Bataklıkların Katedrali: Saray kadar güzel bu binada çok pis işler dönüyor!
Londra'nın Thames Nehri kıyısında yer alan Crossness Pompa İstasyonu, kanalizasyon altyapısı olmasına rağmen Bizans kiliselerini andıran mimarisiyle öne çıkıyor.
Crossness Pompa İstasyonu, Thames Nehri kıyısında Greenwich'in yaklaşık 9 kilometre doğusunda iki katlı tuğla bir bina olarak yükseliyor.
Bitişiğindeki Erith Bataklıkları nedeniyle binaya "Bataklıkların Katedrali" lakabı takıldı.
Yapı, dünyada türünün ilk örneği olma özelliğini taşıyor.
Tesisi Metropolitan Bayındırlık Kurulu'nun başmühendisi Sir Joseph Bazalgette tasarladı.
Pompa istasyonu, 19'uncu yüzyıl Londra'sının arıtılmamış atıkların Thames'e boşaltılmasından kaynaklanan kötü koku sorununa çözüm olarak inşa edildi.
O dönemde Thames Nehri balık ve canlı barındırmayan açık bir lağıma dönüşmüş, kentin içme suyunu kirleten atıklar kolera salgınlarına yol açmıştı.
Bazalgette'in planı, atıkları yer çekimi ve buharlı pompalarla şehirden olabildiğince uzağa taşıyıp güneydoğuda Thames'e bırakmaktı.
Mühendis bu amaçla nehre paralel uzanan toplam 130 kilometrelik bir ana kanalizasyon ağı kurdu.
Bu hatlar, kentteki 720 kilometrelik mevcut kanalizasyondan ve onlara bağlı 20 bin kilometrelik yerel hatlardan gelen günlük yarım milyon galonluk atığı topluyordu.
İnşaat sırasında 2,6 milyon metreküp toprak çıkarıldı, 318 milyon tuğla ile 670 bin metreküp beton ve harç kullanıldı.
Atıkların büyük bölümü yer çekimiyle aktığı için Chelsea, Deptford, Abbey Mills ve Crossness gibi noktalara suyu yükselten pompa istasyonları yerleştirildi.
Bu istasyonlar içinde Abbey Mills ve Crossness, Bizans kiliselerini andıran süslü kubbeleriyle mimari açıdan en gösterişli olanlarıydı.
Binanın içinde kraliyet ailesi üyelerinin adını taşıyan dört dev buharlı pompa motoru bulunuyor. Bu motorlar Kraliçe Victoria, Prens Albert, Albert Edward ve Danimarkalı Alexandra adlarıyla anılıyor.
Her motor tek hareketle 6 ton atığı 9 ila 12 metre yüksekliğe çıkararak gelgit sırasında nehre boşaltılan bir rezervuara aktarıyordu.
Tesis 1950'lerde devre dışı bırakılsa da motorları sökmenin maliyeti çok yüksek olduğu için yerlerinde bırakıldı ve 2015'te restore edilerek turist çekim merkezine dönüştürüldü.