CHP'den İrfan Fidan tepkisi: Türkiye’nin en üst yargı organına kayyım atanmasıdır

CHP'den İrfan Fidan tepkisi: Türkiye’nin en üst yargı organına kayyım atanmasıdır

CHP Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, Anayasa Mahkemesi üyeliğine İrfan Fidan’ın atanmasına tepki gösterdi ve "Türkiye’nin en üst yargı organına, iktidar tarafından kayyım atanması" dedi.

CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak haftalık değerlendirme raporunda dünya ve Türkiye’de yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Anayasa Mahkemesi üyeliğine İrfan Fidan'ın atanmasına tepki gösteren Toprak atamayı kayyum olarak değerlendirdi ve "Böylesine siyasallaşmış, uzun süredir siyaset gündemine oturmuş bir ismin yüksek yargıç olarak görevlendirilmesi, bağımsız ve tarafsızlığa gölge düşürdüğü gibi, kararları zihinlerde ve vicdanlarda kabul görmeyecek, siyaseten sorgulanacaktır. Bu atamayla iktidar, 'reform vaatlerine' son noktayı koymuştur!" diye konuştu. 

Toprak'ın değerlendirmeleri şöyle:

Dünyada gelişmeler

Suriye’de 2021 seçim yılı. Cumhurbaşkanı ve Parlamento seçimleri yapılacak. Devlet Başkanı Esad adaylığı konusunda şu ana kadar bir adım atmadı. Rusya arabuluculuğuyla Suriye ve İsrail heyetleri, Hmeymim üssünde bir araya gelerek anlaşma görüşmeleri başlattı. Masadaki en büyük pazarlık konusu; Şam yönetiminin ülkedeki Hizbullah ve İran güçlerini çıkartması, İsrail ile diğer Arap ülkeleri gibi ilişkileri normalleştirmesi.

Rusya, 2015’ten bu yana mali ve askeri olarak büyük fatura üslendiği Suriye’yi yeniden uluslararası kamuoyu önünde kabul gören bir konuma getirerek, yükünü azaltmak ve Suriye’de tek etkili güç olmak istiyor. Bunun için İsrail, İsrail üzerinden ABD’yi ve zengin Körfez ülkelerini devreye sokarak, ABD’nin hedefindeki İran’ın etkinliğini azaltma konusunda alan açarak, İsrail ve ABD ile yakınlaşmayı planlıyor!

Bir süredir Türkiye’nin masa dışında kaldığı Mısır’ın giderek ağırlığını koyduğu Libya’da siyasi çözüm konusunda önemli ve sıcak gelişmeler yaşanıyor. Çözüm müzakerelerinin yeni süreci Mısır’ın koordinasyonunda geçen hafta gerçekleştirildi. Libya’da 24 Aralık 2021’de yapılacak seçimler öncesinde Yeni Libya Anayasası için Anayasa Referandumu yapılması konusunda mutabakata varıldı.

Dışişleri Bakanı’nın Brüksel temaslarında, AB kurmayları ‘Artık hukuk, demokrasi, insan hakları alanında somut adımlar ve uygulamalar görmek istiyoruz’ dedi. Vize Serbestisi ve Gümrük Birliği Anlaşması’nın (GBA) revizyonu için ortaya konulan kriterler 5 yıldır karşılanmadı, bu yönde bir niyet de yok. Muhtemelen AP’nin Mart oturumunda Türkiye için tam üyelik yerine ‘Özel İlişki’ statüsüne geçilmesi kabul edilecektir.

ABD’nin yeni başkanı Joe Biden’ın yemin töreninin ertesi günü Irak’ın başkentinde Bağdat’ta 21 Ocak’ta gerçekleşen intihar saldırılarını IŞİD’in üstlenmesi dikkat çekicidir! MSB Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanının Bağdat ve Erbil ziyaretlerinde terörle mücadele konusunda işbirliği ele alınırken, uzun süredir varlığı unutulan şeriatçı-katliamcı terör örgütü IŞİD’in yeniden ortaya çıkması tehlikeli sürecin başlangıcına işaret etmektedir!

Kuraklık tehdidi

Toplumsal yaşamın yanı sıra ülke ekonomisini de ağır tehdit altında bırakan susuzluk ve kuraklık tehdidi, iktidarın 19 yıldır uyguladığı, rant, betonlaşma, doğa ve ormanların tahribi, iktidar müteahhitlerine dağıtılan HES lisanslarıyla doğal yaşamın yok edilmesi politikalarının sonucudur. ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi tarafından yayınlanan uydu haritalarıyla Türkiye’nin doğasının nasıl ‘kurutulduğunun’ dehşet boyutları sergilendi!

2021 Yılı Yatırım Programı

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan 2021 Yılı Yatırım Programı yayınlanarak yürürlüğe girdi. 2020’de kamu bankalarının dağıttığı sübvansiyonlu düşük faizli kredilerle bile artmayan, ekside kalan özel sektör yatırımlarının bu yıl çoğu batığa dönüşen, geri ödenemeyen kredilerin yanı sıra yüzde 25’e dayanan mevcut kredi faizleriyle patlama yapmasını öngören bu programa kimseyi inandıramazlar!

Süleyman Soylu

İçişleri Bakanı sosyal medya üzerinden yapılan bir hakaret nedeniyle gözaltına alınan şahsın serbest bırakılmasına tepki göstererek ‘bakan olduğu, millet ve devlet için çalıştığı halde hakaret edenin serbest bırakılmasına’ isyanını dile getiriyor. Bu tavrıyla aslında yargı üzerindeki ‘siyasi vesayeti’ teyit ederek, kendisiyle ilgili bir olayda yargıdan ‘imtiyaz’ bekliyor. Bu zihniyet bile bu iktidarın neden hukuk ve yargı reformu yapamayacağının en somut tablosudur.