 milyon dolarla haziran ayına kıyasla yüzde 79 artarken, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 yükseldi. Ancak yılın ilk 7 aylık dönemindeki ihracat 3,70 milyar dolarda kalarak geçen yılın 5,07 milyar dolarlık seviyesine kıyasla yüzde 27 oranında geriledi.
İhracatın miktar bazındaki değişimi ise kotanın yarattığı ağır darbeyi gözler önüne serdi. 2021 yılında yıllık bazda 181,3 ton olan ihracat miktarı kota uygulamasıyla birlikte sert düşüşler yaşayarak 2023'te 170,8 ton, 2024'te 158,4 ton ve bu yıl ise 125 tona geriledi. Mevcut dönemde ihracat miktarı geçen yıla oranla yüzde 67 düşüş kaydetti.
SON 3 YILDIR CİDDİ KAYIP YAŞIYORLAR

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan, altın ithalatına getirilen kotanın sektörde son üç yıldır çok ciddi kayıplara yol açtığını belirterek, ihracatın değer bazında yatay görünmesine karşın altın fiyatlarındaki artış dikkate alındığında tonaj bazında yüzde 67’ye varan düşüşler yaşandığını ifade etti. Özcan, kota uygulaması nedeniyle üretim ve istihdamın ağır bir darbe aldığını kaydetti. Türkiye’nin mücevher ithalatının 2024 yılında yaklaşık 6 milyar dolara yükselmesinin en temel nedenlerinden birinin hariçte işleme rejimi olduğunu aktaran Özcan, bu kapsamda ithal edilen ürünlerin Türkiye’de işlenerek yeniden ihraç edildiğini, ancak hariçte işleme izinlerinin kaldırılmasıyla ithalatın sert bir biçimde düştüğünü ve bunun ihracat tarafını da olumsuz etkilediğini vurguladı.
Son dönemdeki ihracat rakamlarında görülen artışın doğrudan mücevher sektöründeki bir toparlanma olarak okunmaması gerektiğine dikkat çeken Özcan, ağustos ayının son 11 gününde ihracatta inanılmaz bir hareketlilik görüldüğünü, ancak bu artışın ana kaleminin mücevher değil külçe altın ve külçe gümüş olduğunu belirtti.
TÜRKİYE'DE DÜNYADAN UCUZ
İç pazardaki talep zayıflığı nedeniyle altın ve gümüşün uluslararası fiyatlara kıyasla daha ucuz seviyelerden işlem gördüğünü dile getiren Özcan, oluşan bu fiyat farkının külçe metal ihracatını cazip hale getirdiğini belirterek, "Şu anda uluslararası fiyattan 1.000-1.500 dolar daha uyguna Türkiye’de altın var. Ondan dolayı ihracat patlamış durumda. Külçe altın ihracatı yapılıyor. Mücevher ihracatı ise yine ekside" dedi.
KUYUMCUKENT "HAYALET ŞEHİR"E DÖNDÜ
Kota uygulamasının sektörde fabrika kapanmalarını ve istihdam kayıplarını tetiklediğini belirten Mustafa Özcan, özellikle Kuyumcukent ve Yenibosna bölgesindeki büyük ölçekli firmaların personel sayılarında yüzde 40 ila yüzde 50 oranında azaltmaya gittiğini bildirdi. Sektördeki tabloyu "Kuyumcukent’e gittiğiniz zaman hayalet şehir gibi" sözleriyle özetleyen Özcan, yakın zamanda ziyaret ettiği bir imalathanede 25 kişinin kadroda yer almasına rağmen üretim tezgahlarında yalnızca üç kişinin çalıştığını, kalan çalışanların işlerin azalması sebebiyle boşta beklediğini aktardı. Firmaların çalışanlarını tamamen işten çıkarmak yerine istihdamı korumaya çalıştığını, bunun temel sebebinin ise sektör yeniden canlandığında nitelikli ve yetişmiş personel bulmanın zorluğu olduğunu kaydetti.
İstanbul Mücevherciler Kuyumcular ve Sarraflar Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Yıldırımtürk ise Kapalıçarşı'da talebin yeniden hareketlendiğini, geçen hafta eksiye dönen uluslararası piyasa ile iç piyasa arasındaki altın fiyat farkının ise eşitlendiğini belirtti. İçerideki likidite sıkışıklığının alımları zayıflattığını ifade eden Yıldırımtürk, önümüzdeki süreçte ekonomik program kapsamında atılacak adımlarla talebin artması durumunda fiyatların yeniden uluslararası piyasanın üzerine çıkabileceğini kaydetti. Altın ithalatının temmuzda 4,5 tona gerilediğini, ihracattaki artışın geçici olduğunu söyleyen Yıldırımtürk, "Kota devam ederse ithalat biraz artabilir, ihracat da azalabilir. Muhakkak bu kotanın kaldırılması gerekir" çağrısında bulundu.
Öte yandan, son dönemde külçe altın ihracatında gözlenen artışın kalıcı olmayabileceğini yineleyen Mustafa Özcan, bu durumun Türkiye ile uluslararası piyasalar arasındaki fiyat makasına bağlı olduğunu ifade etti. İç piyasada talebin canlanması ve uluslararası altın fiyatlarının yükselmesiyle birlikte Türkiye'deki fiyatların dünya fiyatlarına yaklaşacağını belirten Özcan, bunun da külçe metal ihracatındaki artış hızını keseceğini kaydetti ve "Uluslararası piyasalarda fiyatlar biraz yukarı doğru gitmeye başladı. Bu biraz eşitleyecektir fiyatları, talebi artıracaktır iç piyasada. O da ihracatı düşürecektir, ihracatın artış hızını azaltacaktır" değerlendirmesini yaptı.
GÜMRÜKLERDE MİLYONLARCA LİRALIK KAÇAK ALTIN YAKALANDI

Altın piyasasında dikkat çeken bir diğer başlık ise gümrüklerdeki değerli maden operasyonları oldu. Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, ilk 7 aylık dönemde değerli maden grubunda toplam 11 milyar 166 milyon TL tutarında kaçak yakalama gerçekleştirildi.
Söz konusu yakalamaların 6 milyar 11 milyon TL'lik kısmı nisan ayında, 1 milyar 931 milyon TL'lik kısmı ise temmuz ayında kayda geçti. Ocak ayında 1 milyar 30 milyon TL olan değerli maden yakalamaları şubatta 489 milyon TL'ye, martta 364 milyon TL'ye gerilerken, nisan ayında yılın zirvesine ulaştı. Mayısta 977 milyon TL'ye ve haziranda 365 milyon TL'ye düşen tutar, temmuz ayında yeniden tırmanışa geçerek 1 milyar 931 milyon TL oldu. Böylece nisan ve temmuz aylarındaki yüksek tutarlı operasyonlar, ilk 7 aydaki toplam değerli maden yakalamalarının yaklaşık yüzde 71'ini oluşturdu.